Sebe Sûresi14. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | zaman | Then when |
| 2 | قضينا | ق ض يGŽY | ḳaDeynā | hükmettiğimiz | We decreed |
| 3 | عليه | — | ǎleyhi | onun | for him |
| 4 | الموت | م و تMVT | l-mevte | ölümüne | the death, |
| 5 | ما | — | mā | not | |
| 6 | دلهم | د ل لD̃LL | dellehum | göstermedi | indicated to them |
| 7 | على | — | ǎlā | [on] | |
| 8 | موته | م و تMVT | mevtihi | onun öldüğünü | his death |
| 9 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 10 | دابة | د ب بD̃BB | dābbetu | bir kurdundan | a creature |
| 11 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yer (ağaç) | (of) the earth |
| 12 | تأكل | ا ك لEKL | te'kulu | yiyen | eating |
| 13 | منسأته | ن س اNSE | minseetehu | değneğini | his staff. |
| 14 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | But when |
| 15 | خر | خ ر رḢRR | ḣarra | yıkıldı | he fell down, |
| 16 | تبينت | ب ي نBYN | tebeyyeneti | anlaşıldı ki | became clear |
| 17 | الجن | ج ن نCNN | l-cinnu | cinler | (to) the jinn |
| 18 | أن | — | en | that | |
| 19 | لو | — | lev | eğer | if |
| 20 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idi | they had |
| 21 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilseler | known |
| 22 | الغيب | غ ي بĞYB | l-ğaybe | gaybı | the unseen, |
| 23 | ما | — | mā | not | |
| 24 | لبثوا | ل ب ثLBS̃ | lebiṧū | kalmazlardı | they (would have) remained |
| 25 | في | — | fī | içinde | in |
| 26 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābi | azab | the punishment |
| 27 | المهين | ه و نHVN | l-muhīni | küçük düşürücü | humiliating. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما قضينا عليه الموت ما دلهم على موته الا دابة الارض تاكل منساته فلما خر تبينت الجن ان لو كانوا يعلمون الغيب ما لبثوا فى العذاب المهين
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلَى مَوْتِهِ إِلَّا دَابَّةُ الْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنسَأَتَهُ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ أَن لَّوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُهِينِ
Transliterasyon
Fe lemmâ kadaynâ aleyhil mevte mâ dellehum alâ mevtihî illâ dâbbetul ardı te’kulu minseeteh|u|, fe lemmâ harre tebeyyenetil cinnu en lev kânû ya’lemûnel gaybe mâ lebisû fîl azâbil muhîn|i|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> qa<span class="u">d</span>ayn<span class="u">a</span>AAalayhi almawta m<span class="u">a</span> dallahum AAal<span class="u">a</span> mawtihi ill<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span>bbatu al-ar<span class="u">d</span>i ta/kulu minsaatahu falamm<span class="u">a</span>kharra tabayyanati aljinnu an law k<span class="u">a</span>noo yaAAlamoonaalghayba m<span class="u">a</span> labithoo fee alAAa<span class="u">tha</span>bi almuheen<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mukadder ölümünü hükmettiğimiz zaman da sopasını yiyen kurttan başka hiçbir mahlûk, öldüğünü bildirmedi onlara; yere yıkılınca anlaşıldı ki cinler, gizli olan şeyleri bilselerdi aşağılatıcı azâp içinde kalıp durmazlardı.
Ali Bulaç
Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp-yaşamazlardı.
Bayraktar Bayraklı
Süleyman'ın ölümüne hükmedince, cinlere onun ölümünü ancak değneğini yiyen ağaç kurdu gösterdi. Süleyman yıkılınca anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilselerdi, o alçaltıcı/ağır işte çalışmayı sürdürmezlerdi.
Diyanet İşleri
Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.*
Edip Yüksel
Ölümüne hükmettiğimiz zaman, onlara onun ölmüş olduğunu, ancak değneğini yiyen bir yer yaratığı gösterdi. Yıkıldığı zaman cinler gerçeği gördü: Görülmeyeni bilselerdi o küçültücü zor işe devam etmezlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman ki Süleyman'a ölümü hükmettik, cinlere onun ölümünü sezdiren olmadı. Yalnız bir güve böceği yere dayandığı asâsını yiyordu. Bu sebeple Süleyman yere yıkılınca ortaya çıktı ki, cinler eğer gaybı bilir olsalar o zilletli azab içinde bekleyip durmazlardı.
