Al-i İmran Sûresi179. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (36 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ماNot
2كانك و نKVNkānedeğildiris
3اللهllahuAllahAllah
4ليذرو ذ رVZ̃Rliyeƶerabırakacakto leave
5المؤمنينا م نEMNl-mu'minīnemü'minlerithe believers
6علىǎlā(şu) üzerindeon
7ماbulunduğunuzwhat
8أنتمentumsizinyou (are)
9عليهǎleyhi(hal) üzerein [it]
10حتىHattākadaruntil
11يميزم ي زMYZyemīzeayırıncayaHe separates
12الخبيثخ ب ثḢBS̃l-ḣabīṧepis olanıthe evil
13منmine-denfrom
14الطيبط ي بŦYBT-Tayyibitemiz-the good.
15وماve māAnd not
16كانك و نKVNkāneve değildiris
17اللهllahuAllahAllah
18ليطلعكمط ل عŦLAliyuTliǎkumsizi vâkıf kılacakto inform you
19علىǎlāüzerineabout
20الغيبغ ي بĞYBl-ğaybigaybthe unseen,
21ولكنvelākinnefakat[and] but
22اللهllaheAllahAllah
23يجتبيج ب يCBYyectebīseçerchooses
24منmin-ndenfrom
25رسلهر س لRSLrusulihielçileri-His Messengers
26منmenkimiwhom
27يشاءش ي اŞYEyeşā'udiliyorsaHe wills,
28فآمنواا م نEMNfe āminūo halde inanınso believe
29باللهbillahiAllah'ain Allah
30ورسلهر س لRSLve rusulihive elçilerineand His Messengers,
31وإنve ineğerand if
32تؤمنواا م نEMNtu'minūinanıryou believe
33وتتقواو ق يVGYve tetteḳūve korunursanızand fear (Allah)
34فلكمfelekumsizin için vardırthen for you
35أجرا ج رECRecrunbir mükafat(is a) reward
36عظيمع ظ مAƵMǎZīmunbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ما كان الله ليذر المومنين على ما انتم عليه حتى يميز الخبيث من الطيب وما كان الله ليطلعكم على الغيب ولكن الله يجتبى من رسله من يشاء فامنوا بالله ورسله وان تومنوا وتتقوا فلكم اجر عظيم

Arapça (Harekeli)

مَّا كَانَ اللَّهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِنِينَ عَلَى مَا أَنتُمْ عَلَيْهِ حَتَّى يَمِيزَ الْخَبِيثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَمَا كَانَ اللَّهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلَكِنَّ اللَّهَ يَجْتَبِي مِن رُّسُلِهِ مَن يَشَاءُ فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ وَإِن تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ أَجْرٌ عَظِيمٌ

Transliterasyon

Mâ kânallâhu li yezerel mu’minîne alâ mâ entum aleyhi hattâ yemîzel habîse minet tayyib|i|, ve mâ kânallâhu li yutliakum alel gaybi ve lâkinnallâhe yectebî min rusulihî men yeşâu fe âminû billâhi ve rusulih|î|, ve in tu’minû ve tettekû fe lekum ecrun azîm(azîmun).”

Transliteration (Eng.)

M<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na All<span class="u">a</span>hu liya<span class="u">th</span>araalmu/mineena AAal<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> antum AAalayhi <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>yameeza alkhabeetha mina a<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>ayyibi wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>naAll<span class="u">a</span>hu liyu<span class="u">t</span>liAAakum AAal<span class="u">a</span> alghaybi wal<span class="u">a</span>kinnaAll<span class="u">a</span>ha yajtabee min rusulihi man yash<span class="u">a</span>o fa<span class="u">a</span>minoobi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi warusulihi wa-in tu/minoo watattaqoofalakum ajrun AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, inananları, şu bulunduğunuz halde bırakmayacak, sonucu, pisi temizden mutlaka ayırt edecek. Ve Allah size gaybı da bildirecek değil, fakat peygamberlerinden dilediğini seçer, gaybı bildirir ona. İnanır ve sakınırsanız hiç şüphe yok ki size büyük bir ecir var.

