Ğafir Sûresi56. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | يجادلون | ج د لCD̃L | yucādilūne | tartışan(lar) | dispute |
| 4 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 5 | آيات | ا ي يEYY | āyāti | ayetleri | (the) Signs |
| 6 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 7 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | olmadan | without |
| 8 | سلطان | س ل طSLŦ | sulTānin | (hiçbir) delil | any authority |
| 9 | أتاهم | ا ت يETY | etāhum | kendilerine gelen | (which) came to them, |
| 10 | إن | — | in | yoktur | not |
| 11 | في | — | fī | (is) in | |
| 12 | صدورهم | ص د رṦD̃R | Sudūrihim | onların göğüslerinde | their breasts |
| 13 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 14 | كبر | ك ب رKBR | kibrun | büyüklük (taslamaktan) | greatness, |
| 15 | ما | — | mā | not | |
| 16 | هم | — | hum | onlar | they |
| 17 | ببالغيه | ب ل غBLĞ | bibāliğīhi | erişemeyecekleri | (can) reach it. |
| 18 | فاستعذ | ع و ذ AVZ̃ | festeǐƶ | sen sığın | So seek refuge |
| 19 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah. |
| 20 | إنه | — | innehu | çünkü O | Indeed He, |
| 21 | هو | — | huve | O'dur | He |
| 22 | السميع | س م عSMA | s-semīǔ | işiten | (is) the All-Hearer |
| 23 | البصير | ب ص رBṦR | l-beSīru | gören | the All-Seer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذين يجدلون فى ءايت الله بغير سلطن اتىهم ان فى صدورهم الا كبر ما هم ببلغيه فاستعذ بالله انه هو السميع البصير
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي آيَاتِ اللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ أَتَاهُمْ إِن فِي صُدُورِهِمْ إِلَّا كِبْرٌ مَّا هُم بِبَالِغِيهِ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ
Transliterasyon
İnnellezîne yucâdilûne fî âyâtillâhi bi gayri sultânin etâhum in fî sudûrihim illâ kibrun mâ hum bi bâligîh|i|, festeiz billâh|i|, innehu huves semîul basîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>eena yuj<span class="u">a</span>diloonafee <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>ti All<span class="u">a</span>hi bighayri sul<span class="u">ta</span>nin at<span class="u">a</span>humin fee <span class="u">s</span>udoorihim ill<span class="u">a</span> kibrun m<span class="u">a</span> hum bib<span class="u">a</span>ligheehifa<span class="b">i</span>staAAi<span class="u">th</span> bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi innahu huwa a<span class="b">l</span>ssameeAAualba<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın âyetleri hakkında, kendilerine hiçbir kesin delil gelmemişken çekişmeye girişenlerin gönüllerinde, ancak ulaşmalarına imkân olmayan bir büyüklenme duygusu var; artık Allah'a sığın, şüphe yok ki o, duyar, görür.
Ali Bulaç
Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine gelmiş herhangi bir delil olmadan Allah'ın âyetleri konusunda mücadele edenlerin gönüllerinde, asla ulaşamayacakları büyüklenme arzusundan başka bir şey yoktur. Artık sen, Allah'a sığın! Şüphesiz O, her şeyi işitir; görür.
Diyanet İşleri
Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.
Edip Yüksel
Hiçbir delile sahip olmadan ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karşı tartışanların göğüslerinde, erişemeyecekleri bir büyüklenme vardır. Öyleyse ALLAH'a sığın. O İşitendir, Görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde ancak yetişemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sığın. Çünkü her şeyi işiten ve gören O'dur.
Erhan Aktaş
Yetkili kılınmadıkları* halde Allah’ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah’a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören’dir.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri/alâmetleri/göstergeleri hakkında mücâdele edenler; onların göğüslerinde ancak yetişemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, en iyi işiten ve en iyi görendir.
Muhammed Esed
Allah'ın mesajlarını hiçbir delilleri olmadan sorgulayanlara gelince: onların içinde hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri küstahça bir kendini beğenmişlik (duygusun)dan başka bir şey yoktur; öyleyse sen Allah'a sığın; çünkü her şeyi işiten, her şeyi gören yalnız O'dur!
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın ayetleri hakkında kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmadan tartışanlara gelince: onların içinde hiçbir zaman erişip (tatmin) olamayacakları bir büyüklenme tutkusu vardır, başkası değil. Artık sen sadece Allah'a sığın: çünkü O, evet O'dur her şeyi işiten, her şeyi görüp gözeten.
Suat Yıldırım
Kendilerine ulaşan hiçbir delil olmaksızın Allah'ın âyetleri hakkında ileri geri tartışanların içlerinde olan duygu, sırf bir büyüklük kompleksinden başka bir şey değildir, ama onlar o özendikleri dereceye asla ulaşamazlar. Sen onların şerrinden Allah'a sığın. Çünkü O, her şeyi tam mânasıyla işitir ve bilir.*
Süleyman Ateş
Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlar var ya, onların göğüslerinde, (hiçbir zaman) erişemeyecekleri bir büyüklük taslamaktan başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın, çünkü işiten, gören O'dur.
Şaban Piriş
Kendilerine gelen hiç bir delilleri olmadan, Allahın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allaha sığın. Çünkü O, işiten ve gören Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine gelmiş hiçbir kanıt olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıp duranlar var ya, onların göğüslerinde, asla ulaşamayacakları bir büyüklüğün kuruntusu vardır. Artık Allah'a sığın. O'dur Semi, O'dur Basir.
Edip-Layth-Martha
Surely, those who dispute about God's signs without any authority given to them, there is nothing but arrogance in their chests, which they do not perceive. Therefore, seek refuge in God; He is the Hearer, the Seer.
Muhammad Asad
Behold, as for those who call God's messages in question without having any evidence therefore* in their hearts is nothing but overweening self-con­ceit, which they will never be able to satisfy:* seek thou, then, refuge with God - for, verily, He alone is all-hearing, all-seeing!
Rashad Khalifa
Surely, those who argue against GOD's revelations without proof are exposing the arrogance that is hidden inside their chests, and they are not even aware of it. Therefore, seek refuge in GOD; He is the Hearer, the Seer.,
The Monotheist Group
Surely, those who dispute about the revelations of God without any authority given to them, there is nothing except arrogance in their chests, which they do not perceive. Therefore, seek refuge with God; He is the Hearer, the Seer.