Maide Sûresi110. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (64 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إذhaniWhen
2قالق و لGVLḳāledemişti kisaid
3اللهllahuAllahAllah,
4يايYEY/HEY/AH"""O!"
5عيسىع يس ىAYSǐysāÎsaIsa
6ابنب ن يBNYbneoğluson
7مريمmeryemeMeryem(of) Maryam!
8اذكرذ ك رZ̃KRƶkurhatırlaRemember
9نعمتين ع مNAMniǎ'metīni'metimiMy Favor
10عليكǎleykesana olanupon you
11وعلىve ǎlāve olanand upon
12والدتكو ل دVLD̃velidetikeanneneyour mother
13إذhaniwhen
14أيدتكا ي دEYD̃eyyedtukeseni desteklemiştimI strengthened you
15بروحر و حRVḪbirūHiRuh ilewith (the) Spirit,
16القدسق د سGD̃Sl-ḳudusil-Kudüsthe Holy,
17تكلمك ل مKLMtukellimukonuşuyordunyou spoke
18الناسن و سNVSn-nāseinsanlarla(to) the people
19فيin
20المهدم ه دMHD̃l-mehdibeşikte ikenthe cradle
21وكهلاك ه لKHLve kehlenve yetişkin ikenand (in) maturity.
22وإذve iƶhaniAnd when
23علمتكع ل مALMǎllemtukesana öğrettimI taught you
24الكتابك ت بKTBl-kitābeKitabıthe Book
25والحكمةح ك مḪKMvelHikmeteve hikmetiand the wisdom
26والتوراةve ttevrāteve Tevrat'ıand the Taurat
27والإنجيلvel'incīleve İncil'i"and the Injeel;"
28وإذve iƶhaniand when
29تخلقخ ل قḢLGteḣluḳuyaratıyoryou make
30منmine-danfrom
31الطينط ي نŦYNT-Tīniçamur-the clay
32كهيئةه ي اHYEkehey'etişeklinde bir şeylike the shape
33الطيرط ي رŦYRT-Tayrikuş(of) the bird
34بإذنيا ذ نEZ̃Nbiiƶnībenim iznimleby My permission
35فتنفخن ف خNFḢfetenfuḣuüflüyordunthen you breath
36فيهاfīhāiçineinto it
37فتكونك و نKVNfe tekūnuoluyorduand it becomes
38طيراط ي رŦYRTayrankuşa bird
39بإذنيا ذ نEZ̃Nbiiƶnībenim iznimleby My permission,
40وتبرئب ر اBREve tubriuve iyileştiriyordunand you heal
41الأكمهك م هKMHl-ekmeheanadan doğma körüthe born blind
42والأبرصب ر صBRṦvel'ebraSave alacalıyıand the leper
43بإذنيا ذ نEZ̃Nbiiƶnībenim iznimleby My permission,
44وإذve iƶve haniand when
45تخرجخ ر جḢRCtuḣricuçıkarıyordunyou bring forth
46الموتىم و تMVTl-mevtāölülerithe dead
47بإذنيا ذ نEZ̃Nbiiƶnībenim iznimleby My permission.
48وإذve iƶve haniAnd when
49كففتك ف فKFFkefeftusavmıştımI restrained
50بنيب ن يBNYbenīoğullarını(the) Children
51إسرائيلisrāīleİsrail(of) Israel
52عنكǎnkesendenfrom you
53إذzamanwhen
54جئتهمج ي اCYEci'tehumsen onlara getirdiğinyou came to them
55بالبيناتب ي نBYNbil-beyyinātiaçık delillerwith the clear proofs
56فقالق و لGVLfeḳāledemiştithen said
57الذينelleƶīnekimselerthose who
58كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(ler)disbelieved
59منهمminhumiçlerindenamong them
60إنin"""Not"
61هذاhāƶābu(is) this
62إلاillābaşka bir şey değilbut
63سحرس ح رSḪRsiHrunbir büyüdenmagic,
64مبينب ي نBYNmubīnunapaçık"clear."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

اذ قال الله يعيسى ابن مريم اذكر نعمتى عليك وعلى ولدتك اذ ايدتك بروح القدس تكلم الناس فى المهد وكهلا واذ علمتك الكتب والحكمة والتورىة والانجيل واذ تخلق من الطين كهية الطير باذنى فتنفخ فيها فتكون طيرا باذنى وتبرئ الاكمه والابرص باذنى واذ تخرج الموتى باذنى واذ كففت بنى اسرءيل عنك اذ جئتهم بالبينت فقال الذين كفروا منهم ان هذا الا سحر مبين

Arapça (Harekeli)

