Ahzab Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ليسأل | س ا لSEL | liyesele | sorması için | That He may ask |
| 2 | الصادقين | ص د قṦD̃G | S-Sādiḳīne | doğrulara | the truthful |
| 3 | عن | — | ǎn | -ndan | about |
| 4 | صدقهم | ص د قṦD̃G | Sidḳihim | doğrulukları- | their truth. |
| 5 | وأعد | ع د دAD̃D̃ | ve eǎdde | ve hazırlamıştır | And He has prepared |
| 6 | للكافرين | ك ف رKFR | lilkāfirīne | kafirler için | for the disbelievers |
| 7 | عذابا | ع ذ بAZ̃B | ǎƶāben | bir azab | a punishment |
| 8 | أليما | ا ل مELM | elīmen | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ليسل الصدقين عن صدقهم واعد للكفرين عذابا اليما
Arapça (Harekeli)
لِّيَسْأَلَ الصَّادِقِينَ عَن صِدْقِهِمْ وَأَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا أَلِيمًا
Transliterasyon
Li yes’eles sâdikîne an sıdkıhim, ve eadde lil kâfirîne azâben elîmâ(elîmen).
Transliteration (Eng.)
Liyas-ala a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>diqeena AAan <span class="u">s</span>idqihimwaaAAadda lilk<span class="u">a</span>fireena AAa<span class="u">tha</span>ban aleem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Doğruların doğruluğunu sormak için ve kâfirlere, elemli bir azap hazırladık.
Ali Bulaç
Doğru olanlara doğruluk (ve bağlılık)larını (Allah'ın) sorması için. Kafirlere ise acı bir azap hazırlamıştır.
Bayraktar Bayraklı
Allah, o doğru kişilere ne söylediklerini soracaktır. Allah inkâr edenler için de acıklı bir azap hazırlamıştır.
Diyanet İşleri
Allah bu sözü doğruları doğruluklarıyla sorumlu kılmak için aldı. Kafirler için de çok acıklı bir azap hazırladı.*
Edip Yüksel
Böylece doğrulardan doğruluklarını soracağız. İnkarcılar içinse acı bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Bunu Allah), sadıklara sadakatlerinden sormak için yaptı. Kâfirler için ise acı verecek bir azab hazırladı.
Erhan Aktaş
Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun.* Ve gerçeği yalanlayan nankörlere de acı verecek bir azap hazırladı.
Hakkı Yılmaz
(7,8)Ve hani Biz, doğru kimselere doğruluklarından sormak için peygamberlerden; Nûh'tan, İbrâhîm'den, Mûsâ'dan ve Meryem oğlu Îsâ'dan ‘kesin söz’lerini almıştık. Senden de ‘kesin söz’ aldık. Biz, onlardan ağır bir ‘kesin söz’ aldık. Ve Allah, kâfirler; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için acı verecek bir azabı hazırladı.
Muhammed Esed
ki, (zamanın bitiminde) O, bu hak dâvânın temsilcilerine hakikate sadık kalmalarını(n yeryüzünde nasıl bir karşılık gördüğünü) sorabilsin. Ve O, hakikati inkar edenlerin tümü için acı bir azap hazırlamıştır!
Mustafa İslamoğlu
ta ki O, sözlerine sadık kalanların sadakatlerine buldukları karşılığın hesabını sorabilsin: zira O, inkarcılar için acıklı bir azap hazırlamıştır.
Suat Yıldırım
7, 8. Bir vakit, Biz peygamberlerden, kuvvetli bir söz almıştık: Senden, Nuh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan ve Meryem'in oğlu Îsa'dan. Evet onlardan pek sağlam söz almıştık ki vakti gelince O, sadıklara sözlerine bağlılıklarını sorsun. Kâfirlere ise gayet acı bir azap hazırladı. [3, 81; 42, 13; 5, 109; 7, 6]*
Süleyman Ateş
(Böyle yaptık) Ki (Allah), o doğrulara doğruluklarından sorsun. Kafirlere de acı bir azab hazırlamıştır.
Şaban Piriş
Doğrulara doğruluklarından sormak ve inkarcılara da acı bir azap hazırlamak için...
Yaşar Nuri Öztürk
Ki Allah, özüyle sözü bir olanlardan doğruluklarını sorsun. Küfre batmışlara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.
Edip-Layth-Martha
So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the ingrates a painful retribution.
Muhammad Asad
so that [at the end of time] He might ask those men of truth as to [what response] their truthfulness [had received on earth].* And grievous suffering has He readied for all who deny the truth!
Rashad Khalifa
Subsequently, He will surely question the truthful about their truthfulness, and has prepared for the disbelievers (in this Quranic fact) a painful retribution.,
The Monotheist Group
So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the rejecters a painful retribution.