Al-i İmran Sûresi143. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | andolsun ki | And certainly |
| 2 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | siz | you used to |
| 3 | تمنون | م ن يMNY | temennevne | arzuluyordunuz | wish |
| 4 | الموت | م و تMVT | l-mevte | ölümü | (for) death |
| 5 | من | — | min | from | |
| 6 | قبل | ق ب لGBL | ḳabli | önce | before |
| 7 | أن | — | en | [that] | |
| 8 | تلقوه | ل ق يLGY | telḳavhu | onunla karşılaşmadan | you met it, |
| 9 | فقد | — | feḳad | işte | then indeed, |
| 10 | رأيتموه | ر ا يREY | raeytumūhu | onu gördünüz | you have seen it |
| 11 | وأنتم | — | veentum | ve siz | while you (were) |
| 12 | تنظرون | ن ظ رNƵR | tenZurūne | bakıp duruyorsunuz | looking on. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد كنتم تمنون الموت من قبل ان تلقوه فقد رايتموه وانتم تنظرون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ كُنتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِن قَبْلِ أَن تَلْقَوْهُ فَقَدْ رَأَيْتُمُوهُ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ
Transliterasyon
Ve lekad kuntum temennevnel mevte min kabli en telkavhu, fe kad raeytumûhu ve entum tenzurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad kuntum tamannawna almawta min qablian talqawhu faqad raaytumoohu waantum tan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü. İşte onu gördünüz, bakıp duruyordunuz ona.
Ali Bulaç
Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki siz ölümle yüz yüze gelmeden önce, onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu kendi gözlerinizle görmektesiniz.
Diyanet İşleri
Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.*
Edip Yüksel
Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat şimdi onu gördüğünüz halde bekliyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
Erhan Aktaş
Siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce, ölmeyi temenni ediyordunuz; ama onu görünce de bakakaldınız.
Hakkı Yılmaz
Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte bakıp duruyorken onu gerçekten gördünüz.
Muhammed Esed
Nitekim siz, ölümle yüzyüze gelmeden önce, (Allah yolunda) ölmeyi arzuladınız: işte şimdi kendi gözlerinizle onu görmektesiniz!
Mustafa İslamoğlu
Nitekim siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce (Allah yolunda) can vermeyi arzuluyordunuz; işte şimdi onu gösterdiğimiz halde seyirci kalan da (yine) siz oluyorsunuz.
Suat Yıldırım
Siz ölümle yüzyüze gelmeden önce, şehid olmayı temenni etmiştiniz. İşte şimdi onu ayan beyan gördünüz.
Süleyman Ateş
Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
Şaban Piriş
Oysa siz, (Uhudda) ölümle karşılaşmadan önce (Allah yolunda) ölmeyi arzuladınız. İşte şimdi onu gözlerinizle gördünüz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki siz, onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte gördünüz onu ve bakıp duruyorsunuz.
Edip-Layth-Martha
You used to long for death before you came upon it, and now you see it right in front of you!
Muhammad Asad
For, indeed, you did long for death [in God's cause] before you came face to face with it; and now you have seen it with your own eyes!*
Rashad Khalifa
You used to long for death before you had to face it. Now you have faced it, right before your eyes.,
The Monotheist Group
And you used to long for death before you came upon it; so now you see it right in-front of you!