Nisa Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (40 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الرجال | ر ج لRCL | Er-ricālu | erkekler | [The] men |
| 2 | قوامون | ق و مGVM | ḳavvāmūne | yöneticidirler | (are) protectors |
| 3 | على | — | ǎlā | üzerinde | of |
| 4 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'i | kadınlar | the women |
| 5 | بما | — | bimā | zira | because |
| 6 | فضل | ف ض لFŽL | feDDele | üstün kılmıştır | (has) bestowed |
| 7 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 8 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dehum | bir kısmını | some of them |
| 9 | على | — | ǎlā | üzerine | over |
| 10 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | diğerinin | others |
| 11 | وبما | — | ve bimā | ve çünkü | and because |
| 12 | أنفقوا | ن ف قNFG | enfeḳū | infak ederler | they spend |
| 13 | من | — | min | -ndan | from |
| 14 | أموالهم | م و لMVL | emvālihim | malları- | their wealth. |
| 15 | فالصالحات | ص ل حṦLḪ | feSSāliHātu | iyi kadınlar | So the righteous women |
| 16 | قانتات | ق ن تGNT | ḳānitātun | ita'atkar olup | (are) obedient, |
| 17 | حافظات | ح ف ظḪFƵ | HāfiZātun | korurlar | guarding |
| 18 | للغيب | غ ي بĞYB | lilğaybi | gizliyi | in the unseen |
| 19 | بما | — | bimā | karşılık | that which |
| 20 | حفظ | ح ف ظḪFƵ | HafiZe | kendilerini korumasına | (orders) them to guard |
| 21 | الله | — | llahu | Allah'ın | (by) Allah. |
| 22 | واللاتي | — | vellātī | kadınlara | And those (from) whom |
| 23 | تخافون | خ و فḢVF | teḣāfūne | korktuğunuz | you fear |
| 24 | نشوزهن | ن ش زNŞZ | nuşūzehunne | hırçınlık etmelerinden | their ill-conduct |
| 25 | فعظوهن | و ع ظVAƵ | feǐZūhunne | öğüt verin | then advise them, |
| 26 | واهجروهن | ه ج رHCR | vehcurūhunne | onlara sokulmayın | and forsake them |
| 27 | في | — | fī | in | |
| 28 | المضاجع | ض ج عŽCA | l-meDāciǐ | yataklarda | the bed |
| 29 | واضربوهن | ض ر بŽRB | veDribūhunne | ve onları dövün | and [finally] strike them. |
| 30 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 31 | أطعنكم | ط و عŦVA | eTaǎ'nekum | size ita'at ederlerse | they obey you |
| 32 | فلا | — | felā | then (do) not | |
| 33 | تبغوا | ب غ يBĞY | tebğū | artık aramayın | seek |
| 34 | عليهن | — | ǎleyhinne | onların aleyhine | against them |
| 35 | سبيلا | س ب لSBL | sebīlen | başka bir yol | a way. |
| 36 | إن | — | inne | çünkü | Indeed, |
| 37 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 38 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 39 | عليا | ع ل وALV | ǎliyyen | yücedir | Most High, |
| 40 | كبيرا | ك ب رKBR | kebīran | büyüktür | Most Great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الرجال قومون على النساء بما فضل الله بعضهم على بعض وبما انفقوا من امولهم فالصلحت قنتت حفظت للغيب بما حفظ الله والتى تخافون نشوزهن فعظوهن واهجروهن فى المضاجع واضربوهن فان اطعنكم فلا تبغوا عليهن سبيلا ان الله كان عليا كبيرا
Arapça (Harekeli)
الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ بِمَا فَضَّلَ اللَّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنفَقُوا مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِّلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللَّهُ وَاللَّاتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا
Transliterasyon
Er ricâlu kavvâmûne alen nisâi bi mâ faddalallâhu ba’dahum alâ ba’dın ve bi mâ enfekû min emvâlihim fes sâlihâtu kânitâtun hâfizâtun lil gaybi bi mâ hafizallâh|u| vellâtî tehâfûne nuşûzehunne fe ızûhunne vehcurûhunn|e| fîl medâcıı vadrıbûhunne fe in ata’nekum fe lâ tebgû aleyhinne sebîlâ(sebîlen) innallâhe kâne aliyyen kebîrâ(kebîren).
Transliteration (Eng.)
