Secde Sûresi4. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (24 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1اللهAllahuAllahAllah
2الذيlleƶīki(is) the One Who
3خلقخ ل قḢLGḣaleḳayarattıcreated
4السماواتس م وSMVs-semāvātigöklerithe heavens
5والأرضا ر ضERŽvel'erDeve yeriand the earth
6وماve māveand whatever
7بينهماب ي نBYNbeynehumābunlar arasındakileri(is) between them
8فيin
9ستةس ت تSTTsittetialtısix
10أيامي و مYVMeyyāmingündeperiods.
11ثمṧummesonraThen
12استوىس و يSVYstevāistiva ettiestablished Himself
13علىǎlāüzerineon
14العرشع ر شARŞl-ǎrşiArşthe Throne.
15ماyokturNot
16لكمlekumsizinfor you
17منminbesides Him
18دونهد و نD̃VNdūnihiO'ndan başkabesides Him
19منminhiçbirany
20وليو ل يVLYveliyyindostunuzprotector
21ولاve lāve yokturand not
22شفيعش ف عŞFAşefīǐnşefa'atçinizany intercessor.
23أفلاefelāThen will not
24تتذكرونذ ك رZ̃KRteteƶekkerūnedüşünüp öğüt almıyor musunuz?you take heed?

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الله الذى خلق السموت والارض وما بينهما فى ستة ايام ثم استوى على العرش ما لكم من دونه من ولى ولا شفيع افلا تتذكرون

Arapça (Harekeli)

اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ مَا لَكُم مِّن دُونِهِ مِن وَلِيٍّ وَلَا شَفِيعٍ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Transliterasyon

Allâhullezî halakas semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arş|i|, mâ lekum min dûnihî min veliyyin ve lâ şefîi|n|, e fe lâ tetezekkerûn|e|.

Transliteration (Eng.)

All<span class="u">a</span>hu alla<span class="u">th</span>ee khalaqa a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>a wam<span class="u">a</span> baynahum<span class="u">a</span> fee sittatiayy<span class="u">a</span>min thumma istaw<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> alAAarshi m<span class="u">a</span>lakum min doonihi min waliyyin wal<span class="u">a</span> shafeeAAin afal<span class="u">a</span>tata<span class="u">th</span>akkaroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle bir Allah'tır ki gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasında ne varsa hepsini altı günde yaratmıştır da sonra arşa hâkim olmuştur; ondan başka ne bir dost ve yardımcı var size, ne bir şefâatçi; hâlâ mı düşünüp öğüt almazsınız?

Ali Bulaç

Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra arşa istiva etti. Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?

Bayraktar Bayraklı

Allah, gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde/evrede/dönemde yaratan, sonra arşı hakimiyeti altına alandır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçiniz vardır. Düşünüp ders almıyor musunuz?

Diyanet İşleri

Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçınız vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?*

Edip Yüksel

ALLAH gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan ve sonra tüm otoriteyi kurandır. Sizin için O'ndan ayrı bir veli (sahip) ve şefaatçi (aracı) yoktur. Öğütten anlamaz mısınız?

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz?

Erhan Aktaş

O Allah ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde* yarattı. Sonra arşa istiva etti.* Sizin O’ndan başka veliniz* ve şefaatçiniz yoktur. Hala öğüt almaz mısınız?

Hakkı Yılmaz

Allah, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede oluşturan ve de en büyük taht üzerinde egemenlik kurandır.* O'nun astlarından size bir yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakın ve bir destekçi, iltimasçı yoktur. Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

Muhammed Esed

ALLAH'TIR gökleri ve yeri ve ikisinin arasında bulunan her şeyi altı devrede yaratan ve sonra Kudret ve Hakimiyet Tahtı'na oturan; (Hesap Günü) ne sizi O'ndan koruyacak, ne de size şefaat edecek birini bulamazsınız: hâlâ düşünüp ders almaz mısınız?

Mustafa İslamoğlu

Gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri altı aşamada yaratan, sonra da hükümranlık makamına kurulan Allah'tır; (hesap günü) sizi O'ndan koruyacak ne bir dost ne de bir kayırıcı bulamazsınız: peki, hala ders almayacak mısınız?

Suat Yıldırım

Allah o hak mâbuddur ki gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları altı günde yaratmış, sonra da arşına kurulmuş mutlak hükümrandır. [7, 54]Sizin O'ndan başka ne hâmîniz, ne şefaatçiniz yoktur. Hâlâ gereğince düşünmez misiniz?

Süleyman Ateş

O (Allah) ki gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları altı günde yarattı; sonra Arş'a istiva etti. Sizin, O'ndan başka bir dostunuz, şefa'atçiniz yoktur. Düşünüp öğüt almıyor musunuz?

Şaban Piriş

Allah, gökleri ve yeri altı günde, yaratmış. Sonra da hakimiyeti altına almıştır. Sizin Ondan başka bir veliniz de şefaatçiniz de yoktur. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'tır ki gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra arş üzerinde egemenlik kurmuştur. O'nun dışındakilerden size ne bir dost vardır ne de bir şeffatçı. Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

Edip-Layth-Martha

God is the One who created the heavens and the earth, and everything between them in six days, then He settled to the Throne. You do not have beside Him any Lord, nor intercessor. Will you not then remember?*

Muhammad Asad

IT IS GOD who has created the heavens and the earth and all that is between them in six aeons, and is established on the throne of His almightiness.* You have none to protect you from God, and none to intercede for you [on Judgment Day]: will you not, then, bethink yourselves?

Rashad Khalifa

GOD is the One who created the heavens and the earth, and everything between them in six days, then assumed all authority. You have none beside Him as Lord, nor do you have an intercessor. Would you not take heed?,

The Monotheist Group

God is the One who has created the heavens and the earth, and what is between them in six days, then He settled upon the Throne. You do not have besides Him any Lord, nor intercessor. Will you not then remember?