Ahkaf Sûresi17. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذي | — | velleƶī | ve o kimse | But the one who |
| 2 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | says |
| 3 | لوالديه | و ل دVLD̃ | livālideyhi | anasına babasına | to his parents, |
| 4 | أف | ا ف فEFF | uffin | öf | """Uff" |
| 5 | لكما | — | lekumā | size | to both of you! |
| 6 | أتعدانني | و ع دVAD̃ | eteǐdāninī | siz bana va'd mı ediyorsunuz? | Do you promise me |
| 7 | أن | — | en | that | |
| 8 | أخرج | خ ر جḢRC | uḣrace | benim çıkarılacağımı | I will be brought forth, |
| 9 | وقد | — | ve ḳad | gelip geçmiş iken | and have already passed away |
| 10 | خلت | خ ل وḢLV | ḣaleti | gelip geçmiş iken | and have already passed away |
| 11 | القرون | ق ر نGRN | l-ḳurūnu | nice nesiller | the generations |
| 12 | من | — | min | "before me?""" | |
| 13 | قبلي | ق ب لGBL | ḳablī | benden önce | "before me?""" |
| 14 | وهما | — | ve humā | onlar ise | And they both |
| 15 | يستغيثان | غ و ثĞVS̃ | yesteğīṧāni | sığınarak | seek help |
| 16 | الله | — | llahe | Allah'a | (of) Allah. |
| 17 | ويلك | — | veyleke | yazık sana (dediler) | """Woe to you!" |
| 18 | آمن | ا م نEMN | āmin | iman et! | Believe! |
| 19 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 20 | وعد | و ع دVAD̃ | veǎ'de | sözü | (the) Promise |
| 21 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 22 | حق | ح ق قḪGG | Haḳḳun | gerçektir | "(is) true.""" |
| 23 | فيقول | ق و لGVL | feyeḳūlu | derken o der ki | But he says, |
| 24 | ما | — | mā | değildir | """Not" |
| 25 | هذا | — | hāƶā | bu | (is) this |
| 26 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 27 | أساطير | س ط رSŦR | esāTīru | masallarından | (the) stories |
| 28 | الأولين | ا و لEVL | l-evvelīne | eskilerin | "(of) the former (people).""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذى قال لولديه اف لكما اتعداننى ان اخرج وقد خلت القرون من قبلى وهما يستغيثان الله ويلك ءامن ان وعد الله حق فيقول ما هذا الا اسطير الاولين
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِي قَالَ لِوَالِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَا أَتَعِدَانِنِي أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِن قَبْلِي وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ اللَّهَ وَيْلَكَ آمِنْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
Transliterasyon
Vellezî kâle li vâlideyhi uffın lekumâ e teidâninî en uhrece ve kad haletil kurûnu min kablî ve humâ yestegîsânillâhe veyleke âmin, inne va’dallâhi hakk(hakkun), fe yekûlu mâ hâzâ illâ esâtîrul evvelîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>ee q<span class="u">a</span>la liw<span class="u">a</span>lidayhioffin lakum<span class="u">a</span> ataAAid<span class="u">a</span>ninee an okhraja waqad khalatialquroonu min qablee wahum<span class="u">a</span> yastagheeth<span class="u">a</span>ni All<span class="u">a</span>hawaylaka <span class="u">a</span>min inna waAAda All<span class="u">a</span>hi <span class="u">h</span>aqqunfayaqoolu m<span class="u">a</span> h<span class="u">atha</span> ill<span class="u">a</span> as<span class="u">at</span>eerual-awwaleen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve öbürü de, anasına babasına, uf sizden, tekrar kabirden çıkacağımı mı söylüyor, buna inanmaya mı çağırıyorsunuz beni? Ve benden önce nice nesiller gelip geçti demiştir ve onlar da Allah'a yalvarırlar da yazık sana derler, inan, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir, derken o, bu der, eskilerin masallarından başka bir şey değil.
Ali Bulaç
O kimse ki, anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Allah'a yakararak: "Yazıklar sana, iman et, şüphesiz Allah'ın va'di haktır." (derler; fakat) O: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" der.
Bayraktar Bayraklı
Diğer bir kimse de anne babasına, “Öf be! Bana kabirden çıkartılıp diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller de gelip geçti” der. Anne babası da Allah'tan yardım dileyerek, “Sana yazıklar olsun, Allah'ın vaadine inan, çünkü Allah'ın vaadi gerçektir” dediler. O da, “Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye cevap vermişti.
Diyanet İşleri
Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah'ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah'ın vadi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.
