Nisa Sûresi95. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (33 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | olmaz | Not |
| 2 | يستوي | س و يSVY | yestevī | eşit | (are) equal |
| 3 | القاعدون | ق ع دGAD̃ | l-ḳāǐdūne | yerlerinde oturanlar | the ones who sit |
| 4 | من | — | mine | among | |
| 5 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | inananlardan | the believers, |
| 6 | غير | غ ي رĞYR | ğayru | dışında | other than |
| 7 | أولي | ا و لEVL | ūlī | sahipleri | the ones (who are) |
| 8 | الضرر | ض ر رŽRR | D-Derari | özür | [the] disabled, |
| 9 | والمجاهدون | ج ه دCHD̃ | velmucāhidūne | ve cihad edenler | and the ones who strive |
| 10 | في | — | fī | in | |
| 11 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 12 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 13 | بأموالهم | م و لMVL | biemvālihim | mallariyle | with their wealth |
| 14 | وأنفسهم | ن ف سNFS | ve enfusihim | canlariyle | and their lives. |
| 15 | فضل | ف ض لFŽL | feDDele | üstün kılmıştır | Preferred |
| 16 | الله | — | llahu | Allah | (has) Allah |
| 17 | المجاهدين | ج ه دCHD̃ | l-mucāhidīne | cihadedenleri | the ones who strive |
| 18 | بأموالهم | م و لMVL | biemvālihim | mallariyle | with their wealth |
| 19 | وأنفسهم | ن ف سNFS | ve enfusihim | canlariyle | and their lives |
| 20 | على | — | ǎlā | to | |
| 21 | القاعدين | ق ع دGAD̃ | l-ḳāǐdīne | oturanlardan | the ones who sit |
| 22 | درجة | د ر جD̃RC | deraceten | derece bakımından | (in) rank. |
| 23 | وكلا | ك ل لKLL | ve kullen | ve hepsine | And (to) all |
| 24 | وعد | و ع دVAD̃ | veǎde | va'detmiştir | promised |
| 25 | الله | — | llahu | Allah | (has) Allah |
| 26 | الحسنى | ح س نḪSN | l-Husnā | güzellik | the best. |
| 27 | وفضل | ف ض لFŽL | vefeDDele | ve üstün kılmıştır | preferred |
| 28 | الله | — | llahu | Allah | (has) Allah |
| 29 | المجاهدين | ج ه دCHD̃ | l-mucāhidīne | mücahidleri | the ones who strive |
| 30 | على | — | ǎlā | over | |
| 31 | القاعدين | ق ع دGAD̃ | l-ḳāǐdīne | oturanlardan | the ones who sit |
| 32 | أجرا | ا ج رECR | ecran | ecirle | (with) a reward |
| 33 | عظيما | ع ظ مAƵM | ǎZīmen | çok daha büyük | great, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا يستوى القعدون من المومنين غير اولى الضرر والمجهدون فى سبيل الله بامولهم وانفسهم فضل الله المجهدين بامولهم وانفسهم على القعدين درجة وكلا وعد الله الحسنى وفضل الله المجهدين على القعدين اجرا عظيما
Arapça (Harekeli)
لَّا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِينَ دَرَجَةً وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَى وَفَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْرًا عَظِيمًا
Transliterasyon
Lâ yestevîl kâıdûne minel mu’minîne gayru ulîd darari vel mucâhidûne fî sebîlillâhi bi emvâlihim ve enfusihim, faddalallâhul mucâhidîne bi emvâlihim ve enfusihim alel kâidîne dereceh(dereceten) ve kullen vaadallâhul husnâ ve faddalallâhul mucâhidîne alel kâıdîne ecren azîmâ(azîmen).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> yastawee alq<span class="u">a</span>AAidoona minaalmu/mineena ghayru olee a<span class="b">l</span><span class="u">dd</span>arari wa<span class="b">a</span>lmuj<span class="u">a</span>hidoonafee sabeeli All<span class="u">a</span>hi bi-amw<span class="u">a</span>lihim waanfusihim fa<span class="u">dd</span>alaAll<span class="u">a</span>hu almuj<span class="u">a</span>hideena bi-amw<span class="u">a</span>lihimwaanfusihim AAal<span class="u">a</span> alq<span class="u">a</span>AAideena darajatan wakullanwaAAada All<span class="u">a</span>hu al<span class="u">h</span>usn<span class="u">a</span> wafa<span class="u">dd</span>ala All<span class="u">a</span>hualmuj<span class="u">a</span>hideena AAal<span class="u">a</span> alq<span class="u">a</span>AAideena ajran AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mâzeretleri olanlar müstesna, müminlerden savaşa katılmayıp oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanlar, eşit olamaz. Allah, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda savaşanları, derece bakımından, oturanlardan üstün etmiştir. Allah, hepsine de iyilikler, güzellikler vaat etti ve Allah üstün etti savaşanları oturanlardan, pek büyük bir ecirle.
Ali Bulaç
Mü'minlerden, özür olmaksızın oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allah, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenleri oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır. Tümüne güzelliği (cenneti) va'detmiştir; ancak Allah, cihad edenleri oturanlara göre büyük bir ecirle üstün kılmıştır.
Bayraktar Bayraklı
(95-96) İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah malları ve canlarıyla cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de güzellik vaad etmiştir; ama mücahitlerin ödülünü, kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet şeklinde, oturanlarınkinden üstün kılmıştır. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Diyanet İşleri
Müminlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturanlarla malları ve canlarıyle Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik (cennet) vadetmiştir; ama mücahidleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır.
