Nisa Sûresi153. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (37 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يسألك | س ا لSEL | yeseluke | senden istiyorlar | Ask you |
| 2 | أهل | ا ه لEHL | ehlu | ehli | (the) People |
| 3 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābi | Kitap | (of) the Book |
| 4 | أن | — | en | that | |
| 5 | تنزل | ن ز لNZL | tunezzile | indirmeni | you bring down |
| 6 | عليهم | — | ǎleyhim | kendilerine | to them |
| 7 | كتابا | ك ت بKTB | kitāben | bir Kitap | a book |
| 8 | من | — | mine | -ten | from |
| 9 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gök- | the heaven. |
| 10 | فقد | — | feḳad | muhakkak | Then indeed, |
| 11 | سألوا | س ا لSEL | seelū | istemişler | they (had) asked |
| 12 | موسى | — | mūsā | Musa'dan | Musa |
| 13 | أكبر | ك ب رKBR | ekbera | daha büyüğünü | greater |
| 14 | من | — | min | than | |
| 15 | ذلك | — | ƶālike | bundan | that |
| 16 | فقالوا | ق و لGVL | feḳālū | demişlerdi | for they said, |
| 17 | أرنا | ر ا يREY | erinā | bize göster | """Show us" |
| 18 | الله | — | llahe | Allah'ı | Allah |
| 19 | جهرة | ج ه رCHR | cehraten | açıkça | "manifestly,""" |
| 20 | فأخذتهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶethumu | derhal onları yakalamıştı | so struck them |
| 21 | الصاعقة | ص ع قṦAG | S-Sāǐḳatu | yıldırım gürültüsü | the thunderbolt |
| 22 | بظلمهم | ظ ل مƵLM | biZulmihim | haksızlıklarından dolayı | for their wrongdoing. |
| 23 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 24 | اتخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | tteḣaƶū | tutmuşlardı | they took |
| 25 | العجل | ع ج لACL | l-ǐcle | buzağıyı (tanrı) | the calf (for worship) |
| 26 | من | — | min | from | |
| 27 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 28 | ما | — | mā | [what] | |
| 29 | جاءتهم | ج ي اCYE | cā'ethumu | kendilerine geldikken | came to them |
| 30 | البينات | ب ي نBYN | l-beyyinātu | açık deliller | the clear proofs, |
| 31 | فعفونا | ع ف وAFV | feǎfevnā | vazgeçtik | then We forgave them |
| 32 | عن | — | ǎn | for | |
| 33 | ذلك | — | ƶālike | bundan da | that. |
| 34 | وآتينا | ا ت يETY | ve āteynā | ve verdik | And We gave |
| 35 | موسى | — | mūsā | Musa'ya | Musa |
| 36 | سلطانا | س ل طSLŦ | sulTānen | bir yetki | an authority |
| 37 | مبينا | ب ي نBYN | mubīnen | açık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يسلك اهل الكتب ان تنزل عليهم كتبا من السماء فقد سالوا موسى اكبر من ذلك فقالوا ارنا الله جهرة فاخذتهم الصعقة بظلمهم ثم اتخذوا العجل من بعد ما جاءتهم البينت فعفونا عن ذلك وءاتينا موسى سلطنا مبينا
Arapça (Harekeli)
يَسْأَلُكَ أَهْلُ الْكِتَابِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِّنَ السَّمَاءِ فَقَدْ سَأَلُوا مُوسَى أَكْبَرَ مِن ذَلِكَ فَقَالُوا أَرِنَا اللَّهَ جَهْرَةً فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِن بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَن ذَلِكَ وَآتَيْنَا مُوسَى سُلْطَانًا مُّبِينًا
Transliterasyon
Yes’eluke ehlul kitâbi en tunezzile aleyhim kitâben mines semâi fe kad seelû mûsâ ekbere min zâlike fe kâlû erinallâhe cehreten fe ehazethumus sâikatu bi zulmihim, summettehazûl ıcle min ba’di mâ câethumul beyyinâtu fe afevnâ an zâlik|e|, ve âteynâ mûsâ sultânen mubînâ(mubînen).
Transliteration (Eng.)
Yas-aluka ahlu alkit<span class="u">a</span>bi an tunazzilaAAalayhim kit<span class="u">a</span>ban mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-i faqadsaaloo moos<span class="u">a</span> akbara min <span class="u">tha</span>lika faq<span class="u">a</span>loo arin<span class="u">a</span>All<span class="u">a</span>ha jahratan faakha<span class="u">th</span>at-humu a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>AAiqatubi<span class="i"><span class="u">th</span></span>ulmihim thumma ittakha<span class="u">th</span>oo alAAijla minbaAAdi m<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>at-humu albayyin<span class="u">a</span>tu faAAafawn<span class="u">a</span>AAan <span class="u">tha</span>lika wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span> sul<span class="u">ta</span>nanmubeen<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kitap ehli, onlara gökten bir kitap indirmeni isterler, Mûsâ'dan bundan da büyük bir şey istemişler, bize Allah'ı apaçık göster demişlerdi de zulümleri yüzünden bir yıldırım düşüp yakıvermişti onları. Sonra da onlara apaçık deliller geldiği halde buzağıya tanrı demişlerdi, gene de bu suçlarını bağışlamıştık da Mûsâ'ya apaçık bir kudret vermiştik.
Ali Bulaç
Kitap Ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: "Bize Allah'ı açıkça göster." Böylece zulümlerinden dolayı onlara yıldırım çarpmıştı. Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. Yine bundan dolayı onları affettik ve Musa'ya apaçık olan ispatlayıcı bir delil verdik.