Edip Yüksel
Öte yanda bir başkası var ki anne babasına, "Öf size, benden önce nice kuşaklar geçmiş olmasına rağmen benim diriltileceğimi mi iddia ediyorsunuz?" O ikisi ise ALLAH'a sığınarak: "Yazık sana; lütfen onayla. ALLAH'ın sözü gerçektir." Bunun üzerine o, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değil" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ana ve babasına: "Öf size! siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmiştir." diyen kimseye ana ve babası Allah'a sığınarak "Yazıklar olsun sana! Gel iman et, şüphesiz ki, Allah'ın vaadi gerçektir." dediklerinde o: "Bu Kur'ân öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.
Erhan Aktaş
Anne ve babasına: “Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?” dedi. Onlar, onun için Allah’a dua ederek: “Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah’ın sözü haktır.” dediler. Bunun üzerine o: “Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve anasına-babasına: “Öf size! Siz beni, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken çıkarılmakla/ öldükten sonra dirilmekle mi tehdit ediyorsunuz?” diyen kimse… Ve anası-babası, Allah'a yalvararak: “Yazık sana! Gel iman et, şüphesiz ki, Allah'ın vaadi gerçektir” der. Sonra da o: “Bu Kur’ân, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” der.
Muhammed Esed
Fakat (öyle insan da var ki) kendisine Allah'a inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne-babasına, "Yuh olsun size!" diye çıkışır, "Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?" Onlar ise Allah'ın yardımı için dua eder ve "Yazık sana!" derler, "Çünkü Allah'ın vaadi her zaman doğru çıkar!" O da: "Bu, eski zamanların masallarından başka bir şey değil!" diye cevap verir.
Mustafa İslamoğlu
Ne ki, (kendisine imanı telkin eden) ana babasına "İkinize de yuh olsun! Ne yani, benden önce bunca nesil gelip geçtiği halde (hiç biri dirilmemişken) bana diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" diye çıkışan da var. Ana-baba da Allah'ın yardımına sığınarak (şöyle der): "Yazıklar olsun sana! Şuna kesinlikle inan ki, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir." Bunun üzerine şöyle der: "Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir."
Suat Yıldırım
Fakat bir de öyleleri var ki, kendisini imana dâvet eden anne ve babasına: “Öf be! (Yetti artık! ) Benden önce nice nesiller ölüp de geri dönmediği halde, siz beni mezarımdan dirilip çıkarılmakla mı korkutuyorsunuz! ” derken, onlar: Allah'a sığınıp yalvararak oğullarına: “Yazık ediyorsun kendine! derler, imana gel, Allah'ın vâdi elbette gerçektir. ”O ise yine de: “Bu âhiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretir.
Süleyman Ateş
Fakat o kimse ki anasına, babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmiş, (kimse geri gelmemiş) iken siz benim (diriltilip) çıkarılacağımı mı bana va'dediyor(beni bununla mı tehdidediyor)sunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak: "Yazık sana, (etme, gel) inan; Allah'ın sözü gerçektir" derken o: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir." der.
Şaban Piriş
Anne ve babasına:-Öf be siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltilip, çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allaha sığınarak:-Yazıklar olsun sana, iman et, şüphesiz Allahın vaadi haktır. (derler. O ise:)-Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir, diye cevap verir.
Yaşar Nuri Öztürk
Birisi de ana-babasına: "Yazık size, benden önce bir yığın nesil gelip geçtiği halde, siz bana, benim diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak, "yazıklar olsun sana; inansana, Allah'ın vaadi haktır" diye vahlanınca o şöyle dedi: "Bu, öncekilerin masallarından başkası değil."
Edip-Layth-Martha
The one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back?" While they both will implore God: "Woe to you; acknowledge! For God's promise is the truth." He would say, "This is nothing but tales from the past!"
Muhammad Asad
But [there is many a one] who says to his parents [whenever they try to imbue him with faith in God]: Fie upon both of you! Do you promise me that I shall be brought forth [from the dead], although [so many] generations have passed away before me?"* And [while] they both pray for God's help [and say], Alas for thee! For, behold, God's promise always comes true!" - he but answers, All this is nothing but fables of ancient times!"
Rashad Khalifa
Then there is the one who says to his parents, "Woe to you; are you telling me that (after death) I will come back to life? How come those who died before us never come back?" The parents would cry for GOD's help and say, "Woe to you; please believe! GOD's promise is the truth." He would say, "Tales from the past!",
The Monotheist Group
And the one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back?" While they both will implore God: "Woe to you; believe! For the promise of God is the truth." He would say: "This is nothing except fictional tales of old!"