Al-i İmran Sûresi79. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (28 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ماNot
2كانك و نKVNkānemümkün değildiris
3لبشرب ش رBŞRlibeşerinhiçbir insanınfor a human
4أنenthat
5يؤتيها ت يETYyu'tiyehuona vermesinden (sonra)gives him
6اللهllahuAllahAllah
7الكتابك ت بKTBl-kitābeKitapthe Book,
8والحكمح ك مḪKMvelHukmehüküm (hikmet)and the wisdom,
9والنبوةن ب اNBEve nnubuvve teve peygamberlikand the Prophethood,
10ثمṧummesonra (o kalksın)then
11يقولق و لGVLyeḳūledemesihe says
12للناسن و سNVSlinnāsiinsanlarato the people,
13كونواك و نKVNkūnūolun"""Be"
14عباداع ب دABD̃ǐbādenkul(lar)worshippers
15ليbanaof me
16منminfrom
17دوند و نD̃VNdūnibırakıpbesides
18اللهllahiAllah'ıAllah,
19ولكنvelākinfakat (der ki)but (would say)
20كونواك و نKVNkūnūolun"""Be"
21ربانيينر ب بRBBrabbāniyyīneRabbe halis kullarworshippers of the Lord
22بماbimāşeyler gereğincebecause
23كنتمك و نKVNkuntumolduğunuzyou have been
24تعلمونع ل مALMtuǎllimūneokuyorteaching
25الكتابك ت بKTBl-kitābeKitapthe Book
26وبماve bimāveand because
27كنتمك و نKVNkuntumolduğunuzyou have been
28تدرسوند ر سD̃RStedrusūneöğretiyor"studying (it)."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ما كان لبشر ان يوتيه الله الكتب والحكم والنبوة ثم يقول للناس كونوا عبادا لى من دون الله ولكن كونوا ربنين بما كنتم تعلمون الكتب وبما كنتم تدرسون

Arapça (Harekeli)

مَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُؤْتِيَهُ اللَّهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا لِّي مِن دُونِ اللَّهِ وَلَكِن كُونُوا رَبَّانِيِّينَ بِمَا كُنتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنتُمْ تَدْرُسُونَ

Transliterasyon

Mâ kâne li beşerin en yu’tiyehullâhul kitâbe vel hukme ven nubuvvete summe yekûle lin nâsi kûnû ıbâden lî min dûnillâhi ve lâkin kûnû rabbâniyyîne bi mâ kuntum tuallimûnel kitâbe ve bimâ kuntum tedrusûn|e|.

Transliteration (Eng.)

M<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na libasharin anyu/tiyahu All<span class="u">a</span>hu alkit<span class="u">a</span>ba wa<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>ukmawa<span class="b">al</span>nnubuwwata thumma yaqoola li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sikoonoo AAib<span class="u">a</span>dan lee min dooni All<span class="u">a</span>hi wal<span class="u">a</span>kinkoonoo rabb<span class="u">a</span>niyyeena bim<span class="u">a</span> kuntum tuAAallimoonaalkit<span class="u">a</span>ba wabim<span class="u">a</span> kuntum tadrusoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Hiçbir insana yakışmaz ki Allah, ona kitap, hüküm ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara, Tanrıyı bırakın da bana kul olun desin. Ancak öğretmekte, okumakta ve okutmakta olduğunuz kitaba uyup Rabbânî olun der.

Ali Bulaç

Beşerden hiç kimsenin, Allah kendisine kitabı, hükmü ve peygamberliği verdikten, sonra insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin" deme (hakkı ve yetki)si yoktur. Fakat o, "Öğrettiğiniz ve ders verdiğiniz kitaba göre Rabbaniler olunuz” (deme görevindedir.)

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir kimsenin, insanlara “Allah'ı bırakıp bana kul olun!” demesi mümkün değildir. Aksine “İlâhî kelâmın bilgisini öğreterek ve onu derinlemesine inceleyerek Allah adamları olun” der.

