Ğafir Sûresi75. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ذلكم | — | ƶālikum | bu durum | """That was" |
| 2 | بما | — | bimā | ötürüdür | because |
| 3 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | sizin | you used to |
| 4 | تفرحون | ف ر حFRḪ | tefraHūne | şımarmanızdan | rejoice |
| 5 | في | — | fī | in | |
| 6 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 7 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | olmaksızın | without |
| 8 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳi | hakkı | right |
| 9 | وبما | — | ve bimā | ve ötürüdür | and because |
| 10 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olmanızdan | you used to |
| 11 | تمرحون | م ر حMRḪ | temraHūne | böbürlenmiş | be insolent. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ذلكم بما كنتم تفرحون فى الارض بغير الحق وبما كنتم تمرحون
Arapça (Harekeli)
ذَلِكُم بِمَا كُنتُمْ تَفْرَحُونَ فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَمْرَحُونَ
Transliterasyon
Zâlikum bimâ kuntum tefrehûne fîl ardı bi gayril hakkı ve bimâ kuntum temrehûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">Tha</span>likum bim<span class="u">a</span> kuntum tafra<span class="u">h</span>oonafee al-ar<span class="u">d</span>i bighayri al<span class="u">h</span>aqqi wabim<span class="u">a</span> kuntumtamra<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu da, yeryüzünde haksız yere sevinip övündüğünüzden ve ululanıp kendinizi gördüğünüzdendir.
Ali Bulaç
İşte bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarıp-azmanız ve azgınca ölçüyü taşırmanız dolayısıyladır.
Bayraktar Bayraklı
Bu durum, sizin yeryüzünde haksız yere şımarıp taşkınlık yapmanızdan dolayıdır.
Diyanet İşleri
Bu, sizin yeryüzünde haksız olarak şımarmanızdan ve aşırı derecede sevinip böbürlenmenizden ötürüdür.
Edip Yüksel
Çünkü siz yeryüzünde gerçeğe dayanmadan seviniyor ve şımarıyordunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun sebebi şudur: Çünkü siz yeryüzünde haksız yere seviniyor ve güveniyordunuz.
Erhan Aktaş
İşte bu, yeryüzünde hak hukuk tanımaksızın şımarıp azmanız nedeniyledir.
Hakkı Yılmaz
(69-76)Allah'ın âyetleri üzerinde tartışanları görmedin mi/hiç düşünmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar? Kitabı ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette ileride, boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülüp, sonra ateşte yakılırlarken bileceklerdir. Sonra onlara: “Allah'ın astlarından ortaklar koştuğunuz şeyler nerededir?” denir. Onlar: “Bizden kaybolup gittiler; aslında biz zaten önceleri hiçbir şeye yakarmıyorduk” derler. İşte Allah, kâfirleri; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenleri böyle saptırır: “İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Orada sürekli kalmak üzere cehennem kapılarına girin!” –İşte, büyüklenenlerin durağı ne de kötüdür!–
Muhammed Esed
bu durum, sizin yeryüzünde hiçbir doğru(luk endişesi) taşımadan küstahça böbürlenmenizin ve kendinizi beğenmişliğinizin bir ürünüdür!
Mustafa İslamoğlu
Bunun nedeni, yeryüzünde hak etmediğiniz halde azıp şımarmanız ve kasıntılık yapmanızdır:
Suat Yıldırım
Bu şaşırtmanın sebebi, dünyada haksız yere şımarıp kibirlenmeniz ve taşkınlık yapmanızdır. *
Süleyman Ateş
Bu durum, sizin yeryüzünde haksız olarak şımarmanızdan ve bölürlenmenizden ötürüdür.
Şaban Piriş
İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve boşuna böbürlenmeniz sebebiyledir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bütün bunlar, yeryüzünde haksız yere sevinç şımarıklığına düşmeniz, kasılıp kabarmanız yüzündendir.
Edip-Layth-Martha
That was because you used to gloat on earth without any right, and for what you used to rejoice.
Muhammad Asad
this is an out­come of your having arrogantly exulted on earth without any [concern for what is] right, and of your having been so full of self-conceit!
Rashad Khalifa
This is because you used to rejoice in false doctrines on earth, and you used to promote them.,
The Monotheist Group
That was because you used to gloat on the earth without any right, and for what you used to rejoice.