Ali Bulaç

Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırt edinceye kadar mü'minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve elçisine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah, müminleri içinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir. O, iyi ile kötüyü ayıracaktır. Allah, size gaybı bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah ve peygamberlerine inanınız. Eğer inanır ve sakınırsanız size büyük ödül vardır.

Diyanet İşleri

Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takva sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.*

Edip Yüksel

ALLAH gerçeği onaylayanları şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'ı ve elçilerini onaylayın. Gerçeği onaylayıp erdemli davranırsanız size büyük bir ödül var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.

Erhan Aktaş

Allah, tayyib* olanı habis* olandan ayırmadan; mü’minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten* haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, rasullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah’a ve Rasul’üne iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

Hakkı Yılmaz

Allah, murdar olanı temiz olandan ayırt edinceye kadar mü’minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz şey üzerinde bırakacak değildir. Allah sizleri görülmeyen, duyulmayan, sezilmeyen, geçmiş, gelecek üzerine bilgilenen biri yapacak da değildir. Velâkin Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse Allah'a ve Elçisi'ne iman edin. Ve eğer iman eder ve Allah'ın koruması altına girerseniz, işte o zaman sizin için çok büyük bir karşılık vardır.

Muhammed Esed

(Ey hakikati inkar edenler!) Müminlerin sizin hayat tarzınıza uymalarına göz yummak, Allah'ın istediği bir şey değildir: Sonunda Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Ve Allah, insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir: (Bunun için) Allah, elçileri arasından dilediğini seçer. Öyleyse Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer O'na inanır ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız o zaman bilin ki, sizi muhteşem bir karşılık beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Kafirler!) Allah, mü'minleri, sizin yaşadığınız hayat tarzı üzere bırakacak değildir; nihayet Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Allah gaybı size bildirecek de değildir; fakat Allah (bu amaçla) elçilerinden dilediğini seçer. Şu halde Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer iman eder ve sorumluluk bilincini kuşanırsanız, işte o zaman sizi muazzam bir karşılık bekler.

Suat Yıldırım

Allah müminleri içinde bulunduğunuz şu halde bırakacak değildir. Sonunda temiz ile murdarı ayıracaktır. Allah sizin hepinizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, resullerinden dilediğini seçer (onu gayba vakıf kılar). O halde Allah'a ve resullerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız size büyük mükâfat vardır. [72, 26-27]

Süleyman Ateş

Allah mü'minleri, (şu) üzerinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Ve Allah sizi gaybe vakıf kılacak değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini seçer (onu gaybe vakıf kılar). O halde Allah'a ve elçilerine inanın; eğer inanır ve (günahlardan) korunursanız sizin için büyük mükafat vardır.

Şaban Piriş

Allah, iyiyi kötüden ayırmak için müminleri sizin üzerinizde bulunduğunuz bu durumda bırakmayacaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allaha ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız size büyük bir mükafat vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, müminleri şu üzerinde bulunduğunuz halde bırakmayacaktır. Sonuçta pisi temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybı bilir duruma da getirmeyecektir. Şu var ki Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve resullerine inanın. Eğer inanır, korunursanız sizin için büyük bir ödül vardır.

Edip-Layth-Martha

God was not to leave those who acknowledge as they were without distinguishing the rotten from the good. God was not to let you know the future, but God chooses from His messengers whom He wishes; so acknowledge God and His messengers. If you acknowledge and be aware, then you will have a great reward.

Muhammad Asad

It is not God's will [O you who deny the truth] to abandon the believers to your way of life:* [and] to that end He will set apart the bad from the good. And it is not God's will to give you insight into that which is beyond the reach of human perception: but [to that end] God elects whomsoever He wills from among His apostles.* Believe, then, in God and His apostles; for if you believe and are conscious of Him, a magnificent requital awaits you.

Rashad Khalifa

GOD is not to leave the believers as you are, without distinguishing the bad from the good. Nor does GOD inform you of the future, but GOD bestows such knowledge upon whomever He chooses from among His messengers. Therefore, you shall believe in GOD and His messengers. If you believe and lead a righteous life, you receive a great recompense.,

The Monotheist Group

God was not to leave the believers as they were without distinguishing the rotten from the good. And God was not to let you know the future, but God chooses from His messengers whom He wishes; so believe in God and His messengers. And if you believe and are righteous, then you will have a great recompense.