Duhan Sûresi53. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يلبسون | ل ب سLBS | yelbesūne | giysiler giyerler | Wearing garments |
| 2 | من | — | min | -ten | of |
| 3 | سندس | — | sundusin | ince ipek- | fine silk |
| 4 | وإستبرق | — | ve istebraḳin | ve parlak atlastan | and heavy silk, |
| 5 | متقابلين | ق ب لGBL | muteḳābilīne | karşılıklı otururlar | facing each other. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يلبسون من سندس واستبرق متقبلين
Arapça (Harekeli)
يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَابِلِينَ
Transliterasyon
Yelbesûne min sundusin ve istebrakın mutekâbilîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Yalbasoona min sundusin wa-istabraqin mutaq<span class="u">a</span>bileen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşı karşıya otururlar.
Ali Bulaç
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
Bayraktar Bayraklı
İnce ve kalın ipekten elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
Diyanet İşleri
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.
Edip Yüksel
İpek ve atlastan giysiler içinde karşılıklı otururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.
Erhan Aktaş
İpekten ve atlastan elbiseler giyerler, karşılıklı otururlar.
Hakkı Yılmaz
(51-57)Şüphesiz ki Allah'ın koruması altına girmiş kişiler, Rabbinden bir armağan olarak güvenli bir makamdadırlar; bahçelerde ve pınarlardadırlar. Onlar, karşılıklı oturarak ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerler. İşte böyle! Biz, onları iri siyah gözlülerle/ en ideal tiplerle eşleştirdik. Onlar, orada güven içinde her çeşit meyveyi isteyebilirler. Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
Muhammed Esed
ipek ve altından giysiler içinde birbirlerine (sevgiyle) yaklaşarak.
Mustafa İslamoğlu
Tarifsiz güzellikte sonsuz özgürlük libası ve altın sırmalı kaftanlar giyip göz göze bakışacaklar.
Suat Yıldırım
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57. Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Süleyman Ateş
İnce ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar.
Şaban Piriş
Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.
Edip-Layth-Martha
Wearing silk and satin; facing each other.
Muhammad Asad
wearing [garments] of silk and brocade, facing one another [in love].*
Rashad Khalifa
Wearing velvet and satin; close to each other.,
The Monotheist Group
Wearing silk and satin; facing each other.