Şura Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (34 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلذلك | — | feliƶālike | bundan dolayı sen | So to that |
| 2 | فادع | د ع وD̃AV | fed'ǔ | (Hakka) çağır | then invite, |
| 3 | واستقم | ق و مGVM | vesteḳim | ve doğru ol | and stand firm |
| 4 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 5 | أمرت | ا م رEMR | umirte | emrolunduğun | you are commanded |
| 6 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 7 | تتبع | ت ب عTBA | tettebiǎ' | uyma | follow |
| 8 | أهواءهم | ه و يHVY | ehvā'ehum | onların keyiflerine | their desires, |
| 9 | وقل | ق و لGVL | veḳul | ve de ki | but say, |
| 10 | آمنت | ا م نEMN | āmentu | ben inandım | """I believe" |
| 11 | بما | — | bimā | in what | |
| 12 | أنزل | ن ز لNZL | enzele | indirdiği | Allah has sent down |
| 13 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah has sent down |
| 14 | من | — | min | her | of |
| 15 | كتاب | ك ت بKTB | kitābin | Kitaba | (the) Book, |
| 16 | وأمرت | ا م رEMR | ve umirtu | ve emrolundum | and I am commanded |
| 17 | لأعدل | ع د لAD̃L | lieǎ'dile | adalet yapmakla | that I do justice |
| 18 | بينكم | ب ي نBYN | beynekumu | aranızda | between you. |
| 19 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 20 | ربنا | ر ب بRBB | rabbunā | bizim de Rabbimizdir | (is) our Lord |
| 21 | وربكم | ر ب بRBB | ve rabbukum | sizin de Rabbinizdir | and your Lord. |
| 22 | لنا | — | lenā | bize aittir | For us |
| 23 | أعمالنا | ع م لAML | eǎ'mālunā | bizim eylemlerimiz | our deeds |
| 24 | ولكم | — | velekum | ve size aittir | and for you |
| 25 | أعمالكم | ع م لAML | eǎ'mālukum | sizin eylemleriniz | your deeds. |
| 26 | لا | — | lā | yoktur | (There is) no |
| 27 | حجة | ح ج جḪCC | Huccete | bir tartışma nedeni | argument |
| 28 | بيننا | ب ي نBYN | beynenā | bizimle | between us |
| 29 | وبينكم | ب ي نBYN | ve beynekumu | sizin aranızda | and between you. |
| 30 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 31 | يجمع | ج م عCMA | yecmeǔ | bulur (bir araya toplar) | will assemble |
| 32 | بيننا | ب ي نBYN | beynenā | aramızı | [between] us, |
| 33 | وإليه | — | ve ileyhi | ve O'nadır | and to Him |
| 34 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | dönüş | "(is) the final return.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلذلك فادع واستقم كما امرت ولا تتبع اهواءهم وقل ءامنت بما انزل الله من كتب وامرت لاعدل بينكم الله ربنا وربكم لنا اعملنا ولكم اعملكم لا حجة بيننا وبينكم الله يجمع بيننا واليه المصير
Arapça (Harekeli)
فَلِذَلِكَ فَادْعُ وَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ وَقُلْ آمَنتُ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ مِن كِتَابٍ وَأُمِرْتُ لِأَعْدِلَ بَيْنَكُمُ اللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَا أَعْمَالُنَا وَلَكُمْ أَعْمَالُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ اللَّهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Fe li zâlike fed’u vestekım kemâ umirt|e|, ve lâ tettebi’ ehvâehum, ve kul âmentu bi mâ enzelallâhu min kitâb(kitâbin), ve umirtu li a’dile beynekum, allâhu rabbunâ ve rabbukum, lenâ a’mâlunâ ve lekum a’mâlukum, lâ huccete beynenâ ve beynekum, allâhu yecmeubeynenâ, ve ileyhil masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Fali<span class="u">tha</span>lika fa<span class="b">o</span>dAAu wa<span class="b">i</span>staqimkam<span class="u">a</span> omirta wal<span class="u">a</span> tattabiAA ahw<span class="u">a</span>ahum waqul <span class="u">a</span>mantubim<span class="u">a</span> anzala All<span class="u">a</span>hu min kit<span class="u">a</span>bin waomirtuli-aAAdila baynakum All<span class="u">a</span>hu rabbun<span class="u">a</span> warabbukum lan<span class="u">a</span>aAAm<span class="u">a</span>lun<span class="u">a</span> walakum aAAm<span class="u">a</span>lukum l<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>ujjatabaynan<span class="u">a</span> wabaynakumu All<span class="u">a</span>hu yajmaAAu baynan<span class="u">a</span>wa-ilayhi alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve işte bunun için artık onları çağır ve doğru hareket et emredildiğin gibi ve uyma onların dileklerine ve de ki: Ben, kitaptan ne indirdiyse Allah, inandım ona ve bana, aranızda adâletle hükmetmem emredildi. Allah, Rabbimizdir ve Rabbiniz; bizim yaptıklarımız, bize âittir, sizin yaptıklarınız size; düşmanlık yok bizimle sizin aranızda. Allah, bir yerde toplayacak bizi ve sonunda dönüp onun tapısına varılacak.
Ali Bulaç
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Ve de ki: Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda ‘deliller getirerek tartışma (ya, huccete gerek)’ yoktur. Allah bizi biraraya getirip-toplayacaktır. Dönüş O'nadır."
