Ahkaf Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ما | — | mā | Not | |
| 2 | خلقنا | خ ل قḢLG | ḣaleḳnā | biz yaratmadık | We created |
| 3 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | the heavens |
| 4 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDe | ve yeri | and the earth |
| 5 | وما | — | ve mā | ve bulunanları | and what |
| 6 | بينهما | ب ي نBYN | beynehumā | ikisi arasında | (is) between both of them |
| 7 | إلا | — | illā | ancak (yarattık) | except |
| 8 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | gerçek ile | in truth |
| 9 | وأجل | ا ج لECL | ve ecelin | ve bir süreye göre | and (for) a term |
| 10 | مسمى | س م وSMV | musemmen | belli | appointed. |
| 11 | والذين | — | velleƶīne | ve kimseler | But those who |
| 12 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieve, |
| 13 | عما | — | ǎmmā | şeyden | from what |
| 14 | أنذروا | ن ذ رNZ̃R | unƶirū | uyarıldıkları | they are warned, |
| 15 | معرضون | ع ر ضARŽ | muǎ'riDūne | yüz çevirmektedirler | (are) turning away. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ما خلقنا السموت والارض وما بينهما الا بالحق واجل مسمى والذين كفروا عما انذروا معرضون
Arapça (Harekeli)
مَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَالَّذِينَ كَفَرُوا عَمَّا أُنذِرُوا مُعْرِضُونَ
Transliterasyon
Mâ halaknes semâvâti vel arda ve mâ beyne humâ illâ bil hakkı ve ecelin musemmâ(musemmen), vellezîne keferû ammâ unzirû mu’ridûn|e|.
Transliteration (Eng.)
M<span class="u">a</span> khalaqn<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>a wam<span class="u">a</span> baynahum<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span>bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi waajalin musamman wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenakafaroo AAamm<span class="u">a</span> on<span class="u">th</span>iroo muAAri<span class="u">d</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gökleri ve yeryüzünü ancak gerçek olarak ve muayyen bir zaman için yarattık ve kâfir olanlarsa korkutuldukları şeylerden yüz çevirirler.
Ali Bulaç
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konulmuş bir ecel (belli bir süre) olarak yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren(kimseler)dir.
Bayraktar Bayraklı
Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri bir amaç için ve belli bir süreye göre yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.
Diyanet İşleri
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları biz, şüphesiz yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. İnkâr edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.*
Edip Yüksel
Biz gökleri, yeri ve aralarındakileri ancak belli bir amaca göre ve belli bir süre için yarattık. İnkar edenler uyarıya aldırış etmemektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.
Erhan Aktaş
Gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri gerçek olarak, belirlenmiş bir süre için yarattık. Gerçeği yalanlayan nankörler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Hakkı Yılmaz
Biz gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri ancak “hak” ile ve “adı konmuş bir süre sonu” ile oluşturduk. Şu kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler ise uyarıldıkları şeylerden/ uyarılmaktan yüz çevirenlerdir.
Muhammed Esed
Biz, gökleri, yeri ve onlar arasındaki her şeyi ancak (derunî bir) anlam ve amaç üzere ve (Bizim tarafımızdan) konulmuş bir süre için yarattık: ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendilerine tebliğ edilen uyarıdan yüz çevirirler.
Mustafa İslamoğlu
Biz gökleri, yeri ve o ikisi arasındakileri, ancak gerçek bir anlam ve amaç uğruna -ama sınırlı bir süreliğine yarattık; ne ki inkar eden kimseler uyarıldıkları hakikatten yüz çeviriyorlar.
Suat Yıldırım
Biz gökleri, yeri ve bunların arasındaki varlıkları ancak gerçek bir maksatla, adalet ve hikmetle, bir de belli bir süre için yarattık. Ama kâfirler uyarıldıkları kı
Süleyman Ateş
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları (boş yere değil), ancak gerçek ile ve belli bir süreye göre yarattık. İnkar edenler, uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.
Şaban Piriş
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konmuş bir süre ile yarattık. Nankörler ise uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri hak olarak ve belirlenmiş bir süre için yarattık biz. Küfre batanlarsa uyarılmış oldukları şeyden yüz çevirmektedirler.
Edip-Layth-Martha
We did not create the heavens and the earth, and everything between them except with truth, and for an appointed time. Those who reject turn away from what they are being warned with.
Muhammad Asad
We have not created the heavens and the earth and all that is between them otherwise than in accord­ance with [an inner] truth, and for a term set [by Us]:* and yet, they who are bent on denying the truth turn aside from the warning which has been conveyed unto them.*
Rashad Khalifa
We did not create the heavens and the earth, and everything between them except for a specific purpose, and for a finite interim. Those who disbelieve are totally oblivious to the warnings given to them.,
The Monotheist Group
We did not create the heavens and the earth, and everything between them except with the truth, and for an appointed time. And those who disbelieve turn away from what they are being warned with.