Nisa Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | iman eden(ler) | believe[d]! |
| 5 | أطيعوا | ط و عŦVA | eTīǔ | ita'at edin | Obey |
| 6 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 7 | وأطيعوا | ط و عŦVA | ve eTīǔ | ve ita'at edin | and obey |
| 8 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūle | Elçiye | the Messenger |
| 9 | وأولي | ا و لEVL | ve ūlī | ve sahibine | and those |
| 10 | الأمر | ا م رEMR | l-emri | buyruk | (having) authority |
| 11 | منكم | — | minkum | sizden olan | among you. |
| 12 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 13 | تنازعتم | ن ز عNZA | tenāzeǎ'tum | anlaşmazlığa düşerseniz | you disagree |
| 14 | في | — | fī | hakkında | in |
| 15 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | herhangi bir şey | anything, |
| 16 | فردوه | ر د دRD̃D̃ | feruddūhu | onu götürün | refer it |
| 17 | إلى | — | ilā | to | |
| 18 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 19 | والرسول | ر س لRSL | ve rrasūli | ve Elçiye | and the Messenger, |
| 20 | إن | — | in | eğer | if |
| 21 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | iseniz | you |
| 22 | تؤمنون | ا م نEMN | tu'minūne | inanıyor | believe |
| 23 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 24 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 25 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | [the] Last. |
| 26 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 27 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrun | daha iyidir | (is) best |
| 28 | وأحسن | ح س نḪSN | ve eHsenu | ve daha güzeldir | and more suitable |
| 29 | تأويلا | ا و لEVL | te'vīlen | sonuç bakımından da | (for final) determination. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا اطيعوا الله واطيعوا الرسول واولى الامر منكم فان تنزعتم فى شىء فردوه الى الله والرسول ان كنتم تومنون بالله واليوم الءاخر ذلك خير واحسن تاويلا
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنكُمْ فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû atîûllâhe ve atîûr resûle ve ulil emri minkum fe in tenâza’tum fî şey’in fe ruddûhu ilallâhi ver resûli in kuntum tu’minûne billâhi vel yevmil âhir|i|, zâlike hayrun ve ahsenu te’vîlâ(te’vîlen).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooa<span class="u">t</span>eeAAoo All<span class="u">a</span>ha waa<span class="u">t</span>eeAAoo a<span class="b">l</span>rrasoolawaolee al-amri minkum fa-in tan<span class="u">a</span>zaAAtum fee shay-infaruddoohu il<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">al</span>rrasooli in kuntumtu/minoona bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiri<span class="u">tha</span>lika khayrun waa<span class="u">h</span>sanu ta/weel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, Allah'a, peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahip olanlara itaat edin. Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız bir şeyde ihtilâfa düştünüz mü o hususta Allah'a ve Peygambere mürâcaat edin; bu hareket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah'a ve elçisine döndürün. Şayet Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan siyasal erkin emanet edildiği kimselere itaat ediniz. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız onu Allah'a ve Peygamber'e götürünüz. Bu, hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resul'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'a uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu ALLAH'a ve elçisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gününe Gerçeği onaylıyorsanız… Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin; Rasul’e ve sizden olan ulu-l emr* itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz -eğer Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanıyorsanız- onu, Allah’a ve Rasulü’ne götürün. Bu sizin için daha hayırlı ve sonuç olarak daha iyidir.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kimseler! Allah'a itaat edin, Elçi'ye ve sizden olan emir sahiplerine/ anayöneticiye itaat edin. Sonra, eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve âhiret gününe inanan kimseler iseniz, onu Allah ve Elçi'ye havale edin. Bu, daha iyidir ve en uygun çözümü bulmak bakımından daha güzeldir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara itaat edin; ve herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve Peygamber'e götürün, eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne (gerçekten) inanıyorsanız. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan alanlarında yetkin ve otorite sahibi olanlara itaat edin; bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve Peygamber'e götürün; tabi eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, en iyi seçimdir ve sonuç açısından da en verimli olandır.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Resulüne ve sizden olan ülülemre de itaat edin. Eğer Allah'a ve âhirete iman ediyorsanız, hakkında ihtilâfa düştüğünüz meseleyi Allah'a ve Resulüne arzediniz. Böyle yapmanız hem daha hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. [16, 43; 42, 10] {KM, Çıkış 18, 13-26; Tesniye 17, 8; I Kırallar 3, 16-28}*
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'a ita'at edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sahibine ita'at edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız -onu Allah'a ve Elçiye götürün. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
Şaban Piriş
Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de (itaat edin). Eğer, bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz. Allaha ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onu Allaha ve Elçisine döndürün. En hayırlısı ve tevilin en güzeli budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Allah'a itaat edin. Resule ve sizin içinizden olan iş ve yönetim sahibine de itaat edin. Sonra bir şeyde tartışmaya girdiniz mi, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, onu Allah'a ve resule arz edin. Böyle yapmanız hem daha hayırlı hem de sonuç bakımından daha güzeldir.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, obey God and obey the messenger and those entrusted amongst you. But if you dispute in any matter, then you shall refer it to God and His messenger, if you acknowledge God and the Last day. That is better and a more suitable solution.*
Muhammad Asad
O you who have attained to faith! Pay heed unto God, and pay heed unto the Apostle and unto those from among you* who have been entrusted with authority; and if you are at variance over any matter, refer it unto God and the Apostle,* if you [truly] believe in God and the Last Day. This is the best [for you], and best in the end.*
Rashad Khalifa
O you who believe, you shall obey GOD, and you shall obey the messenger, and those in charge among you. If you dispute in any matter, you shall refer it to GOD and the messenger, if you do believe in GOD and the Last Day. This is better for you, and provides you with the best solution.,
The Monotheist Group
O you who believe, obey God and obey the messenger and those in authority among you. But if you dispute in any matter, then you shall refer it to God and His messenger if you believe in God and the Last Day. That is better and more suitable for knowing.