Bayraktar Bayraklı
Ehli kitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah'ı apaçık göster” demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine bunca açık mûcizeler gelmişken buzağıya taptılar. Nihayet biz, tövbe ettiklerinden, onları bağışladık ve Mûsâ'ya açık bir hâkimiyet verdik.
Diyanet İşleri
Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa'dan, bunun daha büyüğünü istemişler de, "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Bilahare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affettik. Ve Musa'ya apaçık delil (ve yetki) verdik.*
Edip Yüksel
Kitap halkı, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bunun daha büyüğünü istemiş ve, "Bize ALLAH'ı fiziksel olarak göster" demişlerdi. Böyle sınırı aşmalarından ötürü onlara yıldırım çarptı. Kendilerine apaçık deliller gelmesine rağmen buzağıya hizmet ettiler. Onları yine affettik. Musa'ya da apaçık bir yetki verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve: "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi. Onları bundan dolayı da affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik.
Erhan Aktaş
Ehli Kitap, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Daha önce Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: “Bize Allah’ı açıkça göster.” demişlerdi. Bu haksızlıklarından dolayı, onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık kanıtlar içeren bilgiler geldiği halde yine de buzağıyı ilah edindiler. Biz onları bağışladık ve Musa’ya apaçık bir yetki verdik.
Hakkı Yılmaz
Kitap Ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Ve kesinlikle onlar Mûsâ'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi de: “Allah'ı bize açıkça göster” demişlerdi. Sonra da haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra da kendilerine açık deliller geldiği hâlde altını ilâh edinmişlerdi. Sonra Biz onları bundan dolayı da affettik. Ve Biz, Mûsâ'ya apaçık bir kanıt verdik.
Muhammed Esed
TEVRAT'IN izleyicileri, (ey Peygamber,) gökten kendilerine bir vahiy indirmeni isterler. Onlar Musa'dan bunun daha büyüğünü istemişler ve "Bizi Allah ile yüz yüze getir" demişlerdi de bu çarpıklıkları yüzünden onları biz ceza yıldırımı çarpmıştı. Daha sonra (altın) buzağıya tapmaya başlamışlardı, ve hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra yapmışlardı bunu! Yine de bu (günahları)nı silmiş ve Musa'ya (hakikatin) açık kanıtını bahşetmiştik;
Mustafa İslamoğlu
Önceki vahyin takipçisi olan (Yahudiler), senden, gökten kendilerine özel bir kitap indirmeni istiyorlar. Onlar Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah'ı doğrudan göster!" demişlerdi. Bu densizlikleri yüzünden yıldırım çarpmışa döndüler. Daha sonra kendilerine (tevhidin) apaçık belgeleri geldiği halde buzağı (heykeli)ne tapınmaya başladılar. Yine de onları bu günahlarından arındırmış, Musa'ya ise güçlü bir (nübüvvet) delili bahşetmiş
Suat Yıldırım
Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Bu cahilliklerini çok görme! Nitekim daha önce Mûsâ'dan bundan da fazlasını istemişlerdi ve: “Allah'ı bize açıktan göster! ” demişlerdi. Bunun üzerine de, zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Daha sonra kendilerine açık mûcizeler ve deliller gelmesini müteakip bu sefer tuttular buzağıyı tanrı edindiler. Derken onlar tövbe edince, bunu da bağışladık. Ve Mûsâ'ya da onlar üzerinde âşikâr bir nüfuz ve kudret verdik. [7, 143]{KM, Çıkış 33, 18}*
Süleyman Ateş
Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir Kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler: "Allah'ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Haksızlıklarından dolayı derhal onları yıldırım gürültüsü yakalamıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmişken buzağıyı (tanrı) tutmuşlardı. Bundan da vazgeçtik ve Musa'ya açık bir yetki verdik.
Şaban Piriş
Kitap ehli senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar, Musadan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: - Bize Allahı apaçık göster, demişlerdi. Zulümleri yüzünden onları yıldırım çarpmıştı. kendilerine belgeler geldikten sonra da buzağıyı ilah edinmişlerdi. Ardından onları bağışladık ve Musaya apaçık iktidar verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ehlikitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Zaten onlar Musa'dan da bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: "Allah'ı bize açıktan göster." Bunun üzerine zulümlerinden ötürü kendilerini yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık-seçik kanıtların gelişi ardından buzağıya taptılar. Biz onların bu günahını da affettik. Biz Musa'ya apaçık bir kanıt / bir hükmetme gücü verdik.
Edip-Layth-Martha
The people of the book ask you to bring down to them a book from the heavens. They had asked Moses for even more than that, for they said, "Let us see God plainly!", so the lightning bolt took them for their wickedness. Then they took the calf after the proof had come to them, and We pardoned them for this; We gave Moses a clear authority.*
Muhammad Asad
THE FOLLOWERS of the Old Testament* demand of thee [O Prophet] that thou cause a revelation to be sent down to them from heaven.* And an even greater thing than this did they demand of Moses when they said, "Make us see God face to face" - whereupon the thunderbolt of punishment overtook them for this their wickedness.* After that, they took to worshipping the [golden] calf - and this after all evidence of the truth had come unto them! None the less, We effaced this [sin of theirs], and vouchsafed unto Moses a clear proof [of the truth],
Rashad Khalifa
The people of the scripture challenge you to bring down to them a book from the sky! They have asked Moses for more than that, saying, "Show us GOD, physically." Consequently, the lightning struck them, as a consequence of their audacity. Additionally, they worshipped the calf, after all the miracles they had seen. Yet, we pardoned all this. We supported Moses with profound miracles.,
The Monotheist Group
The people of the Book ask you to bring down to them a book from the heaven. They had asked Moses for even more than that, for they said: "Show us God openly!" So the lightning strike took them for their wickedness. Then they took the calf after the clarity had come to them, and We pardoned them for this; We gave Moses a clear authority.