Nisa Sûresi162. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لكن | — | lākini | fakat | But |
| 2 | الراسخون | ر س خRSḢ | r-rāsiḣūne | derinleşmiş olanlar | the ones who are firm |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | العلم | ع ل مALM | l-ǐlmi | ilimde | the knowledge |
| 5 | منهم | — | minhum | içlerinden | among them |
| 6 | والمؤمنون | ا م نEMN | velmu'minūne | ve mü'minler | and the believers |
| 7 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanırlar | believe |
| 8 | بما | — | bimā | şeye | in what |
| 9 | أنزل | ن ز لNZL | unzile | indirilen | (is) revealed |
| 10 | إليك | — | ileyke | sana | to you |
| 11 | وما | — | ve mā | ve şeye | and what |
| 12 | أنزل | ن ز لNZL | unzile | indirilen | was revealed |
| 13 | من | — | min | from | |
| 14 | قبلك | ق ب لGBL | ḳablike | senden önce | before you. |
| 15 | والمقيمين | ق و مGVM | velmuḳīmīne | ve -doğrulmuş | And the ones who establish |
| 16 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāte | SaLâTe/Desteğe | the prayer |
| 17 | والمؤتون | ا ت يETY | velmu'tūne | ve vermiş | and the ones who give |
| 18 | الزكاة | ز ك وZKV | z-zekāte | zekatı | the zakah |
| 19 | والمؤمنون | ا م نEMN | velmu'minūne | ve doğrulaşmış | and the ones who believe |
| 20 | بالله | — | billahi | Allah'la | in Allah |
| 21 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 22 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | the Last - |
| 23 | أولئك | — | ulāike | işte onlara | those, |
| 24 | سنؤتيهم | ا ت يETY | senu'tīhim | vereceğiz | We will give them |
| 25 | أجرا | ا ج رECR | ecran | bir mükafat | a reward, |
| 26 | عظيما | ع ظ مAƵM | ǎZīmen | büyük | great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لكن الرسخون فى العلم منهم والمومنون يومنون بما انزل اليك وما انزل من قبلك والمقيمين الصلوة والموتون الزكوة والمومنون بالله واليوم الءاخر اولئك سنوتيهم اجرا عظيما
Arapça (Harekeli)
لَّكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَالْمُقِيمِينَ الصَّلَاةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ أُولَئِكَ سَنُؤْتِيهِمْ أَجْرًا عَظِيمًا
Transliterasyon
Lâkinir râsihûne fîl ilmi minhum vel mu’minûne yu’minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablike vel mukîmînes salâte vel mu’tûnez zekâte vel mu’minûne billâhi vel yevmil âhir|i|, ulâike senu’tîhim ecren azîmâ(azîmen).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span>kini a<span class="b">l</span>rr<span class="u">a</span>sikhoonafee alAAilmi minhum wa<span class="b">a</span>lmu/minoona yu/minoona bim<span class="u">a</span>onzila ilayka wam<span class="u">a</span> onzila min qablika wa<span class="b">a</span>lmuqeemeenaa<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ta wa<span class="b">a</span>lmu/toona a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>tawa<span class="b">a</span>lmu/minoona bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiriol<span class="u">a</span>-ika sanu/teehim ajran AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat onlardan bilgide ileri olanlar ve inananlar, sana indirilene de inanırlar, senden önce indirilenlere de ve namaz kılanlardır, zekât verenlerdir, Allah'a ve âhiret gününe inananlardır onlar ve biz onlara büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Bulaç
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.
Bayraktar Bayraklı
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük ödül vereceğiz.
Diyanet İşleri
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekatı verenler; Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz.
Edip Yüksel
Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve gerçeği onaylayanlar, sana indirileni ve senden önce indirilenleri onaylar. Namazı gözetir, zekâtı verir, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylarlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Erhan Aktaş
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş* olanlar, sana ve senden önce indirilene iman eden mü’minler, salâtı ikame edenler, zekâtı verenler*, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman edenler var ya işte onlara gelecekte büyük bir ödül vereceğiz.
Hakkı Yılmaz
Fakat bu Yahudileşenlerden bilgide derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan, ayakta tutan], vergiyi veren, Allah'a ve âhiret gününe iman edenlerdir. İşte onlar, Bizim büyük bir ödül vereceklerimizdir.
Muhammed Esed
İçlerinden bilgide derinleşmiş olanlara, sana ve senden öncekilere indirilmiş olana iman edenlere, (özellikle) namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, karşılık beklemeden harcayanlara, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara gelince; işte Biz, bunlara büyük bir mükafat bahşedeceğiz.
Mustafa İslamoğlu
Lakin içlerinde ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden önce indirilene iman edenlere, özellikle de namazı istikamet üzre diriltenlere, zekatı gönülden gelerek verenlere, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara; işte bunlara, zamanı gelince muazzam bir ödül bahşedeceğiz.
Suat Yıldırım
Fakat onlardan geniş ilmi olanlar ile müminler, hem sana indirilen Kur'ân'a, hem de senden önce indirilen kitaplara iman ederler. O namaz kılanlar, zekât verenler, Allah'a ve âhirete hakkıyla iman edenler var ya, işte onlara yarın büyük mükâfat vereceğiz.
Süleyman Ateş
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!
Şaban Piriş
Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekat veren müminlere, Allaha ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ama onarın ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirilene de senden önce indirilene de inanırlar. Namazı kılıcıdırlar, zekatı vericidirler, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Edip-Layth-Martha
But those of them who are firm in knowledge, as well as those who acknowledge, they acknowledge what was sent down to you and what was sent down before you; and those who observe the contact prayer, and those who contribute towards betterment, and those who acknowledge God and the Last day; to these We will give them their reward greatly.
Muhammad Asad
But as for those from among them who are deeply rooted in knowledge,* and the believers who believe in that which has been bestowed upon thee from on high as well as that which was bestowed from on high before thee, and those who are [es­pecially] constant in prayer,* and spend in charity, and all who believe in God and the Last Day - these it is unto whom We shall grant a mighty reward.
Rashad Khalifa
As for those among them who are well founded in knowledge, and the believers, they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you. They are observers of the Contact Prayers (Salat), and givers of the obligatory charity (Zakat); they are believers in GOD and the Last Day. We grant these a great recompense.,
The Monotheist Group
But those of them who are well founded in knowledge, and the believers, they believe in what was sent down to you and what was sent down before you; and those who hold the contact prayer, and those who contribute towards purification, and those who believe in God and the Last Day; to these We will give them their recompense greatly.