Bayraktar Bayraklı
Bundan dolayı sen Allah'a davet et! Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların arzularına uyma ve şöyle de: “Allah'ın indirdiği kitaba inandım. Aranızda adeletli davranmakla emrolundum. Allah bizim de sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Aramızda tartışmaya gerek yoktur. Allah hepimizi bir araya getirecektir. Dönüş yalnız O'nadır.”
Diyanet İşleri
İşte onun için sen (tevhide) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allah'ın indirdiği Kitab'a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O'nadır.*
Edip Yüksel
Sen buna çağır ve sana emredildiği gibi dosdoğru uygula. Onların fantazilerine ve de ki "ALLAH'ın bana indirdiği kitabı onayladım. Sizin aranızda adaletle davranmakla emrolundum. ALLAH bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz ise sizedir. Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur. Bizi ALLAH biraraya getirecektir. Sonunda dönüş O'nadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! İşte bunun için insanları tevhide davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır.
Erhan Aktaş
İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına* uyma. Onlara de ki: “Allah’ın Kitap’tan indirdiği şeye inandım. Ve ben aranızda adaleti gerçekleştirmekle buyruldum. Allah, bizim de Rabb’imizdir, sizin de Rabb’inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak.* Dönüş yalnızca O’nadır.
Hakkı Yılmaz
(15,10)İşte bunun için sen, davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların boş iğreti arzularına uyma ve de ki: “Ben, Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve ben, aranızda adaleti gerçekleştirme görevi ile emrolundum. Allah, bizim Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız yalnızca bize, sizin yaptıklarınız da yalnızca size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir delile yer yoktur. Allah, bizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de yalnız O'nadır. Ve hakkında ihtilâfa düştüğünüz herhangi bir şey; artık onun hükmü Allah'a aittir. İşte bu, benim Rabbim Allah'tır. Ben, yalnız O'na işin sonucunu havale ettim ve ben, yalnız O'na yöneliyorum.”*(Sonraki 42:16)
Muhammed Esed
İşte bunun için sen (bütün insanlığa) çağrıda bulun ve (Allah tarafından) emrolunduğun gibi dosdoğru ol; onların heva ve heveslerine uyma ve de ki: "Ben, Allah'ın bütün vahyettiklerine inanırım: sizin değişik görüşleriniz arasında adaleti gözetmekle emrolundum. Allah benim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımızın hesabı bize çıkacaktır, sizin yaptıklarınız da size. Bizimle sizin aranızda bir çekişme olmamalı: Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; çünkü varış O'nadır."
Mustafa İslamoğlu
İşte bu yüzden sen (durup dinlenmeden hakikate) çağır ve emrolduğun gibi dosdoğru ol! Onların keyfi taleplerine uyma ve de ki: "Ben Allah tarafından indirilen her tür vahye inandım; ben aranızda dengeyi sağlamakla emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim yaptıklarımızın sonucu bizi bulacak, sizin yaptıklarınızın sonucu da sizi bulacaktır; bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yok: Allah hepimizi bir araya getirecektir: zira varış sadece O'nadır."
Suat Yıldırım
Onun için sen durma, hakka dâvet et ve sana emredildiği tarzda dosdoğru ol, sakın onların keyiflerine uyma ve şöyle de: “Allah hangi kitabı indirmişse ben ona inandım. Hem bana, aranızda adaletle hükmetmem emri verildi. Allah bizim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlerimizin sorumluluğu bize, sizinkilerinki ise size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma sebebi yoktur. Allah hepimizi bir arada toplayacaktır. Hepimiz de O'nun huzuruna götürüleceğiz. ” [10, 41]
Süleyman Ateş
Bundan dolayı sen (Hakka) çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın indirdiği her Kitaba inandım ve aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim eylemlerimiz bize, sizin eylemleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma nedeni yoktur. Allah aramızı bulur, (yahut: Allah bizi bir araya toplar), dönüş O'nadır.
Şaban Piriş
O halde, davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma! ve şöyle söyle:-Allahın indirdiği tüm kitaplara inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma yoktur. Allah, aramızı birleştirecektir ve dönüş Onadır.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunun için sen çağrıda bulun ve emrolunduğun gibi dosdoğru yürü. Onların boş arzularına uyma ve şöyle de: "Allah'ın Kitap'tan indirdiğine inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah'tır, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Bizimle sizin aranızda didişme yok. Allah bizi biraraya toplayacaktır / aramızı bulacaktır. Dönüş O'nadır."
Edip-Layth-Martha
For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. Say, "I acknowledge all that God has sent down from book, and I was commanded to treat you equally. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."
Muhammad Asad
Because of this, then,* summon [all mankind], and pursue the right course, as thou hast been bidden [by God]; and do not follow their likes and dislikes, but say: "I believe in whatever revelation God has be­stowed from on high; and I am bidden to bring about equity in your mutual views.* God is our Sustainer as well as your Sustainer. To us shall be accounted our deeds, and to you, your deeds. Let there be no contention between us and you: God will bring us all together - for with Him is all journeys' end."
Rashad Khalifa
This is what you shall preach, and steadfastly maintain what you are commanded to do, and do not follow their wishes. And proclaim: "I believe in all the scriptures sent down by GOD. I was commanded to judge among you equitably. GOD is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. GOD will gather us all together; to Him is the ultimate destiny.",
The Monotheist Group
For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. And say: "I believe in all that God has sent down as a Book, and I was commanded to be with justice between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."