Saffat Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يطاف | ط و فŦVF | yuTāfu | dolaştırılır | Will be circulated |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhim | önlerinde | among them |
| 3 | بكأس | ك ا سKES | bike'sin | kadehler | a cup |
| 4 | من | — | min | -tan | from |
| 5 | معين | ع ي نAYN | meǐynin | akan kaynak- | a flowing spring, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يطاف عليهم بكاس من معين
Arapça (Harekeli)
يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
Transliterasyon
Yutâfu aleyhim bi ke’sin min maîn(maînin).
Transliteration (Eng.)
Yu<span class="u">ta</span>fu AAalayhim bika/sin min maAAeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kaynakları meydanda, akıp duran şarap ırmaklarından taslar sunulur onlara.
Ali Bulaç
Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.
Bayraktar Bayraklı
(45-46) Aralarında bembeyaz, içenlerin lezzet aldığı kaynaklardan doldurulmuş kadehler dolaştırılacaktır.
Diyanet İşleri
Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
Edip Yüksel
Onlara pınarlardan doldurulmuş kadehler sunulur.
Elmalılı Hamdi Yazır
45,46. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
Erhan Aktaş
Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kâseler dolaştırılır.
Hakkı Yılmaz
(41-49)İşte Allah'ın arıtılmış kulları, kendileri için belli bir rızık/meyveler olanlardır. Bol nimet cennetlerinde karşılıklı olarak tahtlar üzerinde ikram görenlerdir. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş, kendisinde zararlı bir yön olmayan, sarhoşluk da vermeyen bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır. Yanlarında da gözlerini kendilerine dikmiş iri gözlüler vardır. Korunmuş yumurta gibidir onlar.
Muhammed Esed
Aralarında dupduru pınarlardan (içecekle doldurulmuş) bir kâse dolaştırılacak,
Mustafa İslamoğlu
Aralarında kaynağından doldurulmuş kadehlerle kendilerine servis yapılacak;
Suat Yıldırım
43, 44, 45, 46, 47. Naim cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar. Kaynağından taze doldurulmuş, berrak mı berrak, içenlere pek hoş gelen, içinde zararlı ve sersemletici şey olmayan, sarhoş da etmeyen içecekler, dolu dolu kadehlerle etraflarında fır dönen hizmetçiler tarafından ikram edilir. [56, 17-19; 78, 34]*
Süleyman Ateş
Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
Şaban Piriş
45,46. -Etraflarında berrak bir kaynaktan, içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kaynaktan doldurulmuş kadehler dolandırılır çevrelerinde.
Edip-Layth-Martha
They will be served with cups of pure drinks.
Muhammad Asad
A cup will be passed round among them [with a drink] from unsullied springs,
Rashad Khalifa
Cups of pure drinks will be offered to them.,
The Monotheist Group
They will be served with a cup of pure drink.