Ahzab Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | نساء | ن س وNSV | nisā'e | kadınları | wives |
| 3 | النبي | ن ب اNBE | n-nebiyyi | peygamber | (of) the Prophet! |
| 4 | لستن | ل ي سLYS | lestunne | siz değilsiniz | You are not |
| 5 | كأحد | ا ح دEḪD̃ | keeHadin | herhangi biri gibi | like anyone |
| 6 | من | — | mine | -dan | among |
| 7 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'i | kadınlar- | the women. |
| 8 | إن | — | ini | eğer | If |
| 9 | اتقيتن | و ق يVGY | tteḳaytunne | (Allah'tan) sakınıyorsanız | you fear (Allah), |
| 10 | فلا | — | felā | then (do) not | |
| 11 | تخضعن | خ ض عḢŽA | teḣDeǎ'ne | yumuşak bir eda yapmayın | be soft |
| 12 | بالقول | ق و لGVL | bil-ḳavli | sözlerinizde | in speech, |
| 13 | فيطمع | ط م عŦMA | feyeTmeǎ | böylece tamah etmesin | lest should be moved with desire |
| 14 | الذي | — | lleƶī | bulunan | he who, |
| 15 | في | — | fī | in | |
| 16 | قلبه | ق ل بGLB | ḳalbihi | kalbinde | his heart |
| 17 | مرض | م ر ضMRŽ | meraDun | hastalık | (is) a disease, |
| 18 | وقلن | ق و لGVL | veḳulne | ve söyleyin | but say |
| 19 | قولا | ق و لGVL | ḳavlen | bir söz | a word |
| 20 | معروفا | ع ر فARF | meǎ'rūfen | güzel | appropriate. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ينساء النبى لستن كاحد من النساء ان اتقيتن فلا تخضعن بالقول فيطمع الذى فى قلبه مرض وقلن قولا معروفا
Arapça (Harekeli)
يَا نِسَاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَأَحَدٍ مِّنَ النِّسَاءِ إِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذِي فِي قَلْبِهِ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَّعْرُوفًا
Transliterasyon
Yâ nisâen nebiyyi lestunne ke ehadin minen nisai inittekaytunne fe lâ tahda’ne bil kavli fe yatmaallezî fî kalbihî maradun ve kulne kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> nis<span class="u">a</span>a a<span class="b">l</span>nnabiyyilastunna kaa<span class="u">h</span>adin mina a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>-i iniittaqaytunna fal<span class="u">a</span> takh<span class="u">d</span>aAAna bi<span class="b">a</span>lqawli faya<span class="u">t</span>maAAaalla<span class="u">th</span>ee fee qalbihi mara<span class="u">d</span>un waqulna qawlanmaAAroof<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Peygamberin eşleri, siz, öbür kadınlardan birine benzemezsiniz; çekiniyorsanız sözü yumuşak bir tarzda söylemeyin ki gönlünde bir hastalık olan ümîde düşer sonra ve doğru ve güzel söz söyleyin.
Ali Bulaç
Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.
Bayraktar Bayraklı
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer kötülükten korunursanız, yabancı erkeklere karşı çekici bir eda ile konuşmayınız; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Örfe uygun söz söyleyiniz.
Diyanet İşleri
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin.*
Edip Yüksel
Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Erdemliyseniz, işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takva ile korunacaksanız, konuşurken kırıtmayın da kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamaha düşmesin. Güzel ve dosdoğru söz söyleyin.
Erhan Aktaş
Ey Nebi’nin hanımları! Siz sıradan bir kadın değilsiniz. Eğer takvalıysanız,* yabancı erkeklerle edalı* bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sö zün maruf* olanını söyleyin.
Hakkı Yılmaz
(32-34)Ey Peygamber'in kadınları! Siz kadınlardan herhangi biri değilsiniz; eğer Allah'ın koruması altına giriyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki sonra kalbinde hastalık bulunan; zihniyeti bozuk kimse tamah eder. Sözü örfe uygun/ herkesçe kabul gören bir şekilde söyleyin. Evlerinizde vakarlı olun, ilk cahiliyet gösterişi hâlinde gösteriş yapmayın, salâtı ikame edin [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturun-ayakta tutun], zekâtı/vergiyi verin, Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin. –Ey ehli beyt! Gerçekten Allah, sizden kiri gidermek ve sizi temizlemek ister.– Ve evlerinizde okunmakta olan Allah'ın âyetlerini ve haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri hatırlayın. Hiç şüphesiz Allah, çok lütfedicidir, gizliyi bilendir, her şeyin iç yüzünü, gizli taraflarını da iyi bilendir.
Muhammed Esed
Ey Peygamber eşleri! Siz (öteki) kadınlar gibi değilsiniz, eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine (hakkıyla) sahip olursanız! O halde, edalı bir şekilde konuşmayın ki kalplerinde maraz olanlar (size karşı) bir arzuya kapılmasın: daima yerinde ve uygun şekilde konuşun.
Mustafa İslamoğlu
Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir hanım gibi değilsiniz; tabi ki eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız. Şu halde işveli bir edayla konuşmayın, sonra kalplerinde hastalık bulunanlar yersiz bir arzuya kapılırlar; ama güzel ve düzgün konuşun!
Suat Yıldırım
Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvâ sizin sıfatınız olduğuna göre, namahrem erkeklere hitab ederken tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan bir şahıs, şeytanî bir ümide kapılmasın. Ciddi, ölçülü konuşun.
Süleyman Ateş
Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten) korunuyorsanız, sözü yumuşak (kıvrak) bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; güzel, (kuşkudan uzak bir biçimde) söz söyleyin.
Şaban Piriş
-Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allahtan korkuyorsanız , edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Uygun şekilde konuşun.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.
Edip-Layth-Martha
O wives of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honorable manner.*
Muhammad Asad
O wives of the Prophet! You are not like any of the [other] women, provided that you remain [truly] conscious of God.* Hence, be not over-soft in your speech, lest any whose heart is diseased should be moved to desire [you]: but, withal, speak in a kindly way.
Rashad Khalifa
O wives of the prophet, you are not the same as any other women, if you observe righteousness. (You have a greater responsibility.) Therefore, you shall not speak too softly, lest those with disease in their hearts may get the wrong ideas; you shall speak only righteousness.,
The Monotheist Group
O women of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honorable manner.