Ahzab Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | oysa | And certainly |
| 2 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idiler | they had |
| 3 | عاهدوا | ع ه دAHD̃ | ǎāhedū | söz vermişler | promised |
| 4 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 5 | من | — | min | before, | |
| 6 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | daha önce | before, |
| 7 | لا | — | lā | not | |
| 8 | يولون | و ل يVLY | yuvellūne | dön(üp kaç)mayacaklarına | they would turn |
| 9 | الأدبار | د ب رD̃BR | l-edbāra | arkalarına | their backs. |
| 10 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve idiler | And is |
| 11 | عهد | ع ه دAHD̃ | ǎhdu | verilen sözden | (the) promise |
| 12 | الله | — | llahi | Allah'a | (to) Allah |
| 13 | مسئولا | س ا لSEL | mes'ūlen | sorumlu | to be questioned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد كانوا عهدوا الله من قبل لا يولون الادبر وكان عهد الله مسولا
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللَّهَ مِن قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْأَدْبَارَ وَكَانَ عَهْدُ اللَّهِ مَسْئُولًا
Transliterasyon
Ve lekad kânû âhedûllâhe min kablu lâ yuvellûnel edbâr|e|, ve kâne ahdullâhi mes’ûlâ(mes’ûlen).
Transliteration (Eng.)
Walaqad k<span class="u">a</span>noo AA<span class="u">a</span>hadoo All<span class="u">a</span>hamin qablu l<span class="u">a</span> yuwalloona al-adb<span class="u">a</span>ra wak<span class="u">a</span>naAAahdu All<span class="u">a</span>hi mas-ool<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Halbuki onlar, andolsun ki bundan önce söz de vermişlerdi Allah'a geri dönmemeleri için ve Allah'a verilen söz, sorulacaktır.
Ali Bulaç
Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz, mesuliyeti gerektirir.
Diyanet İşleri
Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!
Edip Yüksel
Daha önce de, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair ALLAH'a söz vermişlerdi. ALLAH'a verilmiş her söz sorulacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.
Erhan Aktaş
Oysaki onlar, daha önce arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz sorumluluktur.
Hakkı Yılmaz
Ve hiç kuşkusuz onlar, bundan önce, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına Allah'a yeminle ‘kesin söz’ vermişlerdi. Ve Allah'ın ahdi/Allah'a karşı verilen sözler sorumluluk getirir.
Muhammed Esed
halbuki daha önce (mesajına) sırt çevirmeyeceklerine dair Allah'ın huzurunda söz vermişlerdi: Allah'a verilen söz(ün hesabı) mutlaka sorulacaktır.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki onlar, daha önce kaçmayacaklarına dair Allah adına söz vermişlerdi: ama (olsun), nasıl olsa Allah'a verilen sözün hesabı sorulacaktı.
Suat Yıldırım
Halbuki daha önce, düşmandan kaçmayacaklarına dair Allah'a yemin ederek, söz vermişlerdi. Allah'a karşı verilen o ahitlerin hesabı elbette sorulacaktır.
Süleyman Ateş
Oysa arkalarına dön(üp kaç)mayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözden sorumlu idiler.
Şaban Piriş
Daha önce, arkalarına dönüp, kaçmayacaklarına Allaha söz vermişlerdi. Allaha verilen sözler elbette sorulacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun ki, onlar daha önce, geri dönüp kaçmayacaklarına ilişkin Allah'a söz vermişlerdi. Ve Allah'a verilen söz sorumluluk gerektirirdi.
Edip-Layth-Martha
Indeed they had pledged to God before this that they would not turn around and flee. Making a pledge to God brings great responsibility.
Muhammad Asad
although ere that they had vowed before God that they would never turn their backs [on His message]: and a vow made to God must surely be answered for!
Rashad Khalifa
They had pledged to GOD in the past that they would not turn around and flee; making a pledge with GOD involves a great responsibility.,
The Monotheist Group
And indeed they had pledged to God before this that they would not turn around and flee; and making a pledge to God brings great responsibility.