Al-i İmran Sûresi37. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (35 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فتقبلها | ق ب لGBL | feteḳabbelehā | kabul buyurdu onu | So accepted her, |
| 2 | ربها | ر ب بRBB | rabbuhā | Rabbi | her Lord |
| 3 | بقبول | ق ب لGBL | biḳabūlin | kabulle (şekilde) | with acceptance |
| 4 | حسن | ح س نḪSN | Hasenin | güzel bir | good, |
| 5 | وأنبتها | ن ب تNBT | ve enbetehā | ve onu yetiştirdi | and reared her - |
| 6 | نباتا | ن ب تNBT | nebāten | bir bitki (gibi) | a rearing |
| 7 | حسنا | ح س نḪSN | Hasenen | güzel | good, |
| 8 | وكفلها | ك ف لKFL | ve keffelehā | ve onun bakımını üstlendi | and put her in (the) care |
| 9 | زكريا | — | zekeriyyā | Zekeriyya da | (of) Zakariya. |
| 10 | كلما | ك ل لKLL | kullemā | her | Whenever |
| 11 | دخل | د خ لD̃ḢL | deḣale | girdiğinde | entered |
| 12 | عليها | — | ǎleyhā | onun yanına | upon her |
| 13 | زكريا | — | zekeriyyā | Zekeriyya | Zakariya |
| 14 | المحراب | ح ر بḪRB | l-miHrābe | mihraba | [the] prayer chamber |
| 15 | وجد | و ج دVCD̃ | vecede | bulurdu | he found |
| 16 | عندها | ع ن دAND̃ | ǐndehā | yanında | with her |
| 17 | رزقا | ر ز قRZG | rizḳan | bir rızık | provision. |
| 18 | قال | ق و لGVL | ḳāle | derdi | He said, |
| 19 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O " |
| 20 | مريم | ر ي مRYM | meryemu | Meryem | Maryam! |
| 21 | أنى | ا ن يENY | ennā | nereden? | From where |
| 22 | لك | — | leki | sana | for you |
| 23 | هذا | — | hāƶā | bu | "(is) this?""" |
| 24 | قالت | ق و لGVL | ḳālet | (O da) derdi | She said, |
| 25 | هو | — | huve | Bu | """This" |
| 26 | من | — | min | (is) | |
| 27 | عند | ع ن دAND̃ | ǐndi | katından | from |
| 28 | الله | — | llahi | Allah | Allah. |
| 29 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 30 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 31 | يرزق | ر ز قRZG | yerzuḳu | rızık verir | gives provision |
| 32 | من | — | men | kimseye | (to) whom |
| 33 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills |
| 34 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | olmaksızın | without |
| 35 | حساب | ح س بḪSB | Hisābin | hesap | "measure.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فتقبلها ربها بقبول حسن وانبتها نباتا حسنا وكفلها زكريا كلما دخل عليها زكريا المحراب وجد عندها رزقا قال يمريم انى لك هذا قالت هو من عند الله ان الله يرزق من يشاء بغير حساب
Arapça (Harekeli)
فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقًا قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Transliterasyon
Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve min indillâh|i|, innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb(hısâbın).
Transliteration (Eng.)
Fataqabbalah<span class="u">a</span> rabbuh<span class="u">a</span>biqaboolin <span class="u">h</span>asanin waanbatah<span class="u">a</span> nab<span class="u">a</span>tan <span class="u">h</span>asananwakaffalah<span class="u">a</span> zakariyy<span class="u">a</span> kullam<span class="u">a</span> dakhalaAAalayh<span class="u">a</span> zakariyy<span class="u">a</span> almi<span class="u">h</span>r<span class="u">a</span>ba wajadaAAindah<span class="u">a</span> rizqan q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> maryamu ann<span class="u">a</span>laki h<span class="u">atha</span> q<span class="u">a</span>lat huwa min AAindi All<span class="u">a</span>hi innaAll<span class="u">a</span>ha yarzuqu man yash<span class="u">a</span>o bighayri <span class="u">h</span>is<span class="u">a</span>b<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbi, onu iyi bir sûrette kabul etti, bir nebat yetiştirir gibi onu yetiştirdi, geliştirdi, Zekeriyya'yı da onun hizmetine memûr etti. Zekeriyya, ne vakit mihraba girse yanında bir yiyecek bulurdu. Yâ Meryem demişti, bunlar nereden geliyor sana? Meryem, Allah'tan demişti, şüphe yok ki Allah dilediğini sayısız rızıklarla rızıklandırır.
Ali Bulaç
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden geldi?" deyince, "Bu, Allah Katındandır. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine Rabbi, Meryem'i hoşnutlukla kabul etti, onu güzelce büyüttü ve onu Zekeriyyâ'nın himayesine verdi. Zekeriyyâ, ne zaman onu mabedde ziyaret ettiyse yanında yiyecekler görür ve sorardı: “Ey Meryem! Bunlar sana nereden geliyor?” Meryem, “Bunlar Allah'tandır, Allah dilediğine hesapsız rızık bağışlar” diye cevap verirdi.
