Fetih Sûresi29. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (54 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1محمدmuHammedunMuhammedMuhammad
2رسولر س لRSLrasūluelçisidir(is the) Messenger of Allah,
3اللهllahiAllah'ın(is the) Messenger of Allah,
4والذينvelleƶīneve bulunanlarand those who
5معهmeǎhuonun yanında(are) with him
6أشداءش د دŞD̃D̃eşiddā'ukatı(are) firm
7علىǎlākarşıagainst
8الكفارك ف رKFRl-kuffārikafirlerethe disbelievers
9رحماءر ح مRḪMruHamā'umerhametlidirlerand merciful
10بينهمب ي نBYNbeynehumbirbirlerine karşıamong themselves.
11تراهمر ا يREYterāhumonları görürsünYou see them
12ركعار ك عRKArukkeǎnrüku' ederekbowing
13سجداس ج دSCD̃succedensecde ederekand prostrating,
14يبتغونب غ يBĞYyebteğūnearadıklarınıseeking
15فضلاف ض لFŽLfeDlenbir lutufBounty
16منmine-danfrom Allah
17اللهllahiAllah-from Allah
18ورضوانار ض وRŽVve riDvānenve rızasınıand pleasure.
19سيماهمس و مSVMsīmāhumnişanları vardırTheir mark
20في(is) on
21وجوههمو ج هVCHvucūhihimyüzlerindetheir faces
22منmin-ndenfrom
23أثرا ث رES̃Reṧeriizi-(the) trace
24السجودس ج دSCD̃s-sucūdisecde(of) the prostration.
25ذلكƶālikeşöyledirThat
26مثلهمم ث لMS̃Lmeṧeluhumonların vasıfları(is) their similitude
27فيin
28التوراةt-tevrātiTevrat'takithe Taurah.
29ومثلهمم ث لMS̃Lve meṧeluhumve vasıflarıAnd their similitude
30فيin
31الإنجيلl-incīliİncildekithe Injeel,
32كزرعز ر عZRAkezer'ǐnbir ekin gibidir(is) like a seed
33أخرجخ ر جḢRCeḣraceçıkaran(which) sends forth
34شطأهش ط اŞŦEşeTehufiliziniits shoot
35فآزرها ز رEZRfe āzerahuonu güçlendirenthen strengthens it,
36فاستغلظغ ل ظĞLƵfesteğleZesonra kalınlaşanthen it becomes thick
37فاستوىس و يSVYfestevāderken dikilenand it stands
38علىǎlāüstüneupon
39سوقهس و قSVGsūḳihigövdesininits stem
40يعجبع ج بACByuǎ'cibuhoşuna giderdelighting
41الزراعز ر عZRAz-zurrāǎekincilerinthe sowers
42ليغيظغ ي ظĞYƵliyeğiyZeöfkelendirsin diyethat He (may) enrage
43بهمbihimuonlara karşıby them
44الكفارك ف رKFRl-kuffārakafirlerithe disbelievers.
45وعدو ع دVAD̃veǎdeva'detmiştirAllah has promised
46اللهllahuAllahAllah has promised
47الذينelleƶīnethose who
48آمنواا م نEMNāmenūinananlarabelieve
49وعملواع م لAMLve ǎmilūve yapanlaraand do
50الصالحاتص ل حṦLḪS-SāliHātiiyi işlerrighteous deeds
51منهمminhumonlardanamong them,
52مغفرةغ ف رĞFRmeğfiratenmağfiretforgiveness
53وأجراا ج رECRve ecranve mükafatand a reward
54عظيماع ظ مAƵMǎZīmenbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

محمد رسول الله والذين معه اشداء على الكفار رحماء بينهم ترىهم ركعا سجدا يبتغون فضلا من الله ورضونا سيماهم فى وجوههم من اثر السجود ذلك مثلهم فى التورىة ومثلهم فى الانجيل كزرع اخرج شطه فازره فاستغلظ فاستوى على سوقه يعجب الزراع ليغيظ بهم الكفار وعد الله الذين ءامنوا وعملوا الصلحت منهم مغفرة واجرا عظيما

Arapça (Harekeli)

مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

Transliterasyon

Muhammedun resûlullâh|i|, vellezîne meahû eşiddâu alel kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd|i|, zâlike meseluhum fît tevrât|i|, ve meseluhum fîl incîl|i|, ke zer’in ahrece şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuffâr|a|, vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen).

