Ankebut Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكذلك | — | ve keƶālike | ve işte böylece | And thus |
| 2 | أنزلنا | ن ز لNZL | enzelnā | indirdik | We (have) revealed |
| 3 | إليك | — | ileyke | sana | to you |
| 4 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Book. |
| 5 | فالذين | — | felleƶīne | kimseler | So those |
| 6 | آتيناهم | ا ت يETY | āteynāhumu | kendilerine verdiklerimiz | We gave [them] |
| 7 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Book |
| 8 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanırlar | believe |
| 9 | به | — | bihi | ona | therein. |
| 10 | ومن | — | ve min | ve | And among |
| 11 | هؤلاء | — | hā'ulā'i | şunlardan (Araplardan) | these |
| 12 | من | — | men | kimseler | (are some) who |
| 13 | يؤمن | ا م نEMN | yu'minu | inananırlar | believe |
| 14 | به | — | bihi | ona | therein. |
| 15 | وما | — | ve mā | ve | And none |
| 16 | يجحد | ج ح دCḪD̃ | yecHadu | inkar etmez | reject |
| 17 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | Our Verses |
| 18 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 19 | الكافرون | ك ف رKFR | l-kāfirūne | kafirlerden | the disbelievers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكذلك انزلنا اليك الكتب فالذين ءاتينهم الكتب يومنون به ومن هولاء من يومن به وما يجحد بايتنا الا الكفرون
Arapça (Harekeli)
وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ فَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِهِ وَمِنْ هَؤُلَاءِ مَن يُؤْمِنُ بِهِ وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا الْكَافِرُونَ
Transliterasyon
Ve kezâlike enzelnâ ileykel kitâb|e|, fellezîne âteynâ humul kitâbe yu’minûne bih|î|, ve min hâulâi men yu’minu bih|î|, ve mâ yechadu bi âyâtinâ illel kâfirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waka<span class="u">tha</span>lika anzaln<span class="u">a</span> ilaykaalkit<span class="u">a</span>ba fa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>humualkit<span class="u">a</span>ba yu/minoona bihi wamin h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i manyu/minu bihi wam<span class="u">a</span> yaj<span class="u">h</span>adu bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>ill<span class="u">a</span> alk<span class="u">a</span>firoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve işte sana böyle bir kitap indirdik biz ve bu yüzden kendilerine kitap verilenler, inanıyorlar ona ve şunlardan da inanan var ona ve delillerimizi, kâfirlerden başkası da bilerek inkâr etmez.
Ali Bulaç
İşte Biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlar (putatapıcılar)dan da ona iman edecek olanlar vardır. İnkarcılardan başkası Bizim ayetlerimizi inkar etmez.
Bayraktar Bayraklı
Böylece sana kitabı indirdik. İşte, kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Çevrendekilerden de ona inananlar vardır. Âyetlerimizi, ancak inkârcılar bile bile tanımazlar.
Diyanet İşleri
(Resulüm!) İşte böylece sana (önceki kitapları tasdik eden) bu Kitab'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan (Araplardan) da ona iman eden nice kimseler vardır. Âyetlerimizi, ancak kâfirler (inatları yüzünden) bile bile inkâr eder.*
Edip Yüksel
İşte sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onu onaylayacaklardır. Şunlardan (ümmilerden) da bazıları onaylayacaktır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Resulüm!) İşte sana (önceki kitapları tasdik eden) bu kitabı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan da ona iman eden nice kimseler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler bile bile inkâr eder.
Erhan Aktaş
İşte böylece sana Kitap’ı indirdik. Kendilerine Kitap ulaştırdıklarımız*, ona inanırlar. Şu kimselerden* de O’na inanacaklar vardır. Gerçeği yalanlayan nankörlerden başkası ayetlerimizi inkâr etmez.
Hakkı Yılmaz
Ve işte böylece Biz, sana Kitab'ı indirdik de kendilerine Kitap verdiklerimiz Kur’ân'a inanıyorlar. Ve ehli kitabın dışındakilerden/ Araplardan da ona inananlar vardır. Ve Bizim âyetlerimizi ancak, kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek örtbas eden kimseler bile bile reddeder.
Muhammed Esed
(Ey Muhammed!) Bu ilahî kelâmı sana işte bu şekilde indirdik. Ve bu ilahî kelâmı bahşettiklerimiz ona inanırlar; şu (geçmiş vahiylerin takipçi)leri arasında da ona inananlar vardır. Mesajlarımızı, (apaçık bir) hakikati inkar edenler dışında, hiç kimse bile bile reddetmez:
Mustafa İslamoğlu
(Ey Peygamber!) İşte bu kitabı sana böyle (bir mesajla) indirdik; bu yüzdendir ki bu kitabı kendilerine verdiklerimiz ona iman ederler; işte şu (önceki vahyin mensupları) arasında da inanan kimseler olacaktır: zaten nankörler dışında hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmezler.
Suat Yıldırım
Biz, işte sana da bu Kitabı indirdik. Daha önce kitap verdiğimiz kimseler buna da iman ederlerdi. Şunlardan da ona iman edenler vardır. Bizim âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez. *
Süleyman Ateş
İşte böylece Kitabı sana da indirdik. Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan (şu Araplardan) da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, kafirlerden başkası inkar etmez.
Şaban Piriş
İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona inanırlar. Bunlardan da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi kafirlerden başkası bile bile inkar etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Kitap'ı sana işte böyle indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar içinden de ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimize, gerçeği örtenlerden başkası kafa tutmaz.
Edip-Layth-Martha
Similarly, We have sent down to you the Book. Thus, those whom We have given the book will acknowledge it. Also, some of your people will acknowledge it. The only ones who mock Our signs are the ingrates.
Muhammad Asad
For it is thus* that We have bestowed this divine writ from on high upon thee [O Muhammad]. And they to whom we have vouchsafed this divine writ believe in it* just as among those [followers of earlier revelation] there are some who believe in it. And none could knowingly reject Our messages unless it be such as would deny [an obvious] truth:*
Rashad Khalifa
We have revealed to you this scripture, and those whom we blessed with the previous scripture will believe in it. Also, some of your people will believe in it. Indeed, those who disregard our revelations are the real disbelievers.,
The Monotheist Group
And similarly, We have sent down to you the Book. Thus, those whom We have given the Book will believe in it. Also, some of your people will believe in it. The only ones who mock Our revelations are the rejecters.