Ahzab Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ادعوهم | د ع وD̃AV | Ad'ǔhum | onları çağırın | Call them |
| 2 | لآبائهم | ا ب وEBV | liābāihim | babalarına nisbetle | "by their fathers;" |
| 3 | هو | — | huve | bu | it |
| 4 | أقسط | ق س طGSŦ | eḳseTu | daha adaletlidir | (is) more just |
| 5 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | yanında | near |
| 6 | الله | — | llahi | Allah | Allah. |
| 7 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 8 | لم | — | lem | not | |
| 9 | تعلموا | ع ل مALM | teǎ'lemū | bilmiyorsanız | you know |
| 10 | آباءهم | ا ب وEBV | ābā'ehum | babalarını | their fathers - |
| 11 | فإخوانكم | ا خ وEḢV | feiḣvānukum | onlar sizin kardeşlerinizdir | then (they are) your brothers |
| 12 | في | — | fī | in | |
| 13 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīni | dinde | [the] religion |
| 14 | ومواليكم | و ل يVLY | ve mevālīkum | ve dostlarınızdır | and your friends. |
| 15 | وليس | ل ي سLYS | veleyse | ve yoktur | But not is |
| 16 | عليكم | — | ǎleykum | size | upon you |
| 17 | جناح | ج ن حCNḪ | cunāHun | bir günah | any blame |
| 18 | فيما | — | fīmā | yaptığınızda | in what |
| 19 | أخطأتم | خ ط اḢŦE | eḣTa'tum | yanılarak | you made a mistake |
| 20 | به | — | bihi | bu konuda | in it, |
| 21 | ولكن | — | velākin | fakat vardır | but |
| 22 | ما | — | mā | what | |
| 23 | تعمدت | ع م دAMD̃ | teǎmmedet | bile bile yaptığında | intended |
| 24 | قلوبكم | ق ل بGLB | ḳulūbukum | kalblerinizin | your hearts. |
| 25 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve | And Allah |
| 26 | الله | — | llahu | Allah | And Allah |
| 27 | غفورا | غ ف رĞFR | ğafūran | çok bağışlayandır | (is) Oft-Forgiving, |
| 28 | رحيما | ر ح مRḪM | raHīmen | çok esirgeyendir | Most Merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ادعوهم لءابائهم هو اقسط عند الله فان لم تعلموا ءاباءهم فاخونكم فى الدين وموليكم وليس عليكم جناح فيما اخطاتم به ولكن ما تعمدت قلوبكم وكان الله غفورا رحيما
Arapça (Harekeli)
ادْعُوهُمْ لِآبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ اللَّهِ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوا آبَاءَهُمْ فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَمَوَالِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَا أَخْطَأْتُم بِهِ وَلَكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
Transliterasyon
Ud’ûhum li âbâihim huve aksatu indallâh|i|, fe in lem ta’lemû âbâehum fe ıhvânukum fîd dîni ve mevâlîkum, ve leyse aleykum cunâhun fîmâ ahta’tum bihî ve lâkin mâ taammedet kulûbukum, ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).
Transliteration (Eng.)
OdAAoohum li-<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>-ihim huwa aqsa<span class="u">t</span>uAAinda All<span class="u">a</span>hi fa-in lam taAAlamoo <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>ahumfa-ikhw<span class="u">a</span>nukum fee a<span class="b">l</span>ddeeni wamaw<span class="u">a</span>leekumwalaysa AAalaykum jun<span class="u">ah</span>un feem<span class="u">a</span> akh<span class="u">t</span>a/tumbihi wal<span class="u">a</span>kin m<span class="u">a</span> taAAammadat quloobukum wak<span class="u">a</span>naAll<span class="u">a</span>hu ghafooran ra<span class="u">h</span>eem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları, babalarının adlarını da anarak çağırın, bu, Allah katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız zâten onlar din bakımından kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır ve bir yanlışlıkta bulunursanız bir vebal yok size ve fakat yüreklerinizden bir kasıtla hareket ederseniz vebal altına girersiniz ve Allah, suçları örter, rahîmdir.
