Ahkaf Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أم | — | em | yoksa | Or |
| 2 | يقولون | ق و لGVL | yeḳūlūne | (-mu) diyorlar? | they say, |
| 3 | افتراه | ف ر يFRY | fterāhu | onu kendisi uydurdu- | """He has invented it.""" |
| 4 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 5 | إن | — | ini | eğer | """If" |
| 6 | افتريته | ف ر يFRY | fteraytuhu | ben onu uydurmuşsam | I have invented it |
| 7 | فلا | — | felā | olmaz | then not |
| 8 | تملكون | م ل كMLK | temlikūne | sizin hiçbir yararınız | you have power |
| 9 | لي | — | lī | bana | for me |
| 10 | من | — | mine | -tan | against |
| 11 | الله | — | llahi | Allah- | Allah |
| 12 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | bir şeye (gelecek cezaya) | anything. |
| 13 | هو | — | huve | O | He |
| 14 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | daha iyi bilir | knows best |
| 15 | بما | — | bimā | şeyleri | of what |
| 16 | تفيضون | ف ي ضFYŽ | tufīDūne | taşkınlık yaptığınız | you utter |
| 17 | فيه | — | fīhi | onda | concerning it. |
| 18 | كفى | ك ف يKFY | kefā | yeter | Sufficient is He |
| 19 | به | — | bihi | O'nun | Sufficient is He |
| 20 | شهيدا | ش ه دŞHD̃ | şehīden | şahid olması | (as) a Witness |
| 21 | بيني | ب ي نBYN | beynī | benimle | between me |
| 22 | وبينكم | ب ي نBYN | ve beynekum | sizin aranızda | and between you, |
| 23 | وهو | — | ve huve | ve O | and He |
| 24 | الغفور | غ ف رĞFR | l-ğafūru | bağışlayandır | (is) the Oft-Forgiving, |
| 25 | الرحيم | ر ح مRḪM | r-raHīmu | esirgeyendir | the Most Merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ام يقولون افترىه قل ان افتريته فلا تملكون لى من الله شيا هو اعلم بما تفيضون فيه كفى به شهيدا بينى وبينكم وهو الغفور الرحيم
Arapça (Harekeli)
أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُ قُلْ إِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ لِي مِنَ اللَّهِ شَيْئًا هُوَ أَعْلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِ كَفَى بِهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Transliterasyon
Em yekûlûnefterâh|u|, kul iniftereytuhu fe lâ temlikûne lî minallahi şey’â(şey’en), huve a’lemu bi mâ tufîdûne fîh|i|, kefâ bihî şehîden beynî ve beynekum ve huvel gafûrur rahîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Am yaqooloona iftar<span class="u">a</span>hu qul iniiftaraytuhu fal<span class="u">a</span> tamlikoona lee mina All<span class="u">a</span>hi shay-anhuwa aAAlamu bim<span class="u">a</span> tufee<span class="u">d</span>oona feehi kaf<span class="u">a</span> bihishaheedan baynee wabaynakum wahuwa alghafooru a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>eem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yoksa bunu, kendisi uyduruyor mu derler? De ki: Ben uyduruyorsam Allah'ın azâbından hiçbir şeyi gideremezsiniz benden; o, Kur'ân hakkında neler dediğinizi daha iyi bilir; benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter ve odur suçları örten, rahîm.
Ali Bulaç
Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiçbir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
Bayraktar Bayraklı
“Yoksa onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur'ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir.”
Diyanet İşleri
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Edip Yüksel
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu ben uydurduysam siz beni ALLAH'tan gelecek hiçbir şeye karşı koruyamazsınız. O, sizin taşkınlığınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Erhan Aktaş
Yoksa “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuş olsaydım, Allah’tan bana gelecek şeye siz engel olamazdınız. O, sizin ona karşı nelere giriştiğinizi çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
Hakkı Yılmaz
Ya da onlar, “Kur’ân'ı, Muhammed uydurdu” diyorlar. De ki: “Eğer onu ben uydurmuşsam bana Allah'tan olacak şeye güç yetiremezsiniz; beni Allah gibi cezalandıramazsınız. O, sizin neyin içine atıldığınızı daha iyi bilir. Sizinle benim aramda tanık olarak O yeter. Ve O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”
Muhammed Esed
Yoksa, "Bütün bunları o uydurdu" mu diyorlar? De ki (ey Muhammed): "Eğer onu ben uydursaydım Allah'a karşı bana hiçbir faydanız dokunmazdı. O, düşüncesizce bulaştığınız bu (iftira)nın tamamen farkındadır: benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! Ve yalnız O, gerçek bağışlayıcıdır, gerçek bir rahmet kaynağıdır".
Mustafa İslamoğlu
Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurmuş olsaydım, Allah'tan bana gelecek hiçbir (cezayı) başımdan savamazdınız. (Allah) öksesine düştüğünüz bu iftiranın nedenini bilmektedir; benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter: iyi ki O mutlak bağış sahibidir, sonsuz merhamet kaynağıdır."
Suat Yıldırım
Yoksa, “Kur'ân'ı kendisi uydurdu! ” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben uydurduysam zaten Allah, çok geçmeden cezamı verir. Siz bana yardım etmek isteseniz bile Allah'ın azabından beni kurtaramazsınız. (Ben cezamı çekmeye hazırım. Siz rahat olun). Demek ki sizin bu kabil laflarınız boş sözlerden, içine daldığınız yaygaradan ibarettirAllah da bunu pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O, kâfidir. O gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur). [72, 22-23; 69, 44-47; 25, 5-6]
Süleyman Ateş
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek cezaya karşı sizin bana hiçbir yararınız olmaz. O, sizin yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda O'nun şahid olması yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Şaban Piriş
Veya:-Onu uydurmuş! diyorlar. De ki:-Eğer onu uydurmuşsam, beni Allahtan (kurtaracak) hiç bir şeye sahip değilsiniz. O, sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yahut da şöyle diyorlar: "Uyduruyor onu!" De ki: "Eğer uydursaydım onu, hiçbir şeye sahip olamazdınız Allah'tan kurtarmak için beni. İçine gömüldüğünüz yaygarayı en iyi bilen O'dur. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. Çok affedici, çok merhametlidir O."
Edip-Layth-Martha
Or do they say, "He fabricated this!" Say, "If I fabricated this, then you cannot protect me at all from God. He is fully aware of what you say. He suffices as a witness between me and you. He is the Forgiver, the Compassionate."
Muhammad Asad
Or do they say, He has invented all this"? Say [O Muhammad]: Had I invented it, you would not be of the least help to me against God.* He is fully aware of that [slander] into which you so reck­lessly plunge: enough is He as a witness between me and you! And [withal,] He alone is truly-forgiving, a true dispenser of grace."*
Rashad Khalifa
When they say, "He fabricated this," say, "If I fabricated this, then you cannot protect me from GOD. He is fully aware of everything you scheme. He suffices as a witness between me and you. He is the Forgiver, Most Merciful.",
The Monotheist Group
Or do they say: "He fabricated this!" Say: "If I fabricated this, then you cannot protect me at all from God. He is fully aware of what you say. He suffices as a witness between me and you. He is the Forgiver, the Merciful."