Al-i İmran Sûresi39. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (20 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فنادتهن د وND̃Vfenādethuona seslendilerThen called him
2الملائكةم ل كMLKl-melāiketumeleklerthe Angels
3وهوvehuveve onuwhen he
4قائمق و مGVMḳāimundoğrultup(was) standing -
5يصليص ل وṦLVyuSallīdesteklerlerpraying
6في-içindein
7المحرابح ر بḪRBl-miHrābimihrab/harabiyet-the prayer chamber.
8أنenneşüphesiz"""Indeed,"
9اللهllaheAllahAllah
10يبشركب ش رBŞRyubeşşirukesana müjdelergives you glad tidings
11بيحيىbiyeHyāYahya'yıof Yahya,
12مصدقاص د قṦD̃GmuSaddiḳandoğrulayıcıconfirming
13بكلمةك ل مKLMbikelimetinbir kelimeyi[of] a Word
14منmine-tanfrom
15اللهllahiAllah-Allah
16وسيداس و دSVD̃ve seyyidenve efendiand a noble
17وحصوراح ص رḪṦRve HaSūranve nefsine hakimand chaste
18ونبيان ب اNBEve nebiyyenve bir peygamber olacakand a Prophet
19منmine-denamong
20الصالحينص ل حṦLḪS-SāliHīneiyiler-the righteous.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فنادته الملئكة وهو قائم يصلى فى المحراب ان الله يبشرك بيحيى مصدقا بكلمة من الله وسيدا وحصورا ونبيا من الصلحين

Arapça (Harekeli)

فَنَادَتْهُ الْمَلَائِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي الْمِحْرَابِ أَنَّ اللَّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِّنَ اللَّهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ

Transliterasyon

Fe nâdethul melâiketu ve huve kâimun yusallî fîl mihrâbi, ennallâhe yubeşşiruke bi yahyâ musaddikan bi kelimetin minallâhi ve seyyiden ve hasûran ve nebiyyen mines sâlihîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Fan<span class="u">a</span>dat-hu almal<span class="u">a</span>-ikatu wahuwaq<span class="u">a</span>-imun yu<span class="u">s</span>allee fee almi<span class="u">h</span>r<span class="u">a</span>bi annaAll<span class="u">a</span>ha yubashshiruka biya<span class="u">h</span>y<span class="u">a</span> mu<span class="u">s</span>addiqanbikalimatin mina All<span class="u">a</span>hi wasayyidan wa<span class="u">h</span>a<span class="u">s</span>ooranwanabiyyan mina a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">h</span>een<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Mihrapta durmuş, namaz kılıyordu ki melekler, gerçekten de Allah, sana Yahya'yı müjdelemededir. O, Tanrıdan gelen sözü tasdik eden bir erdir, uludur, kötülüklerden tamamıyla çekinmiştir, iyilerden ve doğrulardan bir peygamberdir o diye nida etmişti.

Ali Bulaç

O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir."

Bayraktar Bayraklı

Zekeriyyâ mabedde durmuş namaz kılarken, melekler ona şöyle seslendiler: “Allah sana, kendi katından bir sözün gerçekleştiğini doğrulayacak, efendi, iffetli, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahyâ'yı müjdeliyor.”

Diyanet İşleri

Zekeriyya mabedde durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime'yi tasdik edici, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler.*

Edip Yüksel

Tapınakta durmuş namaz kılıyorken melekler ona, "ALLAH seni, ALLAH'ın Sözünü doğrulayacak, onurlu, iffetli ve erdemli bir peygamber olan Yahya ile müjdeliyor" diye seslendiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Zekeriyya mabedde namaz kılarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." diye ünlediler.

Erhan Aktaş

O*, mihrapta dikilmiş salat* ederken, melekler: “Allah, seni yahya* ile müjdeliyor, O, Allah’tan gelen kelimeyi tasdik eden, toplumuna öncülük yapan, kendisine sahip olan, iyilerden bir nebi olacak.” diye seslendiler.

Hakkı Yılmaz

Sonra Zekeriyyâ, özel kürsüde dikilmiş salât ederken [eğitim-öğretim yaptırırken] haberci âyetler ona: “Şüphesiz Allah sana, Allah'tan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi/ bir önder, iffetli bir peygamber olarak, sâlihlerden Yahyâ'yı müjdeliyor” diye seslendiler.

Muhammed Esed

Bunun üzerine, mâbedde dua ederken, melekler ona: "Allah sana, Kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak, insanlar arasında seçkin (bir yere sahip olacak), tam bir iffet sahibi, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahya(nın doğumun)u müjdeliyor" diye seslendiler.

Mustafa İslamoğlu

Zekeriyya mihrapta ibadet ederken melekler ona seslendiler: "Allah sana, Allah'tan gelen kelamı doğrulayıcı bir kelime olan, saygın bir konuma sahip, nefsine hakim, salihlerden bir peygamber olacak Yahya'yı müjdeliyor.

Suat Yıldırım

Zekeriyya mihrapta namaz kılmakta iken melekler kendisine seslenip: “Allah sana, Allah'tan bir kelimeyi tasdik edecek, hem efendi, hem gayet zahid, hem peygamber olacak olan Yahya'yı müjdeler. ” dediler. [3, 45; 4, 171]*

Süleyman Ateş

Zekeriyya, mabedde durmuş namaz kılarken, melekler ona: "Allah sana, Allah'tan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olacak Yahya'yı müjdeler," diye ünlediler.*

Şaban Piriş

Mihrapta namaz kılmakta iken, melekler Ona, Allahın kendisine Yahyayı, Allahtan gelen bir kelimeyi tasdik eden, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak müjdelediğini söylediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Zekeriyya mihrapta durmuş namaz kılarken, melekler ona şöyle çağırmışlardı: "Allah sana, Allah'tan bir kelimeyi doğrulayıcı bir efendi; nefsine egemen bir benlik, barışseverlerden / hayır işleyenlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeliyor."

Edip-Layth-Martha

The controllers called him while he was standing and praying in the temple enclosure: "God gives you good tidings of John, authenticating a word from God, respectable, protected, and a prophet from the reformers."

Muhammad Asad

Thereupon, as he stood praying in the sanctuary, the angels called out unto him: "God sends thee the glad tiding of [the birth of] John, who shall confirm the truth of a word from God,* and [shall be] outstanding among men, and utterly chaste, and a prophet from among the righteous."

Rashad Khalifa

The angels called him when he was praying in the sanctuary: "GOD gives you good news of John; a believer in the word of GOD, honorable, moral, and a righteous prophet.",

The Monotheist Group

So the angels called to him while he was standing, making contact, in the temple enclosure: "God gives you glad tidings of John, authenticating the word from God, and a master, and steadfast, and a prophet from the upright."