Kasas Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | But when |
| 2 | أتاها | ا ت يETY | etāhā | oraya gelince | he came (to) it, |
| 3 | نودي | ن د وND̃V | nūdiye | şöyle seslenildi | he was called |
| 4 | من | — | min | -ndan | from |
| 5 | شاطئ | ش ط اŞŦE | şāTii | kıyısı- | (the) side |
| 6 | الواد | و د يVD̃Y | l-vādi | vadinin | (of) the valley - |
| 7 | الأيمن | ي م نYMN | l-eymeni | sağdaki | the right |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | البقعة | ب ق عBGA | l-buḳ'ǎti | yerdeki | the place even, |
| 10 | المباركة | ب ر كBRK | l-mubāraketi | mübarek | blessed, |
| 11 | من | — | mine | -tan | from |
| 12 | الشجرة | ش ج رŞCR | ş-şecerati | ağaç- | the tree |
| 13 | أن | — | en | diye | that, |
| 14 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O! " |
| 15 | موسى | م و س MVS | mūsā | Musa | Musa |
| 16 | إني | — | innī | muhakkak ben | Indeed, |
| 17 | أنا | — | enā | benim | I Am |
| 18 | الله | — | llahu | Allah | Allah, |
| 19 | رب | ر ب بRBB | rabbu | Rabbi | (the) Lord |
| 20 | العالمين | ع ل مALM | l-ǎālemīne | alemlerin | (of) the worlds. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما اتىها نودى من شطئ الواد الايمن فى البقعة المبركة من الشجرة ان يموسى انى انا الله رب العلمين
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا أَتَاهَا نُودِيَ مِن شَاطِئِ الْوَادِ الْأَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ أَن يَا مُوسَى إِنِّي أَنَا اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
Transliterasyon
Fe lemmâ etâhâ nûdiye min şâtııl vâdil eymeni fîl buk’atil mubâreketi mineş şecerati en yâ mûsâ innî enallâhu rabbul âlemîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> at<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> noodiyamin sh<span class="u">at</span>i-i alw<span class="u">a</span>di al-aymani fee albuqAAati almub<span class="u">a</span>rakatimina a<span class="b">l</span>shshajarati an y<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span> innee an<span class="u">a</span>All<span class="u">a</span>hu rabbu alAA<span class="u">a</span>lameen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Oraya gelince kutlu yerde bulunan vâdînin sağ tarafındaki ağaçtan kendisine nidâ edildi: Ey Mûsâ, şüphe yok ki ben, âlemlerin Rabbi Allah'ım.
Ali Bulaç
Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah Benim;" diye seslenildi.
Bayraktar Bayraklı
Oraya gelince, o kutlu yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım.”
Diyanet İşleri
Oraya gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: Ey Musa! Bil ki ben, bütün alemlerin Rabbi olan Allah'ım.
Edip Yüksel
Oraya varınca (yanan) ağacın bulunduğu sınırlanmış bölgede, sağ yamacın kenarından kendisine seslenildi: "Musa, Ben evrenlerin Rabbi ALLAH'ım."
Elmalılı Hamdi Yazır
Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."
Erhan Aktaş
Oraya vardığında, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki bir ağaç tarafından seslenildi: “Ey Musa! Ben, âlemlerin Rabb’i Allah’ım.”
Hakkı Yılmaz
(30-32)Sonra oraya vardığında o bereketli toprak parçasındaki vâdinin sağ tarafından, bir ağaçtan seslenildi: “Ey Mûsâ! Hiç şüphesiz ki Ben, âlemlerin Rabbi Allah'ın ta kendisiyim! Ve birikimini ortaya at! –Birikimini sanki görünmeyen bir varlık gibi, hareket ettirir görünce de dönüp arkasına bakmadan kaçtı.– Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Kesinlikle sen emniyette olanlardansın. Koynundaki gücünü devreye sok, kusursuz, mükemmelce çıkacaksın.* Korkudan kanadını kendine çek. İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delildir. Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkan bir toplum olmuşlardır.”
Muhammed Esed
Fakat oraya yaklaşınca, o kutlu yerde, vadinin sağ yamacındaki (yanan) ağaç yönünden kendisine: "Ey Musa, Benim Ben, Allah: Âlemlerin Rabbi!" diye seslendi.
Mustafa İslamoğlu
Fakat oraya varınca, o bereketli mevkide, vadinin sağ yamacındaki ağaç (yönü)nden kendisine "Ey Musa! Benim... Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah!" diye seslenildi.
Suat Yıldırım
Oraya varınca kutlu mekândaki vâdinin sağ tarafında bulunan ağaçtan şöyle nida edildi: “Ey Mûsa! Rabbülâlemin olan Allah Ben'im. ”
Süleyman Ateş
Oraya gelince o mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaçtan kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa, alemlerin Rabbi Allah benim, ben!"
Şaban Piriş
30,31. -Musa oraya vardığında, mübarek beldede, vadinin sağ tarafından bir ağaçtan:-Ey Musa! Ben, Alemlerin Rabbi olan Allahım! ”Değneğini yere at“, diye ses geldi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı.-Ey Musa, gel, korkma, sen güven içindesin.
Yaşar Nuri Öztürk
Oraya vardığında o bereketli toprak parçasındaki vadinin sağ tarafından, bir ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Alemlerin Rabbi Allah benim, ben!"
Edip-Layth-Martha
When he reached it, he was called from the tree at the edge of the right side of the valley on blessed ground: "O Moses, it is Me, God, the Lord of the worlds."
Muhammad Asad
But when he came close to it, a call was sounded from the right-side bank of the valley, out of the tree [burning] on blessed ground:* O Moses! Verily, I am God, the Sustainer of all the worlds!"
Rashad Khalifa
When he reached it, he was called from the edge of the right side of the valley, in the blessed spot where the burning bush was located: "O Moses, this is Me. GOD; Lord of the universe.,
The Monotheist Group
So when he reached it, he was called from the edge of the right side of the valley at the blessed area of the tree: "O Moses, it is I, God, Lord of the worlds."