إِذْ قَالَ اللَّهُ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَتِي عَلَيْكَ وَعَلَى وَالِدَتِكَ إِذْ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَإِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرَاةَ وَالْإِنجِيلَ وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ بِإِذْنِي فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِي وَتُبْرِئُ الْأَكْمَهَ وَالْأَبْرَصَ بِإِذْنِي وَإِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتَى بِإِذْنِي وَإِذْ كَفَفْتُ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَنكَ إِذْ جِئْتَهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Transliterasyon

İz kâlellâhu yâ îsebne meryemezkur ni’metî aleyke ve alâ vâlidetike iz eyyedtuke bi rûhil kudusi tukellimun nâse fîl mehdi ve kehl(kehlen), ve iz allemtukel kitâbe vel hikmete vet tevrâte vel incîl|e|, ve iz tahluku minet tîni ke hey’etit tayri bi iznî fe tenfuhu fîhâ fe tekûnu tayran bi iznî ve tubriul ekmehe vel ebrasa bi iznî, ve iz tuhricul mevtâ bi iznî, ve iz kefeftu benî isrâîle anke iz ci’tehum bil beyyinâti fe kâlellezîne keferû minhum in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).

Transliteration (Eng.)

I<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>la All<span class="u">a</span>hu y<span class="u">a</span>AAees<span class="u">a</span> ibna maryama o<span class="u">th</span>kur niAAmatee AAalaykawaAAal<span class="u">a</span> w<span class="u">a</span>lidatika i<span class="u">th</span> ayyadtuka biroo<span class="u">h</span>ialqudusi tukallimu a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sa fee almahdi wakahlanwa-i<span class="u">th</span> AAallamtuka alkit<span class="u">a</span>ba wa<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>ikmatawa<span class="b">al</span>ttawr<span class="u">a</span>ta wa<span class="b">a</span>l-injeela wa-i<span class="u">th</span>takhluqu mina a<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>eeni kahay-ati a<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>ayribi-i<span class="u">th</span>nee fatanfukhu feeh<span class="u">a</span> fatakoonu <span class="u">t</span>ayranbi-i<span class="u">th</span>nee watubri-o al-akmaha wa<span class="b">a</span>l-abra<span class="u">s</span>abi-i<span class="u">th</span>nee wa-i<span class="u">th</span> tukhriju almawt<span class="u">a</span> bi-i<span class="u">th</span>neewa-i<span class="u">th</span> kafaftu banee isr<span class="u">a</span>-eela AAanka i<span class="u">th</span>ji/tahum bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>ti faq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eenakafaroo minhum in h<span class="u">atha</span> ill<span class="u">a</span> si<span class="u">h</span>run mubeen<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı ki Allah ey Meryemoğlu İsa, hatırla sana ve annene verdiğim nîmetimi demişti, hatırla ki seni Rûh-ül-Kudüs'le kuvvetlendirdim de beşikteyken de insanlarla konuştun, olgunluk çağında da. Hani sana kitabı, hikmeti, Tevrât-ı ve İncil'i öğretmiştim. Hani topraktan kuş şeklinde bir şey yapardın iznimle de ona üfürürdün, o da iznimle kuş olurdu ve anadan doğma körün gözünü açar, abraş illetine uğrayanı o illetten kurtarırdın iznimle ve hani ölüyü, iznimle mezardan çıkarmış, diriltmiştin. Hani, İsrailoğullarına apaçık delillerle geldiğin zaman onlardan kâfir olanlar, bu ancak açık bir büyü demişlerdi de ben seni kurtarmıştım onların elinden.

Ali Bulaç

Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğulları’na apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğulları’nı senden geri püskürtmüştüm."

Bayraktar Bayraklı

Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu Îsâ! Sana ve annene verdiğim nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh/Cebrâil ile desteklemiştim; bu sayede sen beşikte iken yetişkin çağdaki insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı okuyup yazmayı, hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle hayata getiriyordun. Hani İsrâiloğulları'nı seni öldürmekten engellemiştim; kendilerine apaçık deliller, mucizeler getirdiğin zaman, içlerinden inkâr edenler, ‘Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir' demişlerdi.”

Diyanet İşleri

Allah o zaman şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh (Cebrail) ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim; kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler, "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" demişlerdi.*

Edip Yüksel

ALLAH diyecek ki: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene bağışladığım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; böylece beşikteyken de yetişkin iken de halkla konuşuyordun. Sana kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş heykeli yaratıyordun ve ona üfleyince de iznimle kuş oluveriyordu. Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrailoğullarına apaçık kanıtlar götürmene rağmen, içlerindeki inkârcılar, "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil" demişlerdi de seni onlardan kurtarmıştım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah şöyle diyecektir: "Ey Meryemoğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu'lKudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken ve kemâle ermişken insanlarla konuşuyordun. Sana yazıyı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona üflemiştin, o da iznimle kuş olmuştu. Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin. Ölüleri iznimle (hayata) çıkarmıştın. İsrailoğulları'na âyetlerle geldiğin ve onlardan inkâr edenlerin: "Bu ancak apaçık bir sihirdir" dedikleri zaman seni, onlardan korumuştum.