Transliteration (Eng.)

Mu<span class="u">h</span>ammadun rasoolu All<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenamaAAahu ashidd<span class="u">a</span>o AAal<span class="u">a</span> alkuff<span class="u">a</span>ri ru<span class="u">h</span>am<span class="u">a</span>obaynahum tar<span class="u">a</span>hum rukkaAAan sujjadan yabtaghoona fa<span class="u">d</span>lanmina All<span class="u">a</span>hi wari<span class="u">d</span>w<span class="u">a</span>nan seem<span class="u">a</span>hum feewujoohihim min athari a<span class="b">l</span>ssujoodi <span class="u">tha</span>lika mathaluhumfee a<span class="b">l</span>ttawr<span class="u">a</span>ti wamathaluhum fee al-injeelikazarAAin akhraja sha<span class="u">t</span>-ahu fa<span class="u">a</span>zarahu fa<span class="b">i</span>staghla<span class="i"><span class="u">th</span></span>afa<span class="b">i</span>staw<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> sooqihi yuAAjibu a<span class="b">l</span>zzurr<span class="u">a</span>AAaliyaghee<span class="i"><span class="u">th</span></span>a bihimu alkuff<span class="u">a</span>ra waAAada All<span class="u">a</span>hualla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoo waAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>timinhum maghfiratan waajran AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Muhammed, Allah'ın peygamberidir ve onunla berâber bulunanlar, kâfirlere karşı çetindirler, kendi aralarında merhametli, onları görürsün ki rükû etmekteler, secdeye kapanmaktalar Allah'tan lütuf ve ihsân ve râzılık dileyerek; yüzlerinde, secde eserinin alâmetleri görünmededir ve onların bu vasıfları, Tevrat'ta da vardır ve onlara âit bu vasıflar, İncil'de de var; âdetâ ekilmiş bir tâneye benzer ki filiz vermiştir, derken filizi kuvvetlenmiştir, derken kalınlaşmıştır da dümdüz boy vermiştir, gövdelerine dayanıp yücelmiştir; ekincileri şaşırtır, sevindirir, kâfirleri, bununla kızdırıp yerindirmek için. Allah, inananlara ve iyi işlerde bulunanlara yarlıganma ve pek büyük bir mükâfat vaad etmiştir.

Ali Bulaç

Muhammed, Allah'ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur: İncil'deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'detmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Muhammed, Allah'ın peygamberidir. Onunla beraber olanlar kâfirlere karşı kararlı ve tavizsiz, kendi aralarında ise son derece merhametlidirler. Onları rukû ve secde ederken görürsün. Allah'ın lütfunu ve rızasını kazanmayı arzularlar. Onların nişanları, yüzlerindeki secde izidir. Bu onların Tevrat'taki özellikleridir. İncil'deki özellikleri de şudur: Filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerinde dimdik duran bir ekine benzerler. Bu ekincilerin hoşuna gider. Allah bunlarla, kâfirleri öfkelendirecektir. Allah, inanıp yararlı işler yapanlara af ve büyük bir ödül vaad etmiştir.

Diyanet İşleri

Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kafirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükuya varırken, secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kafirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfat vadetmiştir.*

Edip Yüksel

ALLAH'ın elçisi Muhammed ve beraberinde bulunanlar inkârcılara karşı sert ve kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, eğilip secde ederek ALLAH'tan lütuf ve hoşnutluk dilerken görürsün. Yüzlerinde secdelerin izleri vardır. Bu, onların Tevrat'taki nitelikleridir. İncil'deki nitelikleri ise, filizini çıkarıp güçlendirmiş ve kalınlaşıp gövdesi üzerine dikilerek ekincileri sevindiren bitki gibidir. O, onlarla inkârcıları öfkelendirir. ALLAH, onlardan gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara bağışlanma ve büyük bir ödül söz vermiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.

