Hucurat Sûresi6. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | O you who believe! |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | O you who believe! |
| 5 | إن | — | in | If | |
| 6 | جاءكم | ج ي اCYE | cā'ekum | size gelirse | comes to you |
| 7 | فاسق | ف س قFSG | fāsiḳun | bir fasık | a wicked person |
| 8 | بنبإ | ن ب اNBE | binebein | bir haberle | with information, |
| 9 | فتبينوا | ب ي نBYN | fetebeyyenū | onu araştırın | investigate, |
| 10 | أن | — | en | lest | |
| 11 | تصيبوا | ص و بṦVB | tuSībū | yoksa kötülük edersiniz | you harm |
| 12 | قوما | ق و مGVM | ḳavmen | bir topluluğa karşı | a people |
| 13 | بجهالة | ج ه لCHL | bicehāletin | bilmeyerek | in ignorance, |
| 14 | فتصبحوا | ص ب حṦBḪ | fetuSbiHū | sonra olursunuz | then you become, |
| 15 | على | — | ǎlā | üzerine | over |
| 16 | ما | — | mā | şey | what |
| 17 | فعلتم | ف ع لFAL | feǎltum | yaptığınız | you have done, |
| 18 | نادمين | ن د مND̃M | nādimīne | pişman | regretful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا ان جاءكم فاسق بنبا فتبينوا ان تصيبوا قوما بجهلة فتصبحوا على ما فعلتم ندمين
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِن جَاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوا أَن تُصِيبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلَى مَا فَعَلْتُمْ نَادِمِينَ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû in câekum fâsikun bi nebein fe tebeyyenû en tusîbû kavmen bi cehâletin fe tusbihû alâ mâ fealtum nâdimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooin j<span class="u">a</span>akum f<span class="u">a</span>siqun binaba-in fatabayyanoo an tu<span class="u">s</span>eebooqawman bijah<span class="u">a</span>latin fatu<span class="u">s</span>bi<span class="u">h</span>oo AAal<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>faAAaltum n<span class="u">a</span>dimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, buyruktan çıkmış biri, size bir haber getirdi mi doğru, yahut yanlış veya yalan olup olmadığını araştırıp iyice bir anlayın, yoksa bir topluluğa, bilgisizlikle bir kötülükte bulunur da yaptığınıza nâdim oluverirsiniz.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.
Bayraktar Bayraklı
Ey inananlar! Eğer bir fâsık/yalan haber taşıyan size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de, sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.*
Edip Yüksel
Ey gerçeği onaylayanlar, kötü huylara sahip birisi size bir haber getirirse onu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksızlık edersiniz ve daha sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Eğer fasıkın biri size bir haber getirirsen onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınızdan pişman olursunuz.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Eğer fasık* bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kimseler! Eğer hak yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse hemen araştırın/tesbit edin. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız/zarar getirirsiniz de yaptığınıza pişman olan kimseler olursunuz.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Yoldan çıkmışın biri size (yalan) bir haber getirirse, muhakemenizi kullanın; yoksa istemeden insanları incitir ve sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Sorumsuzun biri size (önemli) bir haberle geldiğinde durup gerçeği araştırın; değilse, istemeden birilerini rencide eder, ardından da yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler, herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa, gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz. Fâsık kelimesi burada, “çizgi dışına çıkmış, itaatsiz, emirleri yerine getirmeyen” anlamındadır. )*
Süleyman Ateş
Ey inananlar, size fasık (yoldan çıkmış) bir adam bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, cahillikle bir topluluğa kötülük etmemek için iyice araştırın, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Özü-sözü bozuk birisi size bir haber getirdiğinde, hemen araştırıp inceleyin / delil arayın. Yoksa bilgisizlikle bir topluluğu suçlar da yapmış olduğunuza pişmanlık duyar hale gelirsiniz.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, if a wicked person comes to you with any news, then you shall investigate it. Lest you harm a people out of ignorance, then you will become regretful over what you have done.
Muhammad Asad
O YOU who have attained to faith! If any iniquitous person comes to you with a [slanderous] tale, use your discernment,* lest you hurt people unwittingly and afterwards be filled with remorse for what you have done.*
Rashad Khalifa
O you who believe, if a wicked person brings any news to you, you shall first investigate, lest you commit injustice towards some people, out of ignorance, then become sorry and remorseful for what you have done.,
The Monotheist Group
O you who believe, if a wicked person comes to you with any news, then you shall investigate it. Lest you harm a people out of ignorance, then you will become regretful over what you have done.