Fussilet Sûresi22. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (20 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وماve māve değildinizAnd not
2كنتمك و نKVNkuntumsizyou were
3تستترونس ت رSTRtestetirūnegizleniyorcovering yourselves
4أنenlest
5يشهدش ه دŞHD̃yeşhedeşahidlik etmesindentestify
6عليكمǎleykumaleyhinizeagainst you
7سمعكمس م عSMAsem'ǔkumkulaklarınızınyour hearing
8ولاve lāve değildinizand not
9أبصاركمب ص رBṦRebSārukumgözlerinizinyour sight
10ولاve lāve değildinizand not
11جلودكمج ل دCLD̃culūdukumderilerinizinyour skins,
12ولكنvelākinfakatbut
13ظننتمظ ن نƵNNZenentumsanıyordunuz kiyou assumed
14أنenneelbettethat
15اللهllaheAllahAllah
16لا(does) not
17يعلمع ل مALMyeǎ'lemubilmezknow
18كثيراك ث رKS̃Rkeṧīrançoğunumuch
19مماmimmāof what
20تعملونع م لAMLteǎ'melūneyaptıklarınızınyou do.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وما كنتم تستترون ان يشهد عليكم سمعكم ولا ابصركم ولا جلودكم ولكن ظننتم ان الله لا يعلم كثيرا مما تعملون

Arapça (Harekeli)

وَمَا كُنتُمْ تَسْتَتِرُونَ أَن يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَا أَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلَكِن ظَنَنتُمْ أَنَّ اللَّهَ لَا يَعْلَمُ كَثِيرًا مِّمَّا تَعْمَلُونَ

Transliterasyon

Ve mâ kuntum testetirûne en yeşhede aleykum sem’ukum ve lâ ebsârukum ve lâ culûdukum ve lâkin zanentum ennellâhe lâ ya’lemu kesîren mimmâ ta’melûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wam<span class="u">a</span> kuntum tastatiroona an yashhadaAAalaykum samAAukum wal<span class="u">a</span> ab<span class="u">sa</span>rukum wal<span class="u">a</span>juloodukum wal<span class="u">a</span>kin <span class="i"><span class="u">th</span></span>anantum anna All<span class="u">a</span>hal<span class="u">a</span> yaAAlamu katheeran mimm<span class="u">a</span> taAAmaloon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde tanıklık edeceklerini ummuyor, onlardan hiçbir şeyinizi gizlemiyordunuz ve hattâ sanıyordunuz ki yaptıklarınızın çoğunu Allah bile, şüphe yok ki bilmez.

Ali Bulaç

"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."

Bayraktar Bayraklı

Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınıyordunuz. Yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilemeyeceğini sanıyordunuz.

Diyanet İşleri

Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz, yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Edip Yüksel

Ne işitme ve görme organlarınızın, ne de derilerinizin aleyhinizdeki tanıklığını gizlemeye gücünüz yetmez. Buna rağmen siz yaptıklarınızın çoğunu ALLAH'ın bilemeyeceğini sanıyordunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceğinden korkarak kötülükten sakınmıyordunuz. Fakat yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini zannediyordunuz.

Erhan Aktaş

İşitme ve görme duyunuz ve bedeniniz aleyhinize tanıklık eder diye sakınmıyordunuz. Yapmakta olduğunuz birçok şeyi Allah’ın bilmediğini zannediyordunuz.

Hakkı Yılmaz

(21-23)Ve onlar kendi derilerine, “Niye aleyhimize şâhitlik ettiniz?” dediler. Onlar dediler ki. “Her şeyi konuşturan Allah, bizi konuşturdu ve sizi ilk defa O oluşturdu ve O'na döndürülmektesiniz. Siz, işitme, görme duyularınız ve derileriniz aleyhinize şâhitlik eder diye gizlenmiyordunuz. Velâkin yapmakta olduklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğine inandınız. İşte sizin bu inancınız; Rabbiniz hakkında beslediğiniz inancınız, sizi bir yıkıma uğrattı, böylelikle zarara, kayba uğrayıp acı çekenlerden oldunuz.”

Muhammed Esed

Ve kulaklarınız, gözleriniz yahut deriniz size karşı tanıklık yapmasın diye (günahlarınızı) gizlemeye çalışanlardan olmadınız: üstelik, Allah'ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediğini sandınız.

Mustafa İslamoğlu

Bir zamanlar siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin size karşı şahitlik yapmasından sakınmazdınız; üstelik Allah'ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediği zannına kapılırdınız.

Suat Yıldırım

Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde şahitlik edecekleri bir günün geleceğine inanmıyor ve ondan sakınmıyordunuz, ayrıca siz, yaptıklarınızın çoğunu, Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.

Süleyman Ateş

Siz (günah işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahidlik etmesinden gizlenmiyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Şaban Piriş

-Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin kendi aleyhinizde şahitlik etmesini beklemiyordunuz. Oysa Allahın, sizin yaptığınız şeylerin çoğunu bilmediğini zannediyordunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz. Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyodunuz.

Edip-Layth-Martha

There was no way you could hide from the testimony of your own hearing, or your eyes, or your skins. In fact, you thought that God was unaware of much of what you do.

Muhammad Asad

And you did not try to hide [your sins] lest your hearing or your sight or your skins bear witness against you: nay, but you thought that God did not know much of what you were doing –

Rashad Khalifa

There is no way you can hide from your own hearing, your eyes, or your skins. In fact, you thought that GOD was unaware of much of what you do.,

The Monotheist Group

And there was no way you could hide from the testimony of your own hearing, or your eyes, or your skins. In fact, you thought that God was unaware of much of what you do.