Erhan Aktaş

Muhammed, Allah’ın Resul’üdür. Onunla beraber olanlar, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rükû ederken*, secde ederken* ve Allah’tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir.* İşte bunlar, onların Tevrat’taki özellikleridir. İncil’deki örnekleri de, filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, gerçeği yalanlayan nankörlere, onlarla üzüntü vermektedir. Allah, inanıp salihatı* yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

Hakkı Yılmaz

Muhammed, Allah'ın elçisidir./Allah’ın elçisi Muhammed ve onunla beraber olan kimseler de, Allah'ın, kendileriyle düşmanları öfkelendirmesi için kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Sen onları, Allah'ın fazlından ve bir hoşnutluk isteyerek Allah'ın birliğini öğretenler, boyun eğip teslimiyet gösterenler olarak görürsün. Onların Allah'a teslimiyetlerinden nişanları, tüm varlıklarında/ her taraflarında belli olur. Bu, onların Tevrât'taki örnekleridir. Onların İncîl'deki örnekleri de, filizini yarıp çıkarmış, sonra onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, sonra da gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir. Bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah, onlardan iman eden ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimselere bağışlama ve büyük bir ödül söz vermiştir.

Muhammed Esed

MUHAMMED Allah'ın Elçisi'dir; ve (sadakatle) o'nun yanında olanlar, bütün hakikat inkarcılarına karşı kararlı ve tavizsiz, (ama) birbirlerine karşı merhamet doludurlar. Onların (namazda) eğilerek (ve) yere kapanarak Allah'ın lütuf ve rızasını aradıklarını görürsün: onların işaretleri, yüzlerindeki secde izleridir. Şu, onların hem Tevrat'taki ve hem de İncil'deki temsîlleridir: (onlar) filiz veren bir tohum gibi(dirler), sonra Allah o (filizi) güçlendirir ki sağlam şekilde büyüsün ve (sonunda) kökü üzerinde dimdik dursun ve üreticileri sevindirsin... (Allah böylece müminleri sağlam ve dayanıklı/dirençli kılar) ki onlar aracılığıyla hakikat inkarcılarını şaşırtsın. (Ama) onlardan inanıp doğru ve yararlı işler yapanlara Allah mağfiret ve büyük bir mükafat vaad etmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Muhammed Allah'ın Elçisi'dir ve onun safında olanlar, hakkı inkar edenlere karşı kararlı ve ödünsüz, birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler. Onları hep rüku ve secde halinde Allah'ın kerem ve rızasını ararken görürsün; onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir. Bu onların Tevrat'taki temsilidir. Bir de onların İncil'teki temsili var: Onlar filiz vermiş tohum gibidir; derken (Allah) o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin. Böylece O, hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur. (Ne ki) Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler ortaya koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir.

Suat Yıldırım

Muhammed Allah'ın resulüdür. Onun beraberindeki müminler de kâfirlere karşı şiddetli olup kendi aralarında şefkatlidirler. Sen onları rükû ederken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve rıza ararken görürsün. Onların alâmeti, yüzlerindeki secde izi, secde aydınlığıdır. Bunlar, Tevrat'taki sıfatları olup İncîl'deki meselleri ise şöyledir: Öyle bir ekin ki filizini çıkarmış, sonra da onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış da artık gövdesi üzerinde doğrulmuş. Öyle ki ekicilerin hoşuna gider, kâfirleri de öfkelendirir. İşte böylece Allah, onlar gibi iman edip makbul ve güzel işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. [5, 54] {KM, Vahiy 14, 1; Matta 13, 31-32; Markos 4, 26-27; Luka 13, 18}*

