Zümer Sûresi46. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳuli | de ki | Say, |
| 2 | اللهم | — | llahumme | Allah'ım | """O Allah!" |
| 3 | فاطر | ف ط رFŦR | fāTira | yoktan var eden | Creator |
| 4 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | (of) the heavens |
| 5 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDi | ve yeri | and the earth, |
| 6 | عالم | ع ل مALM | ǎālime | bilen | Knower |
| 7 | الغيب | غ ي بĞYB | l-ğaybi | görülmeyeni | (of) the unseen |
| 8 | والشهادة | ش ه دŞHD̃ | ve şşehādeti | ve görüleni | and the witnessed, |
| 9 | أنت | — | ente | (ancak) sen | You |
| 10 | تحكم | ح ك مḪKM | teHkumu | hükmedersin | will judge |
| 11 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasında | between |
| 12 | عبادك | ع ب دABD̃ | ǐbādike | kullarının | Your slaves |
| 13 | في | — | fī | in | |
| 14 | ما | — | mā | şeylerde | what |
| 15 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used to |
| 16 | فيه | — | fīhi | hakkında | therein |
| 17 | يختلفون | خ ل فḢLF | yeḣtelifūne | ayrılığa düştükleri | "differ.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل اللهم فاطر السموت والارض علم الغيب والشهدة انت تحكم بين عبادك فى ما كانوا فيه يختلفون
Arapça (Harekeli)
قُلِ اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِي مَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ
Transliterasyon
Kulillâhumme fâtıras semâvâti vel ardı âlimel gaybi veş şehâdeti ente tahkumu beyne ıbâdike fî mâ kânû fîhi yahtelifûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Quli all<span class="u">a</span>humma f<span class="u">at</span>ira a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>i AA<span class="u">a</span>lima alghaybi wa<span class="b">al</span>shshah<span class="u">a</span>datianta ta<span class="u">h</span>kumu bayna AAib<span class="u">a</span>dika fee m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noofeehi yakhtalifoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Gökleri ve yeryüzünü yaratan, gizliyi de, açıkta olanı da bilen Allah'ım, ihtilâfa düştükleri şeyler hakkında, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.
Ali Bulaç
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen Allah'ım. Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Ey Allah'ım! Ey göklerin ve yerin yoktan yaratıcısı! Ey gizli ve açık her şeyi bilen! Kullarının, arasında ayrılığa düştükleri konularda hüküm verecek sensin.”
Diyanet İşleri
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de aşikarı da bilen Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.
Edip Yüksel
De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve açığı Bilen Tanrım, ayrılığa düştükleri konularda kulların arasında hükmü yalnız sen verirsin."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
Erhan Aktaş
De ki: “Göklere ve yere işleyiş yasalarını koyan, gaybı* ve görüneni bilen Allah’ım! Kullarının aralarında çekiştikleri şeyler hakkında hüküm verecek olan Sen’sin.”
Hakkı Yılmaz
De ki: “Ey göklerin ve yerin yoktan yaratıcısı/parçalayıcısı, görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği ve varlıkların akıl ve duyularla gözlenenlerini bilen Allah'ım! Kulların arasında, çekişip durdukları o şeyler hakkında Sen hüküm vereceksin.”
Muhammed Esed
De ki: "Ey Allahım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de, yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen! Kullarının ayrılığa düştükleri her konuda (Kıyamet Günü) aralarında hüküm verecek olan Sensin!"
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah'ım! Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Ey idraki aşan hakiketleri de, idrak edilenleri de bilen! Kullarının tartıştıkları konularda, aralarında son sözü söyleyecek olan yalnızca Sensin, Sen!
Suat Yıldırım
Sen şöyle dua et: “Allah'ım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey görünen görünmeyen ne varsa bilen. Hakkında ihtilaf ettikleri her meselede kulların arasında Sen elbette hükmedeceksin. Ben bu güven içinde bekliyor ve sabrediyorum. ”*
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'ım, ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görülmeyeni ve görüleni bilen! Ancak Sen, ayrılığa düştükleri şeylerde kullarının arasında hükmedersin."
Şaban Piriş
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, görülmeyeni ve görüleni bilen Allahım, hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda kulların arasında hüküm verecek sensin.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ey Allahım! Ey gökleri ve yeri yaratan, ey görülemeyeni ve görüleni bilen! Sen hüküm vereceksin kulların arasında, ihtilaf ettikleri şeyler hakkında."
Edip-Layth-Martha
Say, "Our god, Initiator of the heavens and the earth, Knower of the unseen and the seen, You will judge between Your servants regarding what they disputed in."
Muhammad Asad
Say: O God! Originator of the heavens and the earth! Knower of all that is beyond the reach of a created being's perception, as well as of all that can be witnessed by a creature's senses or mind!* It is Thou who wilt judge between Thy servants [on Resurrection Day] with regard to all on which they were wont to differ!"
Rashad Khalifa
Proclaim: "Our god, Initiator of the heavens and the earth, Knower of all secrets and declarations, You are the only One who judges among Your servants regarding their disputes.",
The Monotheist Group
Say: "Our god, Initiator of the heavens and the earth, Knower of the unseen and the seen, You will judge between Your servants regarding what they disputed in."