Edip Yüksel
Geçerli özre sahip olmaksızın yerlerinde oturanlar ile mallarıyla canlarıyla ALLAH yolunda savaşım verenler bir olmaz. ALLAH mallarıyla, canlarıyla savaşım verenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. ALLAH hepsine güzellikler söz veriyor. Bununla birlikte, ALLAH savaşım verenleri oturanlar üzerine daha büyük bir ödülle üstün kıldı;*
Elmalılı Hamdi Yazır
Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlardan üstün kıldı. Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir. Bununla beraber Allah mücahitlere, oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir.
Erhan Aktaş
Mü’minlerden, bir özrü olmaksızın, Allah yolunda cihad* etmekten geri kalanlarla; mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, bir değildir. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından, geri kalanlardan üstün kıldı. Her ne kadar Allah, her ikisine de iyilikle muamele etmeyi söz vermiş ise de cihad edenleri, geri kalanlara karşı çok daha büyük bir ecirle üstün kılmıştır;
Hakkı Yılmaz
(95,96)Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla çaba harcayanlar eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla çaba harcayanları, derece itibariyle oturanlara fazlalıklı kıldı. Ve Allah, onların hepsine “en güzel”i vaat etmiştir. Ve Allah, gayret gösterenlere, oturanların üzerine büyük bir ecir; Kendi katından dereceler, bir bağışlama ve merhamet fazlalaştırmıştır. Ve Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Muhammed Esed
BİR MAZERETLERİ olmaksızın mücadeleden kaçınan müminler ile Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla çaba gösterenler bir olamaz: Allah, mallarıyla ve canlarıyla üstün çaba gösterenleri mücadeleden kaçınanlardan daha üstün bir mertebeye yüceltmiştir. Allah bütün (müminler)e nihai güzellik vaat etmiş olmasına rağmen, Allah yolunda üstün çaba gösterenleri, (kendilerine) büyük bir mükafat (vaat ederek) mücadeleden kaçınanlardan üstün kılmıştır,
Mustafa İslamoğlu
Mü'minlerden bir mazereti olmaksızın mücadeleden kaçınanlarla Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla çaba gösterenler bir olamaz: Allah mallarıyla ve canlarıyla elinden gelen çabayı sarf edenleri mücadeleden kaçınanlardan daha yüce bir mertebeye çıkarmıştır. Allah bütün mü'minlere nihai güzellikler vaad etmesine rağmen, yolunda üstün gayret harcayanları yerinde sayanlara muhteşem bir ödül vaadiyle üstün tutmuştur:
Suat Yıldırım
95, 96. Özür sahibi olmaksızın cihaddan geri kalan müminlerle, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden müminler elbette bir olmaz. Allah malları ve canları ile mücahede edenleri, derece bakımından cihada gitmeyenlerden üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de en güzel yurt olan cenneti vâd etmiştir, ama mücahede edenleri, cihada katılmayanlardan çok daha büyük mükâfatlarla, tarafından derece derece rütbeler, hususi bir mağfiret ve rahmetle mümtaz kılmıştır. Değil mi ki Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).*
Süleyman Ateş
İnananlardan özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mallariyle canlariyle Allah yolunda cihadedenler bir olmaz. Allah, mallariyle canlariyle cihadedenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de güzellik va'detmiştir ama mücahidleri oturanlardan çok daha büyük ecirle üstün kılmıştır:
Şaban Piriş
Müminlerden özür sahibi olmaksızın geri kalanlarla, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlar bir olmazlar. Allah, mallarıyla ve canlarıyla savaşanları, derece bakımından oturanlardan çok üstün kıldı. Bununla beraber Allah, hepsine cenneti vaat etmiştir. Fakat, Allah savaşanlara, oturanların üstünde pek büyük bir mükafat vermiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
İnananların; özür sahibi olmaksızın oturanlarıyla, Allah yolunda malları ve canlarıyla didinip gayret gösterenleri aynı değildir. Allah, malları ve canlarıyla gayret gösterenleri oturanlara derece bakımından üstün kılmıştır. Allah hepsine güzellik vaat etmiştir ama cihat edenleri, çok büyük bir ödülle, oturanlardan üstün kılmıştır.
Edip-Layth-Martha
Except the disabled, not equal are those who stayed behind from those who acknowledge with those who strived in the cause of God with their money and lives. God has preferred those who strive with their money and lives over those who stayed behind by a grade; and to both God has promised goodness; and God has preferred the strivers to those who stay by a great reward.*
Muhammad Asad
SUCH of the believers as remain passive* - other than the disabled - cannot be deemed equal to those who strive hard in God's cause with their possessions and their lives:* God has exalted those who strive hard with their possessions and their lives far above those who remain passive. Although God has promised the ultimate good unto all [believers], yet has God exalted those who strive hard above those who remain passive by [promising them] a mighty reward -
Rashad Khalifa
Not equal are the sedentary among the believers who are not handicapped, and those who strive in the cause of GOD with their money and their lives. GOD exalts the strivers with their money and their lives above the sedentary. For both, GOD promises salvation, but GOD exalts the strivers over the sedentary with a great recompense.,
The Monotheist Group
Not equal are those who stayed behind from the believers; except those disabled; with those who strived in the cause of God with their money and lives. God has preferred those who strive with their money and lives over those who stayed behind by a grade; and to both God has promised goodness; and God has preferred those who strived over those who stayed behind by a great reward.