Süleyman Ateş

Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kafirlere karşı katı, birbirlerine karşı merhametlidirler. Onların, rüku' ve secde ederek Allah'ın lutuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır. Onların Tevrat'taki vasıfları ve İncildeki vasıfları da şöyle bir ekin gibidir ki, filizini çıkardı, onu güçlendirdi, kalınlaştı, derken gövdesinin üstüne dikildi, ekincilerin hoşuna gider, onlara karşı kafirleri de öfkelendirir bir duruma geldi. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükafat va'detmiştir.*

Şaban Piriş

Muhammed, Allahın elçisidir. Onunla beraber olanlar, kafirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allahın lütuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrattaki örneğidir. İncildeki örneği ise: Filizini vermiş bir ekin gibidir. Onu kuvvetlendirmiş, o da çiftçilerin hoşuna gidecek şekilde kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde dikilmişti. Onunla kafirleri öfkelendirmek için Allah, onlardan iman eden ve doğruları yapanlara mağfiret ve büyük bir ödül vaat etmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Muhammed Allah'ın resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çok çetin, kendi aralarında çok merhametlidirler. Sen onları rüku eder, secdeye kapanır halde görürsün. Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk ister dururlar. Görünüşlerine gelince, yüzlerinde secde eseri / izi vardır. Bu onların Tevrat'taki nitelikleri. İncil'deki nitelikleri de şöyle: Tıpkı bir ekin ki filizini çıkarmış, o filizi kuvvetlendirmiş. Filiz kalınlaştı, gövdesi üzerine dikildi. Ziraatçıları da imrendirir / hayran bırakır bu ekin. Allah böyle yapar ki, onlar sayesinde inkar edenleri öfkelendirsin. Allah onlardan iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir.

Edip-Layth-Martha

Muhammed, the messenger of God, and those who are with him, are severe against the ingrates, but merciful between themselves. You see them kneeling and prostrating, they seek God's blessings and approval. Their distinction is in their faces, as a result of prostrating. Such is their example in the Torah. Their example in the Injeel is like a plant which shoots out and becomes strong and thick and it stands straight on its trunk, pleasing to the farmers. That He may enrage the ingrates with them. God promises those among them who acknowledge and promote reforms forgiveness and a great reward.

Muhammad Asad

MUHAMMAD is God's Apostle; and those who are [truly] with him are firm and unyielding* towards all deniers of the truth, [yet] full of mercy towards one another.* Thou canst see them bowing down, pros&shy;trating themselves [in prayer], seeking favour with God and [His] goodly acceptance: their marks are on their faces, traced by prostration.* This is their parable in the Torah as well as their parable in the Gospel:* [they are] like a seed that brings forth its shoot, and then He strengthens it, so that it grows stout, and [in the end] stands firm upon its stem, delighting the sowers. [Thus will God cause the believers to grow in strength,] so that through them He might confound the deniers of the truth.* [But] unto such of them as may [yet] attain to faith and do righteous deeds, God has promised forgiveness and a reward supreme.*

Rashad Khalifa

Muhammad - the messenger of GOD - and those with him are harsh and stern against the disbelievers, but kind and compassionate amongst themselves. You see them bowing and prostrating, as they seek GOD's blessings and approval. Their marks are on their faces, because of prostrating. This is the same example as in the Torah. Their example in the Gospel is like plants that grow taller and stronger, and please the farmers. He thus enrages the disbelievers. GOD promises those among them who believe, and lead a righteous life, forgiveness and a great recompense.,

The Monotheist Group

Mohammed is the messenger of God, and those who are with him are severe against the rejecters, but merciful between themselves. You see them kneeling and prostrating, they seek the blessings and approval of God. Their distinction is in their faces, as a result of prostrating. Such is their example in the Torah. And their example in the Gospel is like a plant which shoots out and becomes strong and thick and it stands straight on its trunk, pleasing to the farmers. That He may enrage the rejecters with them. God promises those among them who believe and do good works a forgiveness and a great reward.