Nisa Sûresi57. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | kimseleri | And those who |
| 2 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan | believe[d] |
| 3 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanları | and did |
| 4 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | the good deeds |
| 5 | سندخلهم | د خ لD̃ḢL | senudḣiluhum | sokacağız | We will admit them |
| 6 | جنات | ج ن نCNN | cennātin | cennetlere | (in) Gardens |
| 7 | تجري | ج ر يCRY | tecrī | akan | flows |
| 8 | من | — | min | -ndan | from |
| 9 | تحتها | ت ح تTḪT | teHtihā | altları- | underneath it |
| 10 | الأنهار | ن ه رNHR | l-enhāru | ırmaklar | the rivers, |
| 11 | خالدين | خ ل دḢLD̃ | ḣālidīne | kalacaklardır | will abide |
| 12 | فيها | — | fīhā | orada | in it |
| 13 | أبدا | ا ب دEBD̃ | ebeden | sürekli | forever. |
| 14 | لهم | — | lehum | kendilerine vardır | For them |
| 15 | فيها | — | fīhā | orada | in it |
| 16 | أزواج | ز و جZVC | ezvācun | eşler de | (are) spouses |
| 17 | مطهرة | ط ه رŦHR | muTahheratun | tertemiz | pure, |
| 18 | وندخلهم | د خ لD̃ḢL | ve nudḣiluhum | ve onları sokacağız | and We will admit them |
| 19 | ظلا | ظ ل لƵLL | Zillen | bir gölgeye | (in the) shade |
| 20 | ظليلا | ظ ل لƵLL | Zelīlen | (hiç güneş sızmayan) eşsiz | thick. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين ءامنوا وعملوا الصلحت سندخلهم جنت تجرى من تحتها الانهر خلدين فيها ابدا لهم فيها ازوج مطهرة وندخلهم ظلا ظليلا
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا لَّهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا
Transliterasyon
Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti senudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), lehum fîhâ ezvâcun mutahharatun ve nudhıluhum zıllen zalîlâ(zalîlen).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti sanudkhiluhum jann<span class="u">a</span>tintajree min ta<span class="u">h</span>tih<span class="u">a</span> al-anh<span class="u">a</span>ru kh<span class="u">a</span>lideenafeeh<span class="u">a</span> abadan lahum feeh<span class="u">a</span> azw<span class="u">a</span>jun mu<span class="u">t</span>ahharatunwanudkhiluhum <span class="i"><span class="u">th</span></span>illan <span class="i"><span class="u">th</span></span>aleel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnanıp iyi işlerde bulunanlarıysa kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokarız. Ebedî kalırlar orada. Onlara orada her çeşit ayıptan arınmış tertemiz eşler var ve onları kaba gölgelikte huzura, rahata kavuştururuz.
Ali Bulaç
İman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız.
Bayraktar Bayraklı
Buna karşılık, inanıp iyi işler yapanları da, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız, orada süreli kalacaklardır; orada tertemiz eşlere sahip olacaklar ve onları koyu bir gölgenin içine koyacağız.
Diyanet İşleri
İnanıp; iyi işler yapanları da, içinde ebediyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız.*
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananları ise içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğiz; orada sürekli kalırlar. Onlar için orada tertemiz eşler var. Onları serin gölgelere sokacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
Erhan Aktaş
İman edip sâlihâtı* yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli, kalıcıdırlar. Orada, kendilerine arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.
Hakkı Yılmaz
Ve iman eden ve düzeltmeye yönelik işler yapanları, içinde sonsuz olarak kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz [kin gütmeyen, kıskançlık duymayan] eşler vardır. Ve onları, koyu bir gölgeliğe girdireceğiz.
Muhammed Esed
Buna mukabil, iman edip doğru ve yararlı işlerde bulunanları içlerinde ırmaklar akan hasbahçelere koyacağız, orada sonsuza kadar kalacaklar; ve orada tertemiz eşlere sahip olacaklar; (böylece) onları sonsuz mutluluğa eriştireceğiz.
Mustafa İslamoğlu
Fakat iman edip salih amel işleyenleri, zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, orada ebediyyen kalacaklar; orada onlar tertemiz eşlere sahip olacaklar; ve onları muhteşem bir gölgede gölgelendireceğiz.
Suat Yıldırım
Fakat iman edip güzel ve makbul işler yapanları ise, ebedî kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onların orada tertemiz eşleri olacak. Hem onları nimetlerle sâyebân edecek bir gölgeliğe yerleştireceğiz. [2, 25]*
Süleyman Ateş
İnanıp iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada sürekli kalacaklardır. Orada kendilerine tertemiz eşler de vardır ve onları (hiç güneş sızmayan) eşsiz bir gölgeye sokacağız.
Şaban Piriş
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere girdireceğiz. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları (sıcaktan da soğuktan da koruyan) tam bir gölgeliğe alacağız.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip barışa yönelik işler yapanlara / hayır işleyenlere gelince, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Hep orada kalacaklardır, sonsuza dek. Orada kendileri için tertemiz eşler de olacaktır. Ve onları, en güzel biçimde serinleten bir gölgeye kavuşturacağız.
Edip-Layth-Martha
Those who acknowledge and promote reforms, We will admit them to gardens with rivers flowing beneath, eternally they abide therein. In it they will have pure spouses, and We will admit them to a vast shade.
Muhammad Asad
But those who attain to faith and do righteous deeds We shall bring into gardens through which running waters flow, therein to abide beyond the count of time; there shall they have spouses pure: and [thus] We shall bring them unto happiness abounding.*
Rashad Khalifa
As for those who believe and lead a righteous life, we will admit them into gardens with flowing streams; they abide therein forever. They will have pure spouses therein. We will admit them into a blissful shade.,
The Monotheist Group
And those who believe and do good, We will admit them to estates with rivers flowing beneath them; abiding therein eternally, in it they will have pure mates, and We will admit them to a vast shade.