A<span class="b">l</span>rrij<span class="u">a</span>lu qaww<span class="u">a</span>moonaAAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>-i bim<span class="u">a</span> fa<span class="u">dd</span>alaAll<span class="u">a</span>hu baAA<span class="u">d</span>ahum AAal<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>in wabim<span class="u">a</span>anfaqoo min amw<span class="u">a</span>lihim fa<span class="b">al</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>tu q<span class="u">a</span>nit<span class="u">a</span>tun<span class="u">ha</span>fi<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>tun lilghaybi bim<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>afi<span class="i"><span class="u">th</span></span>aAll<span class="u">a</span>hu wa<span class="b">a</span>ll<span class="u">a</span>tee takh<span class="u">a</span>foonanushoozahunna faAAi<span class="i"><span class="u">th</span></span>oohunna wa<span class="b">o</span>hjuroohunnafee alma<span class="u">da</span>jiAAi wa<span class="b">i</span><span class="u">d</span>riboohunna fa-in a<span class="u">t</span>aAAnakumfal<span class="u">a</span> tabghoo AAalayhinna sabeelan inna All<span class="u">a</span>ha k<span class="u">a</span>naAAaliyyan kabeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Erkekler, kadınlardan üstündür, çünkü Allah onları bir çok şeylerde kadınlardan üstün etmiştir, çünkü onlar, kadınları, mallarıyla geçindirirler, doyururlar; iyi kadınlar da itaatli olurlar ve Allah, onların hakkını nasıl korumuşsa onlar da, kocaları yanlarında olmasa bile, iffetlerini korurlar. Kadınlarınızın serkeşliğinden korkunca onlara öğüt verin, onları yatakta yalnız bırakın, dövün onları. Fakat itaat ettikleri takdîrde de aleyhlerine bir sebep araştırmayın, şüphe yok ki Allah çok yüce ve büyüktür.
Ali Bulaç
Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir.' Saliha kadınlar, gönülden (Allah’a), itaat edenler, Allah nasıl koruduysa görünmeyeni koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah Yücedir, büyüktür.
Bayraktar Bayraklı
Erkekler kadınları, Allah'ın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler. Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allah'ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan, sadık ve itaatkâr kadınlardır. Serkeşliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince, onlara önce nasihat ediniz, sonra yattıkları yatakta yalnız bırakınız; yine de itaat etmezlerse onları geçici olarak evden uzaklaştırınız. Bundan sonra itaat ederlerse, onları incitmekten kaçınınız. Allah gerçekten yücedir; büyüktür.
Diyanet İşleri
Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için saliha kadınlar itaatkardır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.*
Edip Yüksel
Erkekler kadınları gözetirler. Zira ALLAH her birine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Zira erkekler evin geçiminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı'nın yasasına) boyun eğer ve ALLAH'ın korumasını emrettiğini (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.
Erhan Aktaş
Bir kısmınızın, bir kısmınızdan yaratılışı itibariyle farklı özelliklere sahip kılınması ve kendi mallarından harcadıkları* için erkekler, kadınların işlerini görürler.* İyi ahlaklı kadınlar: bağlılık gösteren ve Allah’ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan* endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yalnız bırakın ve daha sonra bir süreliğine ayrılın.* Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce’dir ve Çok Büyük’tür.
Hakkı Yılmaz
Allah'ın, bazı şeyleri bazısına fazla kılması ve erkeklerin mallarından nafaka sağlamaları nedeniyle erkekler, kadınlar üzerine iyi koruyup iyi gözeticidirler. Hâl böyle olunca, sâlih kadınlar, Allah'a itaat edicidirler; Allah'ın koyduğu kurala uyanlardır, Allah'ın koruduğu şey nedeniyle henüz gelmediği hâlde başlarına gelebilecek felaketler için koruyucudurlar. Dik kafalılık yaparak kendisini taciz ve tecavüz riskine atmasından korktuğunuz kadınlara da, öğüt verin ve yan gelip yattıkları yerlerde; kendi ülkeniz sınırları içerisinde göç ettirin ve de baskı yapın. Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa, artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
Muhammed Esed
ERKEKLER, kadınları, Allah'ın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler. Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allah'ın koru(nmasını buyur)duğu mahremiyeti koruyan sadık ve itaatkar kadınlardır. Kötü niyetlerinden korktuğunuz kadınlara gelince, onlara (önce) nasihat edin; sonra yatakta yalnız bırakın; sonra dövün; ve bundan sonra itaat ederlerse onları incitmekten kaçının. Allah gerçekten yücedir, büyüktür.