Diyanet İşleri

Hiçbir insanın, Allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah'ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.*

Edip Yüksel

ALLAH'ın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiçbir insan, "ALLAH'tan sonra bana da hizmet ediniz" diye halkı kendisine çağırmaz. Aksine, "Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Rabbine adayan kullar olun" der.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkıp insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kul olun." demesi yakışmaz. Fakat onun: "Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabb'e halis kullar olun" (demesi uygundur).

Erhan Aktaş

Allah’ın kendisine Kitap, hüküm ve nebilik verdiği bir kimsenin, “Allah’ın yanı sıra bana da kulluk edin demesi yakışmaz. Ancak, okuyup öğrendiğiniz Kitap’ın gereği olarak, “Kulluğunuz yalnızca Rabb’inize ait olsun.”* demesi gerekir.

Hakkı Yılmaz

Allah'ın ölümlü kimselerden, kendisine kitap, yasama-yürütme ve peygamberlik verdiği hiçbir kimse için, insanlara: “Allah'ın astlarından olan bana, kul/köle olun” demek yakışmaz. Fakat: “Öğrettiğiniz ve ders aldığınız/okuduğunuz kitap gereğince Rabbe içtenlikli kullar olunuz” demesi yaraşır.

Muhammed Esed

Allah'ın vahiy, sağlam muhakeme ve peygamberlik bağışladığı hiç kimsenin bundan sonra halkına, "Allah'ın yanısıra bana da kulluk edin!" demesi düşünülemez; aksine, (onlara şöyle öğüt verir): "ilahî kelâmın bilgisini yayarak ve kendiniz (onu) derinlemesine inceleyerek Allah adamları olun!"

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın kendisine vahiy, hüküm ve peygamberlik verdiği hiç kimsenin, bunun ardı sıra topluma "Allah'ın peşi sıra bana da kulluk edin!" demesi düşünülemez. Aksine "İlahi kelamı derinliğine öğrenip onu başkalarına da öğreterek Rabbâni şahsiyetler olun!" der.

Suat Yıldırım

Allah'ın kendisine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiği hiçbir insanın kalkıp da halka: “Allah'ın yanı sıra bana da kul olun. ” deme yetkisi yoktur. Lâkin o insanlara: “Öğretmekte ve okuyup okutmakta olduğunuz kitap sayesinde rabbanî olun. ” der.*

Süleyman Ateş

Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah ona Kitap, hüküm (hikmet) ve peygamberlik versin de, sonra (o kalksın) insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kullar olun", desin; fakat: "Öğrettiğiniz Kitap ve okuduğunuz şeyler gereğince Rabba halis kullar olun!" der.

Şaban Piriş

Allahın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir insanın, bütün bunlardan sonra:-Allahı bırakıp, benim kullarım olun, demesi mümkün değildir. Fakat:-Kitabı okuyup, incelediğinize göre Rabbe kul olunuz, der.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" desin. O ancak şöyle der: "Okuyup araştırdığınız şeylere, öğrettiğiniz şu Kitap'a dayanarak benliklerini Rabb'e adamış kullar olun."

Edip-Layth-Martha

It is not for a human that God would give him the book, the authority, and the prophethood, then he would say to the people: "Be servants to me rather than to God!", rather: "Be devotees to what you have been taught of the book, and to what you studied."*

Muhammad Asad

It is not conceivable that a human being unto whom God had granted revelation, and sound judgment, and prophethood, should thereafter have said unto people,* "Worship me beside God"; but rather [did he exhort them], "Become men of God* by spreading the knowledge of the divine writ, and by your own deep study [thereof]."

Rashad Khalifa

Never would a human being whom GOD blessed with the scripture and prophethood say to the people, "Idolize me beside GOD." Instead, (he would say), "Devote yourselves absolutely to your Lord alone," according to the scripture you preach and the teachings you learn.,

The Monotheist Group

It is not for any human being that God would give him the Book and the authority and the prophethood, then he would say to the people: "Be servants to me rather than God!" Rather: "Be Devotees for what you have been taught of the Book, and of what you have studied."