Şura Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (38 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | شرع | ش ر عŞRA | şeraǎ | şeri'at (hukuk düzeni) yaptı | He has ordained |
| 2 | لكم | — | lekum | size | for you |
| 3 | من | — | mine | -den | of |
| 4 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīni | din- | the religion |
| 5 | ما | — | mā | ne varsa | what |
| 6 | وصى | و ص يVṦY | veSSā | tavsiye ettiği | He enjoined |
| 7 | به | — | bihi | onunla | upon |
| 8 | نوحا | — | nūHen | Nuh'a | Nuh, |
| 9 | والذي | — | velleƶī | ve | and that which |
| 10 | أوحينا | و ح يVḪY | evHaynā | vahyettiğimizi | We have revealed |
| 11 | إليك | — | ileyke | sana | to you, |
| 12 | وما | — | ve mā | ve | and what |
| 13 | وصينا | و ص يVṦY | veSSaynā | tavsiye ettiğimizi | We enjoined |
| 14 | به | — | bihi | onunla | upon |
| 15 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim'e | Ibrahim |
| 16 | وموسى | — | ve mūsā | ve Musa'ya | and Musa |
| 17 | وعيسى | — | ve ǐysā | ve ve Îsa'ya | and Isa. |
| 18 | أن | — | en | Kİ | To |
| 19 | أقيموا | ق و مGVM | eḳīmū | doğrul | establish |
| 20 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīne | Ks. Dine/Yargıya | the religion |
| 21 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 22 | تتفرقوا | ف ر قFRG | teteferraḳū | ayrışmayın | be divided |
| 23 | فيه | — | fīhi | onda | therein. |
| 24 | كبر | ك ب رKBR | kebura | büyüklenme/kibir | Is difficult |
| 25 | على | — | ǎlā | on | |
| 26 | المشركين | ش ر كŞRK | l-muşrikīne | ortak koşanlara | the polytheists |
| 27 | ما | — | mā | -şey | what |
| 28 | تدعوهم | د ع وD̃AV | ted'ǔhum | çağdıldıkları- | you call them |
| 29 | إليه | — | ileyhi | kendisine | to it. |
| 30 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 31 | يجتبي | ج ب يCBY | yectebī | seçer | chooses |
| 32 | إليه | — | ileyhi | kendisine | for Himself |
| 33 | من | — | men | kimseyi | whom |
| 34 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills, |
| 35 | ويهدي | ه د يHD̃Y | ve yehdī | ve iletir | and guides |
| 36 | إليه | — | ileyhi | kendisine | to Himself |
| 37 | من | — | men | kimseyi | whoever |
| 38 | ينيب | ن و بNVB | yunību | iyi niyyetle yönelen | turns. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
شرع لكم من الدين ما وصى به نوحا والذى اوحينا اليك وما وصينا به ابرهيم وموسى وعيسى ان اقيموا الدين ولا تتفرقوا فيه كبر على المشركين ما تدعوهم اليه الله يجتبى اليه من يشاء ويهدى اليه من ينيب
Arapça (Harekeli)
شَرَعَ لَكُم مِّنَ الدِّينِ مَا وَصَّى بِهِ نُوحًا وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى أَنْ أَقِيمُوا الدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا فِيهِ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ اللَّهُ يَجْتَبِي إِلَيْهِ مَن يَشَاءُ وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ
Transliterasyon
Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh|i|, kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh|i|, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb|u|.
Transliteration (Eng.)
SharaAAa lakum mina a<span class="b">l</span>ddeeni m<span class="u">a</span>wa<span class="u">ssa</span> bihi noo<span class="u">h</span>an wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>ee aw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span>ilayka wam<span class="u">a</span> wa<span class="u">ss</span>ayn<span class="u">a</span> bihi ibr<span class="u">a</span>heemawamoos<span class="u">a</span> waAAees<span class="u">a</span> an aqeemoo a<span class="b">l</span>ddeena wal<span class="u">a</span>tatafarraqoo feehi kabura AAal<span class="u">a</span> almushrikeena m<span class="u">a</span>tadAAoohum ilayhi All<span class="u">a</span>hu yajtabee ilayhi man yash<span class="u">a</span>owayahdee ilayhi man yuneeb<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dîne âit hükümlerden, Nûh'a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiklerimizi ve İbrâhîm'e, Mûsâ ve İsâ'ya tavsiye ettiklerimizi, size de gidilecek yol olarak bildirdi, açıkladı; dîne yapışın ve o hususta hiçbir ayrılığa düşmeyin. Onları, inanmaya çağırdığın şey, müşriklere pek büyük, pek ağır gelmede. Allah, dilediğini kendisine seçer ve kim, ona dönerse doğru yolu gösterir ona.
