Nisa Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | أوتوا | ا ت يETY | ūtū | verilen(ler) | (have) been given |
| 5 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitap | the Book, |
| 6 | آمنوا | ا م نEMN | āminū | inanın | believe |
| 7 | بما | — | bimā | şeye (Kur'ana) | in what |
| 8 | نزلنا | ن ز لNZL | nezzelnā | indirdiğimiz | We (have) revealed |
| 9 | مصدقا | ص د قṦD̃G | muSaddiḳan | doğrulayıcı olarak | confirming |
| 10 | لما | — | limā | what is | |
| 11 | معكم | — | meǎkum | yanınızdakini | with you, |
| 12 | من | — | min | from | |
| 13 | قبل | ق ب لGBL | ḳabli | önce | before |
| 14 | أن | — | en | [that] | |
| 15 | نطمس | ط م سŦMS | neTmise | biz silip | We efface |
| 16 | وجوها | و ج هVCH | vucūhen | bazı yüzleri | faces |
| 17 | فنردها | ر د دRD̃D̃ | fe neruddehā | döndürmemizden | and turn them |
| 18 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 19 | أدبارها | د ب رD̃BR | edbārihā | arkaları | their backs |
| 20 | أو | — | ev | ya da | or |
| 21 | نلعنهم | ل ع نLAN | nel'ǎnehum | onları da la'netlememizden | We curse them |
| 22 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 23 | لعنا | ل ع نLAN | leǎnnā | la'netlediğimiz | We cursed |
| 24 | أصحاب | ص ح بṦḪB | eSHābe | adamlarını | companions |
| 25 | السبت | س ب تSBT | s-sebti | cumartesi | (of) the Sabbath. |
| 26 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | And is | |
| 27 | أمر | ا م رEMR | emru | buyruğu | (the) command |
| 28 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 29 | مفعولا | ف ع لFAL | mef'ǔlen | yapılır | (always) executed. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين اوتوا الكتب ءامنوا بما نزلنا مصدقا لما معكم من قبل ان نطمس وجوها فنردها على ادبارها او نلعنهم كما لعنا اصحب السبت وكان امر الله مفعولا
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ آمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبْلِ أَن نَّطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلَى أَدْبَارِهَا أَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّا أَصْحَابَ السَّبْتِ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne ûtûl kitâbe âminû bi mâ nezzelnâ musaddikan li mâ meakum min kabli en natmise vucûhen fe neruddehâ alâ edbârihâ ev nel’anehum kemâ leannâ ashâbes sebt|i| ve kâne emrullâhi mef’ûlâ(mef’ûlen).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eenaootoo alkit<span class="u">a</span>ba <span class="u">a</span>minoo bim<span class="u">a</span> nazzaln<span class="u">a</span>mu<span class="u">s</span>addiqan lim<span class="u">a</span> maAAakum min qabli an na<span class="u">t</span>misawujoohan fanaruddah<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> adb<span class="u">a</span>rih<span class="u">a</span>aw nalAAanahum kam<span class="u">a</span> laAAann<span class="u">a</span> a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>baa<span class="b">l</span>ssabti wak<span class="u">a</span>na amru All<span class="u">a</span>hi mafAAool<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey kendilerine kitap verilenler, yüzlerinizi mahvedip eski haline getirmeden, yahut cumartesi gününü tanıyanlara lânet ettiğimiz gibi size de lânet etmeden, sizdeki kitabı da gerçeklemek üzere indirdiğimiz kitaba inanın ve Allah'ın emri, mutlaka yerine gelecek.
Ali Bulaç
Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yapılagelmiştir.
Bayraktar Bayraklı
Ey kitap ehli! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları Cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize iman ediniz; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Diyanet İşleri
Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lanetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.*
Edip Yüksel
Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlenmeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimizi onaylayın. ALLAH'ın emri sürekli uygulanmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Erhan Aktaş
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah’ın hükmü mutlaka gerçekleşir.
Hakkı Yılmaz
Ey Kitap verilmiş kimseler! Biz, birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut Sebt halkını* dışlayıp gözden çıkardığımız gibi onları dışlamadan önce yanınızda bulunanı doğrulamak üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Ve Allah'ın emri yerine gelecektir.
Muhammed Esed
Siz ey (geçmişte) kendilerine vahiy bahşedilmiş olanlar! (Şimdi), sahip olduğunuz (hakikati) tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki ümitlerinizi boşa çıkarmayalım ve onları sona erdirmeyelim, tıpkı Sebt'i ihlal eden o toplumu lânetlediğimiz gibi; zira Allah'ın irade ettiği şey mutlaka icra edilir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, (geleceğe yönelik) umutlarınızı söndürüp yüzlerinizi geçmişe döndürmeyelim; ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lanetlediğimiz gibi lanetlemeyelim; zira Allah'ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
Suat Yıldırım
Ey kendilerine daha önce kitap verilen Ehl-i kitap! Yanınızdaki kitapları tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba da iman edin. İman edin: enseleriniz nasıl dümdüz ise bazılarınızın yüzlerini bir darbe ile gözden, ağızdan, azalardan ederek dümdüz hale getirmeden, veya Ashab-ı sebte yaptığımız gibi lânet etmeden! Allah'ın emri mutlaka yerine gelir. [2, 65; 7, 163] {KM, Çıkış 31, 14; Sayılar 15, 32-36*
Süleyman Ateş
Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la'netlediğimiz gibi onları da la'netlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur'an)a inanın. Allah'ın buyruğu yapılır.*
Şaban Piriş
Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemeden önce yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allahın emri yapıla gelmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz bir takım yüzleri silip arkalarına çevirmeden, yahut Cumartesi Ashabı'nı lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda bulunanı tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. Allah'ın emri yerine getirilmiş olacaktır.
Edip-Layth-Martha
O you who have received the book, acknowledge what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. God's will is always done.
Muhammad Asad
O you who have been granted revelation [aforetime]! Believe in what We have [now] bestowed from on high in confirmation of whatever [of the truth] you already possess, lest We efface your hopes and bring them to an end* - just as We rejected those people who broke the Sabbath: for God's will is always done.*
Rashad Khalifa
O you who received the scripture, you shall believe in what we reveal herein, confirming what you have, before we banish certain faces to exile, or condemn them as we condemned those who desecrated the Sabbath. GOD's command is done.,
The Monotheist Group
O you who have received the Book, believe in what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. And the will of God is always done.