Rum Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | من | — | mine | Of | |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | those who |
| 3 | فرقوا | ف ر قFRG | ferraḳū | parçaladılar | divide |
| 4 | دينهم | د ي نD̃YN | dīnehum | dinlerini | their religion |
| 5 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | ve oldular | and become |
| 6 | شيعا | ش ي عŞYA | şiyeǎn | bölük bölük | sects, |
| 7 | كل | ك ل لKLL | kullu | her | each |
| 8 | حزب | ح ز بḪZB | Hizbin | gurup | party |
| 9 | بما | — | bimā | olanla | in what |
| 10 | لديهم | — | ledeyhim | kendi yanında | they have |
| 11 | فرحون | ف ر حFRḪ | feriHūne | sevinmektedir | rejoicing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
من الذين فرقوا دينهم وكانوا شيعا كل حزب بما لديهم فرحون
Arapça (Harekeli)
مِنَ الَّذِينَ فَرَّقُوا دِينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ
Transliterasyon
Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Mina alla<span class="u">th</span>eena farraqoo deenahum wak<span class="u">a</span>nooshiyaAAan kullu <span class="u">h</span>izbin bim<span class="u">a</span> ladayhim fari<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O şirk koşanlardan ki, dinlerinde aykırılığa düşmüşler de bölük bölük olmuşlardır ve her zümre, kendisinde bulunana râzı olup gitmiştir.
Ali Bulaç
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.
Bayraktar Bayraklı
Dinlerini parçalayan ve gruplara ayrılanlardan olmayınız! Her grup, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Diyanet İşleri
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Edip Yüksel
Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
O müşriklerden (olmayın ki) onlar, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.
Erhan Aktaş
Dinlerini parçalara bölen*, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.
Hakkı Yılmaz
(31,32)Kalben O'na yönelenler olarak, Allah'ın koruması altına girin, salâtı ikame edin [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturun-ayakta tutun], ortak koşanlardan; dinlerini parça parça bölmüş, ayrılıkçı gruplara ayrılmış kimselerden de olmayın. –Her ayrılıkçı grup kendi yanlarındaki şeylerle böbürlenmektedir.–
Muhammed Esed
(yahut) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olma!
Mustafa İslamoğlu
(Bir de) şunlardan olmayın ki, onlar dinlerini paramparça ettiler de (birbirine karşıt) taraftarlar haline geldiler; (artık) her hizip kendi elinde kalanla övünmekteler.
Suat Yıldırım
31, 32. Başka her şeyden geçerek O'na tam gönül verin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı hakkıyla ifa edin! Ve asla dinlerini parça parça edip kendileri de öbek öbek olan o müşriklerden olmayın! Öyle ki her hizip, kendi yanındakiyle böbürlenmektedir [6, 159].
Süleyman Ateş
(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.
Şaban Piriş
Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup olanlardan. Her parti kendi yanında olanlarla sevinir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler / fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
Edip-Layth-Martha
Or like those who split up their system, and they became sects; each group happy with what it had.*
Muhammad Asad
[or] among those who have broken the unity of their faith and have become sects, each group delighting in but what they themselves hold [by way of tenets].*
Rashad Khalifa
(Do not fall in idol worship,) like those who divide their religion into sects; each party rejoicing with what they have.,
The Monotheist Group
From those who have divided their system and become sects, each group is happy with what it has.