Ali Bulaç
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten Kendisi'ne yöneleni hidayete erdirir.
Bayraktar Bayraklı
Allah Nûh'a, sana, İbrâhim'e, Mûsâ'ya ve İsâ'ya, “Dine dosdoğru uyunuz, dinde ayrılığa düşmeyiniz” diye vasiyet ettiğimiz dini size yasallaştırdı. Senin kendilerini çağırdığın bu esas, müşriklere ağır geldi. Allah dileyenleri kendine seçer, kendisine yönelenleri de doğru yola iletir.
Diyanet İşleri
"Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.
Edip Yüksel
Daha önce Nuh'a buyrulan dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: "Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.
Erhan Aktaş
O, dinden Nuh’a tavsiye ettiği şeyi, sana vahyettiğimiz şeyi; İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya, “Dini ayakta tutun* ve onda ayrılığa düşmeyin.” diye tavsiye buyurduğumuz şeyleri size de yasa kıldı. Senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini* kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.
Hakkı Yılmaz
Allah, dinden Nuh'a yükümlülük olarak ulaştırdığı şeyi, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Mûsâ’ya ve İsa'ya yükümlülük olarak ulaştırdığımız şeyi yaşam yolu yaptı: “Dini hayata geçirin, ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.” Senin kendilerini davet ettiğin şey, ortak koşan kimselere ağır geldi. Allah, dilediğini kendine seçer ve kalpten yöneleni de o davet edilene kılavuzlar.
Muhammed Esed
O, itikadî konularda, Nûh'a emrettiğini -ve sana (ey Muhammed,) vahiy aracılığıyla öğrettiğimizi ve aynı zamanda İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi- sizin için uygun gördü: (sahih) itikada sağlam bir şekilde sarılın ve o konuda bütünlüğünüzü bozmayın. Onları çağırdığın bu (itikad bütünlüğü) başka varlıkları veya güçleri Allah'a ortak koşanlara ağır gelse (bile), Allah dileyen herkesi Kendine çeker ve O'na yönelenleri doğru yola ulaştırır.
Mustafa İslamoğlu
O, dinin (esasa ilişkin) kısmından Nuh'a bildirdiğini -ki o sana vahyettiğimiz, dahası İbrahim, Musa ve İsa'ya da bildirdiğimizdir- size de yol kıldı ki, dini çığrından çıkarmayın ve bu konuda tefrikaya düşmeyin! Şirk koşanlara ağır gelen, işte onları kendisine çağırdığın bu ilkedir: Allah dilediğini seçip kendisine yaklaştırır, kendisine yöneleni de doğru yola yöneltir.
Suat Yıldırım
O, “Dini doğru anlayıp hükümlerini uygulayın ve o hususta tefrikaya düşmeyin! ” diye, din esasları olarak Nuh'a emrettiğini, hem sana vahyettiğimizi, keza İbrâhim'e, Mûsâ'ya, Îsâ'ya emrettiğimizi sizin için de din kıldı. Senin insanları dâvet ettiğin esaslar, müşriklere çok ağır gelmektedir. Halbuki Allah dilediği kullarını bu din için seçer ve gönülden Kendine yöneleni doğru yola iletir. [33, 7; 5, 48]
Süleyman Ateş
O size, dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve Îsa'ya tavsiye ettiğimizi şeri'at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın (bu) esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir.*
Şaban Piriş
Dini ayakta tutun ve onda grup grup ayrılmayın, diye Allahın Nuha tavsiye ettiğini, sana da vahyettiğimizi, İbrahime, Musaya ve İsaya tavsiye ettiklerini, size de dinin kuralları yapmıştır. Müşrikleri davet ettiğin şey, onlara ağır gelir. Allah, dilediğini kendine seçer ve kendine yönelen kimseye yol gösterir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin için, dinden Nuh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın." Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.
Edip-Layth-Martha
He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it." Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whoever/whomever He wills; He guides to Himself whoever repents.
Muhammad Asad
In matters of faith,* He has ordained for you that which He had enjoined upon Noah - and into which We gave thee [O Muhammad] insight through revelation* as well as that which We had enjoined upon Abraham, and Moses, and Jesus: Steadfastly uphold the [true] faith, and do not break up your unity therein.* [And even though] that [unity of faith] to which thou callest them appears oppressive to those who are wont to ascribe to other beings or forces a share in His divinity, God draws unto Himself everyone who is willing, and guides unto Himself everyone who turns unto Him.
Rashad Khalifa
He decreed for you the same religion decreed for Noah, and what we inspired to you, and what we decreed for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this one religion, and do not divide it.",
The Monotheist Group
He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it." Intolerable for the polytheists is what you invite them towards. God chooses for Himself whoever He wills; He guides to Himself those who repent.