Zümer Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | لله | — | lillahi | Allah'ındır | """To Allah (belongs)" |
| 3 | الشفاعة | ش ف عŞFA | ş-şefāǎtu | şefa'at | the intercession |
| 4 | جميعا | ج م عCMA | cemīǎn | tamamen | all. |
| 5 | له | — | lehu | O'nundur | For Him |
| 6 | ملك | م ل كMLK | mulku | mülkü | (is the) dominion |
| 7 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerin | (of) the heavens |
| 8 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDi | ve yerin | and the earth. |
| 9 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 10 | إليه | — | ileyhi | O'na | to Him |
| 11 | ترجعون | ر ج عRCA | turceǔne | döndürüleceksiniz | "you will be returned.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل لله الشفعة جميعا له ملك السموت والارض ثم اليه ترجعون
Arapça (Harekeli)
قُل لِّلَّهِ الشَّفَاعَةُ جَمِيعًا لَّهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Transliterasyon
Kul lillâhiş şefâatu cemîâ(cemîan), lehu mulkus semâvâti vel ard|ı|, summe ileyhi turceûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul lill<span class="u">a</span>hi a<span class="b">l</span>shshaf<span class="u">a</span>AAatujameeAAan lahu mulku a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>ithumma ilayhi turjaAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Bütün şefâat, Allah'ın; onundur göklerin ve yeryüzünün saltanatı ve tedbîri, sonra da dönüp onun tapısına gideceksiniz.
Ali Bulaç
De ki: "Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.”
Diyanet İşleri
De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
Edip Yüksel
De ki: "Tüm şefaat ALLAH'a aittir." Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.*
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
Erhan Aktaş
De ki: “Şefaat etme tamamıyla Allah’ın elindedir.* Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O’na aittir. Sonra O’na döndürüleceksiniz.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Bütün yardım, destek, kayırma Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü yalnızca O'nundur. Sonra yalnızca O'na döndürülürsünüz.”
Muhammed Esed
De ki: "Şefaat (hakkını verme yetkisi) yalnız Allah'a aittir: Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet (yalnız) O'nundur ve sonunda yalnız O'na döndürüleceksiniz".
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Şefaate (izin verme) yetkisi tamamıyla ve sadece Allah'a aittir: Gökler ve yerin mutlak otoritesi (de) O'na aittir: sonunda sadece O'na döndürüleceksiniz.
Suat Yıldırım
De ki: “Şefaatin tamamı Allah'a aittir. Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hâkimiyeti de O'nundur. Sonunda da O'nun huzuruna götürülecek, O'na hesap vereceksiniz. ”
Süleyman Ateş
De ki: "Şefa'at tamamen Allah'ındır (yardım ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
Şaban Piriş
De ki: Şefaatin hepsi Allahındır. Göklerin ve yerin hakimiyeti Ona aittir. Bir zaman sonra Ona döndürüleceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Şefaat, tümden Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü / yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."
Edip-Layth-Martha
Say, "To God belong all intercessions." To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.*
Muhammad Asad
Say: God's alone is [the power to bestow the right of] intercession:* His [alone] is the dominion over the heavens and the earth; and, in the end, Unto Him you will all be brought back."
Rashad Khalifa
Say, "All intercession belongs to GOD." To Him belongs all sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.,
The Monotheist Group
Say: "To God belongs all intercession." To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.