Erhan Aktaş

Allah, “Ey Meryem oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla.” diyecek. Hani seni Kudus’un Rûhu* ile güçlendirdik ki insanlarla beşikte* ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap’ı ve Hikmet’i ve Tevrat’ı ve İncil’i öğrettik. Ve hani Ben’im iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yaratıyordun ve ona üflüyordun, Ben’im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası* Ben’im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben’im iznimle ölüleri* çıkarıyordun. Hani İsrailoğulları’nı senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle* geldiğinde, onlardan kâfir olanlar, “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir.” dediler.

Hakkı Yılmaz

Hani Allah demişti ki: “Ey Meryem oğlu Îsâ! Senin üzerinde ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla! Hani Ben, seni Allah'ın vahyi ile güçlendirmiştim. Yüksek mevkide olan biri olarak ve yetişkin biri olarak insanlara konuşuyordun. Hani sana Kitabı, haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri, Tevrât'ı ve İncîl'i öğretmiştim. Hani Benim iznimle/ bilgimle çamurdan; kilden (seramikten) kuş şekli gibi bir şey (Buhurdan) yapıyordun. Sonra da onun içine üflüyordun; aerosol oluşturuyordun, onlar da (hastalık yayan; aşılayan haşereler) Benim iznimle kuş oluveriyordu/çabucak gidiyorlardı. Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle/ bilgimle iyileştiriyordun. Yine Benim iznimle/ bilgimle sosyal ölüleri çıkarıyordun/ canlandırıyordun. Ve hani İsrâîloğulları'na apaçık kanıtlarla gelip de onlardan Allah'ın ilâhlığına ve rabliğine inanmayanların: “Bu, ancak apaçık bir sihirdir” dedikleri zaman seni onlardan korumuştum.

Muhammed Esed

İşte o zaman Allah şöyle diyecek: "Ey İsa, ey Meryem oğlu! Hatırla sana ve annene bağışladığım nimetleri, seni nasıl Kutsal Ruh ile güçlendirerek insanlarla beşikte iken ve yetişkin bir adam olarak konuşmanı sağladığımı; ve nasıl sana Tevrat'ı ve İncil'i ihtiva eden vahiy ve hikmeti öğrettiğimi; nasıl Benim iznimle çamurdan, (sana uyanların) kaderini şekillendirdiğini ve sonra bunun Benim iznimle (onların) kaderi olabilmesi için ona üflediğini; ve nasıl iznimle körleri ve cüzamlıları iyileştirdiğini ve ölüyü ayağa kaldırdığını; sen İsrailoğulları'na hakikatin bütün kanıtları ile geldiğinde ve onlardan hakikati inkara şartlanmış olanların, "Bu aldatmacadan başka bir şey değildir!" dedikleri zaman onların sana zarar vermelerine nasıl mani olduğumu.

Mustafa İslamoğlu

İşte o zaman Allah diyecek ki: "Ey Meryem oğlu İsa: sana ve annene bahşettiğim nimetimi hatırla! Hani, seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; insanlarla beşikte iken de erişkin iken de konuşuyordun! Hani, Ben sana vahyi ve hikmeti; yani Tevrat ve İncil'i talim ettirmiştim! Hani sen Benim iznimle çamurdan kuş maketi yapıyor, ona üflüyor ve o da Benim iznimle kuş oluveriyordu. Ve nasıl iznimle körleri ve cüzzamlıları iyileştiriyor ve yine iznimle ölüleri ayağa kaldırıyordun! Hani sen İsrailoğullarına hakikatin bütün delilleriyle; yani onlardan nankörlükte ısrar edenler "Bu sihirden başka bir şey değildir" dedikleri zaman, sana zarar vermelerine mani olmuştum!