Diyanet İşleri
Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya, onun yanına, mabede her girişinde orada bir rızık bulur ve "Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?" der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi.*
Edip Yüksel
Rabbi, adağını güzel bir şekilde kabul etti ve onu Zekeriya'nın himayesinde güzel bir çiçek gibi yetiştirdi. Zekeriya, odanın köşesinde onun yanına her girişinde yanında yiyecekler bulurdu. "Meryem, bunlar sana nereden geliyor" diye sorduğunda, "Bu, ALLAH katındandır. ALLAH dilediğine hesapsız rızık verir" derdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katındandır." derdi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine Rabb’i onu iyi bir şekilde kabul etti. Ve onu iyi bir şekilde yetiştirdi. Onu, Zekeriyya’nın korumasına verdi. Zekeriyya ne zaman mihraba* girse, onun yanında yiyecek bir şey bulurdu. “Ey Meryem! Bunlar sana nereden geldi?” derdi. O da, “Bunlar, Allah’tandır.”* derdi. Kuşkusuz, Allah, dilediğini*, hesapsız olarak rızıklandır.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine Rabbi Meryem'i güzel bir kabul ile kabul etti. Ve onu güzel bir bitki olarak bitirdi ve ona; Meryem’e, İsa’yı gayri meşru şekilde doğurmayıp Allah’ın iradesi çerçevesinde babasız doğuruşuna Zekeriyyâ’yı kefil kıldı. Zekeriyyâ ne zaman onun üzerine/özel odaya girse, onun yanında bir rızık bulurdu. Zekeriyyâ, “Ey Meryem! Bu sana nereden?” dedi. Meryem de: “O, Allah katındandır” dedi. Şüphesiz Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.
Muhammed Esed
Bunun üzerine Rabbi, kız çocuğunu hoşnutlukla kabul etti, onu güzelce büyüttü ve Zekeriya'nın himayesine verdi. Zekeriya, ne zaman onu mâbedde ziyaret ettiyse yanında yiyeceklerle görür ve sorardı: "Ey Meryem, bunlar sana nereden geliyor?" Meryem: "Bunlar Allah'tandır; Allah, dilediğine hesapsız rızık bağışlar!" diye cevap verirdi.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine Rabbi onu memnuniyetle kabul etti; dahası onu bir çiçek gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman onun bulunduğu bölmeye girse, onun yanında yiyecekler görürdü. (Ve bir gün) sordu. "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geliyor?" O da cevapladı: "Bunlar Allah katındandır; Allah dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar."
Suat Yıldırım
Rabbi onu güzellikle kabul buyurdu ve pek güzel bir tarzda yetiştirdi. Onu Zekeriyya'nın eğitim ve himayesine verdi. Zekeriyya onun yanına Mâbede ne zaman girse beraberinde yiyecekler bulurdu. “Meryem! Bu yiyecekleri nereden buluyorsun? ” deyince de o: “Bunlar Allah tarafından gönderiliyor. Muhakkak ki Allah dilediğine sayısız rızıklar verir. ” derdi.*
Süleyman Ateş
Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya da onun bakımını üstlendi. Zekeriyya, onun yanına, mihraba her girdiğinde yanında bir rızık bulurdu. "Ey Meryem, bu sana nereden?" derdi. (O da) "Bu, Allah katından" derdi. "Allah, dilediğine hesapsız rızık verir."
Şaban Piriş
Rabbi, onu güzel bir kabul ile karşıladı ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyayı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse Onun yanında bir yiyecek bulurdu:-Meryem, bu sana nereden geldi? dediğinde O şöyle cevap verirdi:-Bu, Allah katından! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi besleyip büyüttü. Onu, Zekeriyya'nın korumasına verdi. Zekeriyya, mihrapta onun yanına her girdiğinde, orada bir rızık bulur ve sorardı: "Meryem, bu sana nereden?" Meryem de: "Bu, Allah katındandır; çünkü Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır." derdi.
Edip-Layth-Martha
So her Lord accepted her with a good acceptance, and made her grow like a flower, and charged Zechariah with her. Every time Zechariah entered upon her in the temple enclosure, he found provisions with her. He said, "O Mary, from where did you get this?" She said, "It is from God, God provides for whom He wishes beyond reckoning."
Muhammad Asad
And thereupon her Sustainer accepted the girl-child with goodly acceptance, and caused her to grow up in goodly growth, and placed her in the care of Zachariah.* Whenever Zachariah visited her in the sanctuary, he found her provided with food. He would ask: "O Mary, whence came this unto thee?" She would answer: "It is from God; behold, God grants sustenance unto whom He wills, beyond all reckoning."*
Rashad Khalifa
Her Lord accepted her a gracious acceptance, and brought her up a gracious upbringing, under the guardianship of Zachariah. Whenever Zachariah entered her sanctuary he found provisions with her. He would ask, "Mary, where did you get this from?" She would say, "It is from GOD. GOD provides for whomever He chooses, without limits.",
The Monotheist Group
So her Lord accepted her a good acceptance, and made her grow into a good growth, and charged Zachariah with her. Every time Zachariah entered upon her in the temple enclosure, he found provisions with her. He said: "O Mary, from where did you get this?" She said: "It is from God, for God provides for whom He wishes without reckoning."