Kasas Sûresi85. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الذي | — | lleƶī | ki | He Who |
| 3 | فرض | ف ر ضFRŽ | feraDe | gerekli kılan | ordained |
| 4 | عليك | — | ǎleyke | sana | upon you |
| 5 | القرآن | ق ر اGRE | l-ḳurāne | Kur'an'ı | the Quran |
| 6 | لرادك | ر د دRD̃D̃ | lerādduke | elbette seni döndürecektir | (will) surely take you back |
| 7 | إلى | — | ilā | to | |
| 8 | معاد | ع و دAVD̃ | meǎādin | varılacak yere | a place of return. |
| 9 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 10 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbim | """My Lord" |
| 11 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | bilir | (is) most knowing |
| 12 | من | — | men | kim | (of him) who |
| 13 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | getirmiştir | comes |
| 14 | بالهدى | ه د يHD̃Y | bil-hudā | hidayet | with the guidance, |
| 15 | ومن | — | ve men | ve kim | and who - |
| 16 | هو | — | huve | O | he |
| 17 | في | — | fī | içindedir | (is) in |
| 18 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | bir sapıklık | an error |
| 19 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | apaçık | "manifest.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذى فرض عليك القرءان لرادك الى معاد قل ربى اعلم من جاء بالهدى ومن هو فى ضلل مبين
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لَرَادُّكَ إِلَى مَعَادٍ قُل رَّبِّي أَعْلَمُ مَن جَاءَ بِالْهُدَى وَمَنْ هُوَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
İnnellezî farada aleykel kur’âne le râdduke ilâ meâd(meâdin), kul rabbî a’lemu men câe bil hudâ ve men huve fî dalâlin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>ee fara<span class="u">d</span>a AAalaykaalqur-<span class="u">a</span>na lar<span class="u">a</span>dduka il<span class="u">a</span> maAA<span class="u">a</span>din qulrabbee aAAlamu man j<span class="u">a</span>a bi<span class="b">a</span>lhud<span class="u">a</span> waman huwafee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lin mubeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki sana, Kur'ân'ın hükümlerini farz eden, elbette döneceğin yere döndürecek seni. De ki: Rabbim daha iyi bilir, kimdir doğru yola gelen ve kimdir apaçık sapıklıkta kalan.
Ali Bulaç
Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkça bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir."
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz ki seni Kur'ân'a uymaya zorunlu kılan Allah, seni vaad ettiği yere ulaştıracaktır. De ki: “Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.”
Diyanet İşleri
(Resulüm!) Kur'an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.*
Edip Yüksel
Sana Kuran'ı özgüleyen, kuşkusuz seni kararlaştırılmış noktaya döndürecektir. De ki: "Kimin hidayet getirdiğini ve kimin açık bir sapıklık içinde olduğunu Rabbim iyi bilir."
Elmalılı Hamdi Yazır
(Resulüm!) Kur'ân'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Rabbim, kimin hidayetle geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir."
Erhan Aktaş
Sana Kur’an’a uymayı zorunlu kılan, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: “Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb’im daha iyi bilir.”
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz ki Kur’ân'ı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: “Benim Rabbim, kimin doğru yol kılavuzu ile geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu daha iyi bilendir.”
Muhammed Esed
(EY İNANAN KİŞİ,) apaçık bir üslupla bu Kur'an'ı sana vaz'eden (Allah), şüphe yok ki, seni (ölümden sonra) yeni bir hayata döndürecektir. (Hakkı kabule yanaşmayanlara) de ki: "Kimin doğru yolda yürüdüğünü ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilen Rabbimdir!"
Mustafa İslamoğlu
(Ey bu vahyin muhatabı!) Senin hayatına Kur'an'ın kuşatıcı mesajıyla (istikamet) tayin eden (Allah), elbet seni yapyeni bir hayata kavuşturacaktır. (Şu halde) de ki: "Kimin hidayete erdiğini ve apaçık bir sapıklığa gömülenin de kim olduğunu asıl bilen Rabbimdir."
Suat Yıldırım
Kur'ân'ı sana indirip onu okumanı, tebliğ etmeni ve muhtevasına göre hareket etmeni farz kılan Allah, elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: “Kimin hidâyet getirdiğini, kimin besbelli sapıklık içinde olduğunu Rabbim pek iyi bilmektedir. ” [7, 6; 5, 109; 39, 69]*
Süleyman Ateş
Kur'an'ı sana (indiren ve) gerekli kılan (Allah), elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir."*
Şaban Piriş
Kuranı (okumayı) sana farz kılan, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki:-Kimin doğru yolda, kimin de apaçık sapıklıkta olduğunu en iyi Rabbim bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu Kur'an'ı sana farz kılan, elbette ki seni vaat edilen yere / belirlenen sona götürecektir. De ki: "Hidayeti getireni de açık bir sapıklık içinde olanı da en iyi Rabbin bilir."
Edip-Layth-Martha
Surely, the One who decreed the Quran to you will summon you to a predetermined appointment. Say, "My Lord is fully aware of who it is that brings the guidance, and who has gone astray."
Muhammad Asad
VERILY, [O believer,] He who has laid down this Qur'an in plain terms, making it binding on thee,* will assuredly bring thee back [from death] to a life renewed.* Say [unto those who reject the truth]: My Sus­tainer knows best, as to who is right-guided* and who is obviously lost in error!"
Rashad Khalifa
Surely, the One who decreed the Quran for you will summon you to a predetermined appointment. Say, "My Lord is fully aware of those who uphold the guidance, and those who have gone astray.",
The Monotheist Group
Surely, the One who decreed the Qur'an to you will summon you to a predetermined appointment. Say: "My Lord is fully aware of who it is that brings the guidance, and who has gone astray."