Ali Bulaç
Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah Katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Bayraktar Bayraklı
Evlatlıklarınızı öz babaları adına çağrınız! Allah katında en doğru olan budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul ediniz. Yanılarak yaptıklarınızda size günah yoktur; ama kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Diyanet İşleri
Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Edip Yüksel
Onları, öz babalarıyla bağlarını kesmeyecek biçimde çağırın. Bu davranış, ALLAH katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeşlerinizdir ve ailenizin bireyleridir. Kasıtlı olarak yaptıklarınız bir yana, yanılarak yaptığınız şeylerde size bir sorumluluk yoktur. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
Erhan Aktaş
Onları* babalarına nispet edin.* Bu Allah’ın yanında daha adilcedir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
Hakkı Yılmaz
Evlâtlıkları kendi babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha hakkaniyetlidir. Artık, eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve sözleşmeyle yakınlık kurduklarınızdır. Kalplerinizin kasıt göstererek yaptıkları; bilinçli, planlı- programlı yaptığınız şeyler dışında hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir vebal yoktur. Ve Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Muhammed Esed
(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince,) onları (gerçek) babalarının isimleri ile çağırın: bu, Allah nezdinde daha adaletli (bir davranış)tır; eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onları din kardeşleriniz ve arkadaşlarınız (olarak görün). Ama bu konuda yanılırsanız bir günah işlemiş olmazsınız: (asıl önemli olan) kalplerinizden geçendir, çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!
Mustafa İslamoğlu
(Şu halde evlatlıkları) babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında daha hakkaniyetli bir davranıştır; eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, zaten unutmayın ki onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır; bu konudaki yanılgılardan dolayı size bir vebal yoktur; fakat asıl kalbinizdeki kasıt (belirleyicidir): zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Suat Yıldırım
Öyleyse evlatlara babalarını esas alarak isim verin! Böyle yapmak Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, bu takdirde onları kardeş veya mevlâ olarak kabul edin! Yanılarak isimlerde yaptığınız hatalardan ötürü size vebal yoktur, ama kalplerinizin kasden yaptıklarında vebal vardır. Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur). [2, 286]*
Süleyman Ateş
Onları babalarının adına bağlayarak çağırın; bu, Allah yanında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok, fakat kalblerinizin bile bile yaptığında günah vardır. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Şaban Piriş
Evlatlıkları, babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında daha doğrudur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, artık onlar sizin din kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır. Bu konuda bir hata yapmışsanız, size günah yoktur. Fakat, kalplerinizin kasıtlı olarak yaptıkları böyle değildir. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Evlatlıklarınızı öz babalarına nispet ederek çağırın. Böyle yapmanız Allah katında adalete daha uygundur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o taktirde onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak işlediğiniz şeyde, üzerinize günah yoktur; fakat kalplerinizin kastetmiş oldukları müstesna. Ve Allah Gafur ve Rahim'dir.
Edip-Layth-Martha
Call them by their father's name. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, as your brothers in the system and members of your family. There is no sin upon you if you make a mistake in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Compassionate.
Muhammad Asad
[As for your adopted children,] call them by their [real] fathers' names: this is more equitable in the sight of God; and if you know not who their fathers were, [call them] your brethren in faith and your friends.* However, you will incur no sin if you err in this respect:* [what really matters is] but what your hearts intend - for God is indeed much-forgiv­ing, a dispenser of grace!
Rashad Khalifa
You shall give your adopted children names that preserve their relationship to their genetic parents. This is more equitable in the sight of GOD. If you do not know their parents, then, as your brethren in religion, you shall treat them as members of your family. You do not commit a sin if you make a mistake in this respect; you are responsible for your purposeful intentions. GOD is Forgiver, Most Merciful.,
The Monotheist Group
Name them by their fathers. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, name them as your brothers in the system and your patrons. There is no sin upon you for what mistake you make in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Merciful.