Fatır Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولم | — | evelem | Have they not | |
| 2 | يسيروا | س ي رSYR | yesīrū | hiç gez(ip dolaş)madılar mı? | traveled |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the land |
| 5 | فينظروا | ن ظ رNƵR | fe yenZurū | görsünler | and seen |
| 6 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 7 | كان | ك و نKVN | kāne | olduğunu | was |
| 8 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonunun | (the) end |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 10 | من | — | min | (were) before them? | |
| 11 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | kendilerinden önceki | (were) before them? |
| 12 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | onlar idiler | And they were |
| 13 | أشد | ش د دŞD̃D̃ | eşedde | daha güçlü | stronger |
| 14 | منهم | — | minhum | bunlardan | than them |
| 15 | قوة | ق و يGVY | ḳuvveten | kuvvet bakımından | (in) power. |
| 16 | وما | — | vemā | ve yoktur | But not |
| 17 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 18 | الله | — | llahu | Allah'ı | Allah |
| 19 | ليعجزه | ع ج زACZ | liyuǎ'cizehu | engelleyecek | that can escape (from) Him |
| 20 | من | — | min | hiçbir | any |
| 21 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şey | thing |
| 22 | في | — | fī | in | |
| 23 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 24 | ولا | — | ve lā | ve yoktur | and not |
| 25 | في | — | fī | in | |
| 26 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth. |
| 27 | إنه | — | innehu | şüphesiz O | Indeed, He |
| 28 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 29 | عليما | ع ل مALM | ǎlīmen | bilendir | All-Knower, |
| 30 | قديرا | ق د رGD̃R | ḳadīran | güçlüdür | All-Powerful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولم يسيروا فى الارض فينظروا كيف كان عقبة الذين من قبلهم وكانوا اشد منهم قوة وما كان الله ليعجزه من شىء فى السموت ولا فى الارض انه كان عليما قديرا
Arapça (Harekeli)
أَوَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَيَنظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَكَانُوا أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَمَا كَانَ اللَّهُ لِيُعْجِزَهُ مِن شَيْءٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ عَلِيمًا قَدِيرًا
Transliterasyon
E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim ve kânû eşedde minhum kuvveh(kuvveten), ve mâ kânallâhu lî yu’cizehu min şey’in fîs semâvâti ve lâ fîl ard|ı|, innehu kâne alîmen kadîrâ(kadîren).
Transliteration (Eng.)
Awa lam yaseeroo fee al-ar<span class="u">d</span>i fayan<span class="i"><span class="u">th</span></span>urookayfa k<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatu alla<span class="u">th</span>eena min qablihimwak<span class="u">a</span>noo ashadda minhum quwwatan wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>naAll<span class="u">a</span>hu liyuAAjizahu min shay-in fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwal<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i innahu k<span class="u">a</span>na AAaleemanqadeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler mi? Ve onlar, bunlardan daha güçlü, daha kuvvetliydi ve Allah'ı âciz bırakamaz hiçbir şey, ister göklerde olsun, ister yeryüzünde; şüphe yok ki o, her şeyi bilir, onun her şeye gücü yeter.
Ali Bulaç
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde ve yerde Allah'ı âciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, her şeyi bilir; her şeye gücü yeter.
Diyanet İşleri
Bunlar yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Halbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allah'ı aciz bırakacak bir güç vardır. O, bilendir, güçlüdür.
Edip Yüksel
Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmak için yeryüzünü dolaşmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiçbir şey ALLAH'ı aciz bırakamaz. O, Bilendir, Güçlüdür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Ne göklerde ve ne de yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Çünkü o her şeyi bilendir, her şeye kâdir olandır.
Erhan Aktaş
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah’ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen’dir, Her Şeye Gücü Yeten’dir.
Hakkı Yılmaz
Ve yeryüzünde gezip de bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Hâlbuki onlar, kuvvetçe kendilerinden daha çetin idiler. Göklerde ve yeryüzünde Allah'ı âciz bırakan hiçbir şey yoktur. Kesinlikle O, en iyi bilendir, en güçlü olandır.
Muhammed Esed
Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden daha güçlü önceki (hakikat inkarcı)larının uğradıkları âkibeti görmezler mi? Ve (görmezler mi) göklerde ve yerdeki hiçbir şey Allah'ın (iradesine) karşı gelemez, çünkü O, her şeyi bilendir ve gücünde sınırsızdır.
Mustafa İslamoğlu
Şimdi onlar hiç yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradığını görmediler mi? Oysa ki onların gücü bunlardan daha üstündü. Nitekim ne göklerde ne de yerde, hiçbir şeyin Allah'ı aciz bırakma imkan ve ihtimalı yoktur: çünkü O her şeyi bilir, üstün ve yüce kudret sahibidir.
Suat Yıldırım
Dünyada hiç dolaşıp da, kendilerinden önce yaşamış milletlerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Ne göklerde ve ne de yerde Allah'ı engelleyecek bir şey yoktur. Çünkü O alîmdir, kadirdir (her şeyi hakkıyla bilir ve her şeye gücü yeter).
Süleyman Ateş
(Bunlar,) Yeryüzünde hiç gez(ip dolaş)madılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Onlar, (bunlardan) daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allah'ı engelleyecek bir şey var. O, bilendir, güçlüdür.
Şaban Piriş
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir baksınlar. Onlardan daha güçlüydüler. Allahı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Çünkü O, her şeyi bilen ve güç yetirendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmediler mi? Onlar, kuvvet bakımından bunlardan daha zorluydular. Ne göklerde ne de yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Alim'dir O, Kadir'dir.
Edip-Layth-Martha
Did they not roam the earth and note what the consequence was for those who were before them? They were even more powerful than them in strength. But nothing can deter God be it in the heavens, or in the earth. He is Omniscient, Omnipotent.
Muhammad Asad
Have they never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [deniers of the truth] who lived before their time and were [so much] greater than they in power? And [do they not see that the will of] God can never be foiled by anything whatever in the heavens or on earth, since, verily, He is all-knowing, infinite in His power?
Rashad Khalifa
Have they not roamed the earth and noted the consequences for those who preceded them? They were even stronger than they. Nothing can be hidden from GOD in the heavens, nor on earth. He is Omniscient, Omnipotent.,
The Monotheist Group
Did they not roam the earth and note how was the consequence for those who were before them? And they were even more powerful than they in strength. But nothing can inhibit God be it in the heavens, or the earth. He is Knowledgeable, Omnipotent.