Nisa Sûresi74. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فليقاتل | ق ت لGTL | felyuḳātil | savaşsınlar | So let fight |
| 2 | في | — | fī | in | |
| 3 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 4 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 5 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 6 | يشرون | ش ر يŞRY | yeşrūne | satan(lar) | sell |
| 7 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāte | hayatını | the life |
| 8 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (of) the world |
| 9 | بالآخرة | ا خ رEḢR | bil-āḣirati | ahireti karşılığında | for the Hereafter. |
| 10 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 11 | يقاتل | ق ت لGTL | yuḳātil | savaşır da | fights |
| 12 | في | — | fī | in | |
| 13 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 14 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah, |
| 15 | فيقتل | ق ت لGTL | feyuḳtel | öldürülür | then he is killed |
| 16 | أو | — | ev | veya | or |
| 17 | يغلب | غ ل بĞLB | yeğlib | galib gelirse | achieves victory |
| 18 | فسوف | — | fesevfe | yakında | then soon |
| 19 | نؤتيه | ا ت يETY | nu'tīhi | biz ona vereceğiz | We will grant him |
| 20 | أجرا | ا ج رECR | ecran | bir mükafat | a reward |
| 21 | عظيما | ع ظ مAƵM | ǎZīmen | büyük | a great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فليقتل فى سبيل الله الذين يشرون الحيوة الدنيا بالءاخرة ومن يقتل فى سبيل الله فيقتل او يغلب فسوف نوتيه اجرا عظيما
Arapça (Harekeli)
فَلْيُقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ الَّذِينَ يَشْرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا بِالْآخِرَةِ وَمَن يُقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيُقْتَلْ أَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
Transliterasyon
Fel yukâtil fî sebîlillâhillezîne yeşrûnel hayâted dunyâ bil âhireh(âhireti) ve men yukâtil fî sebîlillâhi fe yuktel ev yaglib fe sevfe nu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).
Transliteration (Eng.)
Falyuq<span class="u">a</span>til fee sabeeli All<span class="u">a</span>hialla<span class="u">th</span>eena yashroona al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ta a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>bi<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khirati waman yuq<span class="u">a</span>til fee sabeeli All<span class="u">a</span>hifayuqtal aw yaghlib fasawfa nu/teehi ajran AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık Allah yolunda savaşsın dünya yaşayışı yerine âhireti satın alanlar ve kim Allah yolunda savaşır da öldürülür, yahut üstün olursa ona büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Bulaç
Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Bayraktar Bayraklı
O halde, dünya hayatını verip âhireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Diyanet İşleri
O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Edip Yüksel
Dünya hayatını ahirete değişenler ALLAH yolunda savaşsınlar. Kim ALLAH yolunda savaşır, ölür yahut yenerse, kendisine büyük bir ödül vereceğiz.*
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.
Erhan Aktaş
Öyleyse, ahiret hayatını dünya hayatına tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz, ona ileride büyük bir ödül vereceğiz.
Hakkı Yılmaz
O hâlde basit dünya hayatını, âhiret karşılığında satacak kimseler, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, artık Biz, ona çok büyük bir ödül vereceğiz.
Muhammed Esed
Öyleyse, bu dünya hayatını ahiret ile takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar! Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülmüş olsun ister zafer kazansın, zamanı geldiğinde büyü bir mükafat ihsan edeceğiz
Mustafa İslamoğlu
O halde, dünya hayatını ahiret hayatıyla takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülsün ister galip gelsin gelecekte muazzam bir ödül bahşedeceğiz.
Suat Yıldırım
O halde, dünya hayatına değil, âhirete talip ve müşteri olanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşa girer de öldürülüp şehid olur veya galip gelir gazi olursa, Her iki halde de Biz ona yarın pek büyük mükâfat vereceğiz.
Süleyman Ateş
Dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, biz ona yakında büyük bir mükafat vereceğiz.
Şaban Piriş
Ahiret karşılığında dünya hayatını satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
İğreti hayatı ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Edip-Layth-Martha
Let those who seek to purchase the Hereafter rather than this world fight in the cause of God. Whoever fights in the cause of God and is killed or attains victory, then We will grant him a great reward.*
Muhammad Asad
Hence, let them fight in God's cause - all who are willing to barter the life of this world for the life to come: for unto him who fights in God's cause, whether he be slain or be victorious, We shall in time grant a mighty reward.
Rashad Khalifa
Those who readily fight in the cause of GOD are those who forsake this world in favor of the Hereafter. Whoever fights in the cause of GOD, then gets killed, or attains victory, we will surely grant him a great recompense.,
The Monotheist Group
Let those who seek to purchase the Hereafter rather than this world fight in the cause of God. And whoever fights in the cause of God and is killed or attains victory, then We will grant him a great recompense.