Kasas Sûresi6. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ونمكن | م ك نMKN | ve numekkine | ve iktidara getirmeyi | And [We] establish |
| 2 | لهم | — | lehum | onları | them |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | o yerde | the land |
| 5 | ونري | ر ا يREY | ve nuriye | ve göstermeyi | and show |
| 6 | فرعون | — | fir'ǎvne | Fir'avn'a | Firaun |
| 7 | وهامان | — | ve hāmāne | ve Haman'a | and Haman |
| 8 | وجنودهما | ج ن دCND̃ | ve cunūdehumā | ve askerlerine | and their hosts |
| 9 | منهم | — | minhum | onlardan | through them |
| 10 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 11 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they were |
| 12 | يحذرون | ح ذ رḪZ̃R | yeHƶerūne | korkmuş | fearing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ونمكن لهم فى الارض ونرى فرعون وهمن وجنودهما منهم ما كانوا يحذرون
Arapça (Harekeli)
وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْأَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُم مَّا كَانُوا يَحْذَرُونَ
Transliterasyon
Ve numekkine lehum fîl ardı ve nuriye fir’avne ve hâmâne ve cunûdehumâ minhum mâ kânû yahzerûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wanumakkina lahum fee al-ar<span class="u">d</span>i wanuriyafirAAawna wah<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span>na wajunoodahum<span class="u">a</span> minhum m<span class="u">a</span>k<span class="u">a</span>noo ya<span class="u">hth</span>aroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İstiyorduk ki onları yeryüzünde yerleştirip kuvvetlendirelim ve Firavun'la Hâmân'a ve askerlerine de, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Ali Bulaç
Ve (istiyoruz ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleşik kılalım', Firavun'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları şeyi gösterelim.
Bayraktar Bayraklı
Onları o yerde iktidara getirelim de Firavun'a, Hâmân'a ve onların askerlerine, ezdikleri gruptan korktukları şeyi gösterelim.
Diyanet İşleri
Ve o yerde onları hakim kılmak; Firavun ile Haman'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Edip Yüksel
Ve onları yeryüzüne yerleştirelim, Firavun, Haman ve ordularına, korktukları şeyi gösterelim.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o yerde onları hakim kılalım, Firavun ile Hâmân ve ordularına, onlardan çekinmekte oldukları şeyi gösterelim.
Erhan Aktaş
Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun’a, Haman’a ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Hakkı Yılmaz
Ve onları yeryüzünde sağlamca yerleştirelim, Firavun, Haman ve bu ikisinin askerlerine, onlardan çekinmekte oldukları şeyleri gösterelim.
Muhammed Esed
ve onları güvenlik içinde yeryüzünde yerleştirelim; Firavun'u, Hâmân'ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğulları'nın) eliyle korktukları şeye uğratalım.
Mustafa İslamoğlu
dahası onları yeryüzünde güvenli biçimde yerleştirelim; Firavun'u, Haman'ı ve bunların ordusunu, berikilerin eliyle korktukları şeye uğratalım.
Suat Yıldırım
5, 6. Biz ise o ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları vâris kılmak, onlara dünya hâkimiyeti vermek; Firavun'u, Haman'ı ve onların ordularını ise korktuklarına uğratmak istiyorduk. [7, 137; 26, 59; 29, 39; 40, 24]*
Süleyman Ateş
Ve onları o yerde iktidara getirelim de Fir'avn'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan (ezdikleri zümreden) korktukları şeyi gösterelim.
Şaban Piriş
Onları ülkeye yerleştirip, Firavun, Haman ve ordularının korktuklarını onlara göstermek istiyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yeryüzünde onlara imkan ve kudret verelim. Firavun'a, Haman'a ve onların ordularına da korkmakta oldukları şeyleri gösterelim.
Edip-Layth-Martha
To enable them in the land, and to show Pharaoh and Haman and their troops what they had feared.
Muhammad Asad
and to establish them securely on earth, and to let Pharaoh and Haman* and their hosts experience through those [children of Israel] the very thing against which they sought to protect themselves.*
Rashad Khalifa
And to establish them on earth, and to give Pharaoh, Hamaan, and their troops a taste of their own medicine.,
The Monotheist Group
And to enable them in the land, and to show Pharaoh and Haamaan and their troops what they had feared.