Mustafa İslamoğlu
Erkekler kadınların koruyup gözeticisidirler; çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır; bir de erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar. Dürüst ve erdemli kadınlar hem (Allah'a) itaat eden, hem de Allah'ın koruduğu (iffetli eşlerin) yokluğunda da koruyan kadınlardır. Sadakatsizlik etmelerinden çekindiğiniz kadınlara gelince: onlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, nihayet (geçici bir süre) ayırın! Daha sonra size itaat ederlerse, aşırı giderek onlar aleyhine bir yol benimsemeyin! Allah, gerçekten yücedir, büyüktür.
Suat Yıldırım
Kocalar eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah'ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenmeleri gibi malî yükümlülükleridir. O halde iyi kadınlar: itaatli olan ve Allah kendi haklarını nasıl korudu ise, kocalarının yokluğunda, onların hukuklarını koruyan kadınlardır. Dikbaşlılığından yıldığınız kadınlara gelince: Onlara evvela öğüt verin, vazgeçmezlerse yatakta yalnız bırakın ve bunlarla da yola gelmezlerse onları hafifçe dövün. Şayet size itaat ederlerse, onlara yüklenmek için bir sebep aramayın. Unutmayın ki üstünüzde çok yüce ve büyük olan Allah vardır. {KM, I Timote. 11, 12; I Korintos. 11, 3; Efes. 5, 22}*
Süleyman Ateş
Allah, insanları birbirinden üstün kıldığı ve mallarından harca(yıp kadınların geçmini sağla)dıkları için erkekler, kadınlar üzerinde yöneticidirler. Bundan dolayı iyi kadınlar ita'atkar olup, Allah'ın kendilerini korumasına karşılık (Allah'ın verdiği başarı ile) gizliyi korurlar (kocalarına asla ihanet etmezler). Hırçınlık, etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarda onlara sokulmayın, onları dövün. Eğer size ita'at ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür.
Şaban Piriş
Allahın bir kısmını bir kısmına üstün kılması ve erkeklerin mallarından geçimi sağlamaları dolayısıyla, erkekler kadınlar üzerine yöneticidirler. İyi kadınlar, gönülden (Allaha) boyun eğen, Allahın koruduğu gizlilikleri koruyanlardır. Kötü davranışlarından korktuğunuz kadınlara öğüt verin. Daha sonra yataklarında yalnız bırakın ve (sonunda) onları dövün. Eğer size itaat ederlerse onların aleyhine yol aramayın. Elbette Allah yücedir, büyüktür.
Yaşar Nuri Öztürk
Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın / bulundukları yerden başka yere gönderin / onları dövün. Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.
Edip-Layth-Martha
The men are to support the women by what God has gifted them over one another and for what they spend of their money. The reformed women are devotees and protectors of privacy what God has protected. As for those women from whom you fear disloyalty, then you shall advise them, abandon them in the bedchamber, and separate them; if they obey you, then do not seek a way over them; God is High, Great.*
Muhammad Asad
MEN SHALL take full care of women with the bounties which God has bestowed more abundantly on the former than on the latter,* and with what they may spend out of their possessions. And the right­eous women are the truly devout ones, who guard the intimacy which God has [ordained to be] guar­ded.* And as for those women whose ill-will* you have reason to fear, admonish them [first]; then leave them alone in bed; then beat them;* and if thereupon they pay you heed, do not seek to harm them. Behold, God is indeed most high, great!
Rashad Khalifa
The men are made responsible for the women, * and GOD has endowed them with certain qualities, and made them the bread earners. The righteous women will cheerfully accept this arrangement, since it is GOD's commandment, and honor their husbands during their absence. If you experience rebellion from the women, you shall first talk to them, then (you may use negative incentives like) deserting them in bed, then you may (as a last alternative) beat them. If they obey you, you are not permitted to transgress against them. GOD is Most High, Supreme.*,
The Monotheist Group
The men are to support the women with what God has bestowed upon them over one another and for what they spend of their money. The upright females are dutiful; keeping private the personal matters for what God keeps watch over. As for those females from whom you fear desertion, then you shall advise them, and abandon them in the bedchamber, and separate from them. If they respond to you, then do not seek a way over them; God is Most High, Great.