Erhan Aktaş
On un ölümünü gerçekleştirdiğimiz zaman; ölümünü, değneğini yiyen “debbetulard”dan* başka bir şey ortaya çıkarmadı. Yere kapandığında ortaya çıktı ki; cinler* o gaybı* bilselerdi, o alçaltıcı azap* içinde kalmazlardı.
Hakkı Yılmaz
Ne zaman ki Biz o'nun ölümünü gerçekleştirdik; o'nun ölümüne, onlara değneğini yiyen yeryüzü canlısından başka hiçbir şey delâlet etmedi. Onun öldüğünü anlamalarına, onlara sadece değneğini yiyen yer canlısı/kurt sebep oldu. Ne zaman ki yüz üstü yere düştü, ortaya çıktı ki: “O yabancılar Süleymân'ın bilmedikleri ölümünü bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap; hasret, gurbet esaret, ağır işler, zincire vurulmuşluk içinde kalmazlardı.”*
Muhammed Esed
(Süleyman da ölümü elbet tadacaktı; fakat) Biz o'nun ölümüne hükmettiğimiz zaman, asâsını kemiren kurttan başka öldüğünü gösteren bir işaret yoktu. Ve Süleyman devrilince açıkça ortaya çıktı ki, (o'nun emrindeki) görünmeyen varlıklar, kavrayışlarının ötesindeki gerçekliği bilmiş olsalardı o aşağılayıcı (hizmetçilik) azabı içinde (sıkıntıyla) yaşamaya devam etmezlerdi.
Mustafa İslamoğlu
(Süleyman'ın görkemli iktidarına rağmen) bir zaman geldi ölüm hakkındaki yasamız ona da hükmetti; bastonunu kemiren ağaç kurdu olmasaydı, öldüğünü onlara bildiren bir delil asla olmayacaktı; nihayet (baston kırılıp) Süleyman devrilince, (bir gerçek) anlaşılmış oldu: eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o küçük düşürücü cezaya katlanmalarına gerek kalmazdı.
Suat Yıldırım
Süleyman'ın ölüm fermanını çıkarmamızdan sonra, cinler ve çevresindekiler onun öldüğünü, ancak dayandığı asasını bir ağaç kurdunun yemesi sonucunda, kendisinin yere yıkılmasından sonra anlayabildiler. O, yere düşünce cinler kesin olarak anladılar ki şayet gaybı bilmiş olsalardı kendilerini zelil ve perişan eden angarya işlerde devam edip gitmezlerdi.
Süleyman Ateş
(Süleyman'ın) Ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Kurdun yemesiyle değnek çürüyüp de ona dayalı duran Süleyman) Yıkılınca (onun öldüğü anlaşıldı ve) anlaşıldı ki eğer cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azab içinde kalmazlardı.*
Şaban Piriş
Süleymanın ölümünü takdir ettiğimiz zaman, onun ölümünü ancak değneğini kemiren bir kurt gösterdi. Yere yıkılınca, cinlerin gaybı (görülmeyeni) bilmedikleri ortaya çıktı. Böyle olmasaydı kendilerini alçaltan azap içinde kalmazlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen bir ağaç kurdundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.
Edip-Layth-Martha
Then, when We decreed death for him, nothing informed them of his death until a worm kept eating from his staff, so when he fell down, the Jinn realized that if they had known the unseen, they would not have remained in the humiliating retribution.
Muhammad Asad
Yet [even Solomon had to die; but] when We decreed that he should die, nothing showed them that he was dead except an earthworm that gnawed away his staff.* And when he fell to the ground, those invisible beings [subservient to him] saw clearly that, had they but understood the reality which was be­yond the reach of their perception,* they would not have continued [to toil] in the shameful suffering [of servitude]*
Rashad Khalifa
When the appointed time for his death came, they had no clue that he had died. Not until one of the animals tried to eat his staff, and he fell down, did the jinns realized that he was dead. They thus realized that if they really knew the unseen, they would have stopped working so hard as soon as he died.,
The Monotheist Group
Then, when We decreed death for him, nothing informed them of his death until a worm kept eating from his staff, so when he fell down, the Jinn realized that if they had known the unseen, they would not have remained in the humiliating retribution.