Suat Yıldırım

Allah o gün buyuracak ki: “İsa! Hem senin, hem annenin üzerinizdeki nimetimi iyi düşün! Düşün ki: Ben Seni Ruhu'l-kudüsle desteklemiştim. Sen beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşmuştun. Ben sana kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Sen, Ben'im iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyor, ona üflüyordun; o da Ben'im iznimle kuş oluveriyordu. Düşün ki: Sen Ben'im iznimle anadan doğma âmanın gözünü açıyor, abraşı da iyileştiriyordun. Düşün ki: Sen Ben'im iznimle ölüleri kabirden diri olarak çıkarıyordun. Hani Ben İsrailoğullarının şerlerini (öldürme kasıtlarını) senden defetmiştim. Kendilerine apaçık deliller, mûcizeler getirdiğin zaman da onların kâfirleri: “Bu besbelli bir büyüden başka bir şey değil! ” demişlerdi. [2, 87; 3, 46. 49; 9, 30] {KM, Matta 12, 24; Markos 3, 22; Luka 11, 15}

Süleyman Ateş

Allah demişti ki: "Ey Meryem oğlu Îsa, sana ve annene olan ni'metimi hatırla, hani seni Ruhu'l-Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun, benim iznimle kuş oluyordu; anadan doğma körü ve alacalıyı benim iznimle iyileştiriyordun; benim iznimle ölüleri (diriltip kabirlerden) çıkarıyordun ve İsrail oğullarını da senden savmıştım; hani sen onlara açık deliller getirdiğin zaman, içlerinden inkar edenler: "Bu açık bir büyüden başka bir şey değil!" demişti.

Şaban Piriş

Allah der ki:-Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene verdiğim nimetimi hatırla! Hani seni Rûhul Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikteyken de yetişkinken de insanlarla konuşuyordun. Sana, Kitabı, hikmeti, Tevratı ve İncili öğretmiştim. Benim iznimile çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış, sonra da ona üflemiştin de, o da benim iznim ile kuş oluvermişti. Yine benim iznim ile körü ve alacalıyı iyileştiriyor, iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrailoğullarının elini senin üzerinden çekmiştim. Onlara belgeleri getirdiğinde, Onlardan inkarcı olanlar:-Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir, demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani Allah şöyle demişti: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene sunduğum nimetimi hatırla. Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde birşey vücuda getiriyor, içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu. Doğuştan körü, abraşı benim iznimle iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. İsrailoğullarını senden uzak tutmuştum. Hani sen onlara açık-seçik ayetleri getirdiğinde, küfre sapanları şöyle deyivermişti: ‘Açık bir büyüden başka şey değil bu.'"

Edip-Layth-Martha

God said, "O Jesus son of Mary, recall My blessings upon you and your mother that I supported you with the Holy Spirit; you spoke to the people in the cradle and in old age; and I taught you the book and the wisdom, and the Torah, and the Injeel; and you would create from clay the shape of a bird, then blow into it and it becomes a bird by My leave; and you heal the blind and the leper by My leave; and you brought out the dead by My leave. I have restrained the Children of Israel from you, that you came to them with proofs; but those who rejected amongst them said, "This is an obvious magic!""

Muhammad Asad

Lo!* God will say: "O Jesus, son of Mary! Remember the blessings which I bestowed upon thee and thy mother-how I strengthened thee with holy inspiration,* so that thou couldst speak unto men in thy cradle, and as a grown man; and how I imparted unto thee revelation and wisdom, including the Torah and the Gospel;* and how by My leave thou didst create out of clay, as it were, the shape of [thy followers'] destiny, and then didst breathe into it, so that it might become, by My leave, [their] destiny ;* and how thou didst heal the blind and the leper by My leave, and how thou didst raise the dead by My leave;* and how I prevented the children of Israel from harming thee when thou camest unto them with all evidence of the truth, and [when] those of them who were bent on denying the truth were saying, `This is clearly nothing but deception!"'

Rashad Khalifa

GOD will say, "O Jesus, son of Mary, remember My blessings upon you and your mother. I supported you with the Holy Spirit, to enable you to speak to the people from the crib, as well as an adult. I taught you the scripture, wisdom, the Torah, and the Gospel. Recall that you created from clay the shape of a bird by My leave, then blew into it, and it became a live bird by My leave. You healed the blind and the leprous by My leave, and revived the dead by My leave. Recall that I protected you from the Children of Israel who wanted to hurt you, despite the profound miracles you had shown them. The disbelievers among them said, `This is obviously magic.',

The Monotheist Group

God said: "O Jesus, son of Mary, recall My blessings upon you and your mother, that I supported you with the Holy Spirit; you spoke to the people in the cradle and middle-age; and I taught you the Book and the wisdom, and the Torah, and the Gospel; and you would create from clay the shape of a bird, then blow into it and it becomes a bird with My permission; and you would heal the blind and the leaper with My permission; and you would bring out the dead with My permission. And I have restrained the Children of Israel from you, that you came to them with proofs; but those who rejected among them said: 'This is clearly magic!'"