Al-i İmran Sûresi191. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | Those who |
| 2 | يذكرون | ذ ك رZ̃KR | yeƶkurūne | anarlar | remember |
| 3 | الله | — | llahe | Allah'ı | Allah |
| 4 | قياما | ق و مGVM | ḳiyāmen | ayakta | standing, |
| 5 | وقعودا | ق ع دGAD̃ | ve ḳuǔden | ve oturarak | and sitting |
| 6 | وعلى | — | ve ǎlā | ve üzerine | and on |
| 7 | جنوبهم | ج ن بCNB | cunūbihim | yanları | their sides |
| 8 | ويتفكرون | ف ك رFKR | ve yetefekkerūne | ve düşünürler | and they reflect |
| 9 | في | — | fī | hakkında | on |
| 10 | خلق | خ ل قḢLG | ḣalḳi | yaratılışı | (the) creation |
| 11 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerin | (of) the heavens |
| 12 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDi | ve yerin | and the earth, |
| 13 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz (derler) | """Our Lord," |
| 14 | ما | — | mā | not | |
| 15 | خلقت | خ ل قḢLG | ḣaleḳte | yaratmadın | You have created |
| 16 | هذا | — | hāƶā | bunu | this |
| 17 | باطلا | ب ط لBŦL | bāTilen | boş yere | (in) vain. |
| 18 | سبحانك | س ب حSBḪ | subHāneke | sen yücesin | Glory be to You, |
| 19 | فقنا | و ق يVGY | feḳinā | bizi koru | so save us |
| 20 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābe | azabından | (from the) punishment |
| 21 | النار | ن و رNVR | n-nāri | ateş | (of) the Fire. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين يذكرون الله قيما وقعودا وعلى جنوبهم ويتفكرون فى خلق السموت والارض ربنا ما خلقت هذا بطلا سبحنك فقنا عذاب النار
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللَّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Transliterasyon
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard|ı|, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr|ı|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena ya<span class="u">th</span>kuroona All<span class="u">a</span>haqiy<span class="u">a</span>man waquAAoodan waAAal<span class="u">a</span> junoobihimwayatafakkaroona fee khalqi a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>irabban<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> khalaqta h<span class="u">atha</span> b<span class="u">at</span>ilan sub<span class="u">ha</span>nakafaqin<span class="u">a</span> AAa<span class="u">tha</span>ba a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken anarlar ve göklerle yeryüzünün yaratılışını düşünürler de Rabbimiz derler, bunları boş yere yaratmadın, noksan sıfatlardan arısın sen, koru bizi ateşin azâbından.
Ali Bulaç
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru."
Bayraktar Bayraklı
Aklı selim sahipleri ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Sen bunu, boşuna yaratmadın; seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Bizi cehennem azabından koru!”
Diyanet İşleri
Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabındankoru !*
Edip Yüksel
Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken ALLAH'ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: "Rabbimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru."*
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler.
Erhan Aktaş
Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarlarken, Allah’ı anarlar.* Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: “Ey Rabb’imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıklardan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.”.
Hakkı Yılmaz
(190-194)Göklerin ve yeryüzünün oluşturuluşunda, gecenin ve gündüzün ardarda gelişinde, elbette, ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anan; göklerin ve yerin oluşturuluşu üzerinde: “Rabbimiz! Sen, bunu boş yere oluşturmadın, Sen, tüm noksanlıklardan arınıksın. Artık bizi Ateş'in azabından koru! Rabbimiz! Şüphesiz Sen, kimi o ateşe girdirirsen artık onu kesinlikle rezil etmişsindir. Şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar için yardımcılardan da hiç kimse yoktur. Rabbimiz! Şüphesiz ki biz, “Rabbinize inanın!” diye çağıran bir nidacıyı duyduk ve hemen inandık. Rabbimiz! Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi “iyi adamlar” ile birlikte, geçmişte yaptıklarımızı ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızı bir bir hatırlattır/öldür. Rabbimiz! Ve bize, elçilerin üzerine vaat ettiğin şeyleri ver, kıyâmet günü bizi rezil etme. Şüphesiz Sen, verdiğin sözden dönmezsin” diye iyiden iyiye düşünen kavrama yetenekleri olanlar için nice alâmetler/göstergeler vardır.
Muhammed Esed
Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah'ı anar, (ve) göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunları(n hiç birini) anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateşin azabından koru!"
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki; ayaktayken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah'ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerine tefekkür ederler: "Rabbimiz! Bütün bunları anlamsız ve amaçsız yaratmadın! Yücelikte eşsizsin! Bizi ateşin azabından koru!"
Suat Yıldırım
Onlar ki Allah'ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve derler ki: “Ey Yüce Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın. Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz. Sen bizi o ateş azabından koru! ” [4, 103; 38, 27] {KM, Tesniye 6, 7; 11, 19}
Süleyman Ateş
Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru!"
Şaban Piriş
O akıl sahipleri, ayakta da, otururken de, yanları üzere yatarken de Allahı düşünürler/anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünerek şöyle dua ederler:-Rabbimiz, bunları boşuna yaratmadın. Seni (eksiklikten ve boş şeyler yapmaktan) tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru!
Yaşar Nuri Öztürk
Aklı ve gönlü işletenler o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaradılışı hakkında derin derin düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin. Ateş azabından koru bizi."
Edip-Layth-Martha
Those who remember God while standing, and sitting, and on their sides, and they ponder over the creation of the heavens and the earth: "Our Lord you did not create this without purpose, be You glorified, and spare us the retribution of the fire!"*
Muhammad Asad
[and] who remember God when they stand, and when they sit, and when they lie down to sleep,* and [thus] reflect on the creation of the heavens and the earth: "O our Sustainer! Thou hast not created [aught of] this without meaning and purpose.* Limitless art Thou in Thy glory! Keep us safe, then, from suffering through fire!
Rashad Khalifa
They remember GOD while standing, sitting, and on their sides, and they reflect upon the creation of the heavens and the earth: "Our Lord, You did not create all this in vain. Be You glorified. Save us from the retribution of Hell.,
The Monotheist Group
Those who remember God while standing, and sitting, and on their sides, and they ponder over the creation of the heavens and the earth: "Our Lord you have not created this without purpose, glory to You, spare us the retribution of the Fire!"