Fussilet Sûresi11. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ثمṧummesonraThen
2استوىس و يSVYstevāyöneldiHe directed (Himself)
3إلىilātowards
4السماءس م وSMVs-semāigöğethe heaven
5وهيvehiyeve owhile it (was)
6دخاند خ نD̃ḢNduḣānunduman halinde olansmoke,
7فقالق و لGVLfe ḳālesonra dediand He said
8لهاlehāonato it
9وللأرضا ر ضERŽvelilerDive arzaand to the earth,
10ائتياا ت يETY'tiyāgelin"""Come both of you"
11طوعاط و عŦVATav'ǎnisteyerekwillingly
12أوevveyaor
13كرهاك ر هKRHkerhenistemeyerek"unwillingly."""
14قالتاق و لGVLḳāletādediler kiThey both said,
15أتيناا ت يETYeteynāgeldik"""We come"
16طائعينط و عŦVATāiǐyneisteyerek"willingly."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ثم استوى الى السماء وهى دخان فقال لها وللارض ائتيا طوعا او كرها قالتا اتينا طائعين

Arapça (Harekeli)

ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْأَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا أَوْ كَرْهًا قَالَتَا أَتَيْنَا طَائِعِينَ

Transliterasyon

Summestevâ iles semâi ve hiye duhânun fe kâle lehâ ve lil ardı’tiyâ tav’an ev kerhâ(kerhen), kâletâ eteynâ tâiîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Thumma istaw<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-iwahiya dukh<span class="u">a</span>nun faq<span class="u">a</span>la lah<span class="u">a</span> walil-ar<span class="u">d</span>ii/tiy<span class="u">a</span> <span class="u">t</span>awAAan aw karhan q<span class="u">a</span>lat<span class="u">a</span> atayn<span class="u">a</span><span class="u">ta</span>-iAAeen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra bir duman halinde olan göğü yaratmayı hükmetmiştir de ona ve yeryüzüne, dileyerek dilemeyerek meydana gelin demiştir, ikisi de, dileyerek geldik demişlerdir.

Ali Bulaç

Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin." İkisi de: "İsteyerek (İtaat ederek) geldik" dediler.

Bayraktar Bayraklı

“Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, göğe ve yerküreye, “İsteyerek veya istemeyerek, geliniz!” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.

Diyanet İşleri

Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de "İsteyerek geldik" dediler.*

Edip Yüksel

Sonra duman halindeki göğe yönelerek ona ve yere, "İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin" dedi. Onlar da, "İsteyerek geldik" dediler.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.

Erhan Aktaş

Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” dedi. İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.*

Hakkı Yılmaz

Sonra duman hâlinde bulunan göğe yerleşti/ egemenlik kurdu* da ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” dedi. İkisi de, “Biz isteyerek geldik” dediler.

Muhammed Esed

Ve O, (sadece) duman halinde olan göklere şekil verdi; onlara ve arza, "İkiniz de isteyerek yahut istemeden (varlık alanına) gelin!" diye buyurdu. İkisi birden: "Peki, boyun eğerek geliriz!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

Dahası, O duman halindeki göğü şekillendirdi; ona ve arza: "Her ikiniz, isteyerek ya da istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!" dedi. İkisi birden "Bizler boyun eğerek (varlık sahnesine) geldik!" dediler.

Suat Yıldırım

Sonra iradesi bir gaz halinde olan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: “İsteyerek de olsa, istemeyerek de olsa emrime gelin! ” onlar da: “Gönüllü olarak geldik. ” dediler.

Süleyman Ateş

Sonra duman (gaz) halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve arza: "İsteyerek veya istemeyerek (buyruğuma) gelin" dedi. "İsteyerek (buyruğuna) geldik." dediler.

Şaban Piriş

Sonra gaz halinde bulunan göğe yöneldi ve dünya ile göğe:-İsteyerek ya da istemeyerek gelin! dedi. Onlar da:-İsteyerek geldik, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra buhar / duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: "İsteyerek veya istemeyerek gelin." Onlar şöyle dediler: "İsteyerek geldik."

Edip-Layth-Martha

Furthermore, He settled to the heaven, while it was still gas, and He said to it, and to the earth: "Come willingly or unwillingly." They said, "We come willingly."*

Muhammad Asad

And* He [it is who] applied His design to the skies, which were [yet but] smoke;* and He [it is who] said to them and to the earth, “Come [into being], both of you, willingly or unwillingly!" - to which both responded, “We do come in obedience."*

Rashad Khalifa

Then He turned to the sky, when it was still gas, and said to it, and to the earth, "Come into existence, willingly or unwillingly." They said, "We come willingly.",

The Monotheist Group

Then He settled to the heaven, while it was still smoke, and He said to it, and to the earth: "Come willingly or unwillingly." They said: "We come willingly."