Maide Sûresi113. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They said, |
| 2 | نريد | ر و دRVD̃ | nurīdu | istiyoruz | """We wish" |
| 3 | أن | — | en | that | |
| 4 | نأكل | ا ك لEKL | ne'kule | yemeyi | we eat |
| 5 | منها | — | minhā | ondan | from it |
| 6 | وتطمئن | ط م نŦMN | ve teTmeinne | ve iyice yatışmasını | and satisfy |
| 7 | قلوبنا | ق ل بGLB | ḳulūbunā | kalblerimizin | our hearts |
| 8 | ونعلم | ع ل مALM | ve neǎ'leme | ve bilmeyi | and we know |
| 9 | أن | — | en | that | |
| 10 | قد | — | ḳad | kesinlikle | certainly |
| 11 | صدقتنا | ص د قṦD̃G | Sadeḳtenā | bize doğru söylediğini | you have spoken the truth to us |
| 12 | ونكون | ك و نKVN | ve nekūne | ve olmayı | and we be |
| 13 | عليها | — | ǎleyhā | buna | over it |
| 14 | من | — | mine | among | |
| 15 | الشاهدين | ش ه دŞHD̃ | ş-şāhidīne | bizzat şahit | the witnesses. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا نريد ان ناكل منها وتطمىن قلوبنا ونعلم ان قد صدقتنا ونكون عليها من الشهدين
Arapça (Harekeli)
قَالُوا نُرِيدُ أَن نَّأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ أَن قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِدِينَ
Transliterasyon
Kâlû nurîdu en ne’kule minhâ ve tetmainne kulûbunâ ve na’leme en kad sadaktenâ ve nekûne aleyhâ mineş şâhidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo nureedu an na/kula minh<span class="u">a</span>wata<span class="u">t</span>ma-inna quloobun<span class="u">a</span> wanaAAlama an qad <span class="u">s</span>adaqtan<span class="u">a</span>wanakoona AAalayh<span class="u">a</span> mina a<span class="b">l</span>shsh<span class="u">a</span>hideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Demişlerdi ki: İstiyoruz ki o yemekten yiyelim, kalplerimiz tam bir inanca ulaşsın ve bilelim ki sen bize doğru söylüyorsun ve buna da tanık olalım biz.
Ali Bulaç
(Bu sefer Havariler:) "Ondan yemek istiyoruz, kalplerimiz tatmin olsun, senin de gerçekten bize doğru söylediğini bilelim ve buna şahidlerden olalım" demişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, “Ondan yiyelim, kalplerimiz doyuma ulaşsın; bize doğru söylediğini bilelim ve ona gözleriyle görmüş şâhitler olalım istiyoruz” demişlerdi.
Diyanet İşleri
Onlar "Ondan yiyelim, kalplerimiz mutmain olsun, bize doğru söylediğini (kesin olarak) bilelim ve ona gözleriyle görmüş şahitler olalım istiyoruz" demişlerdi.
Edip Yüksel
"İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalbimiz yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona tanık olalım."
Elmalılı Hamdi Yazır
Havâriler: "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalblerimiz iyice yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve bunu bizzat görenlerden olalım" dediler.
Erhan Aktaş
“Ondan yemeyi ve kalplerimizin iyice yatışmasını; senin bize doğru söylediğini bilmeyi ve buna doğrudan tanık olmayı istiyoruz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Havâriler: “Biz istiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz iyice yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve biz de buna tanıklardan olalım” dediler.
Muhammed Esed
Onlar, "Biz ondan nasiplenmek isteriz, ki kalplerimiz sükunete ulaşsın, bize hakikati söylediğini bilelim ve biz ona şahitlik yapanlardan olalım!" dediler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, "Biz ondan yemek, kalplerimizi tatmin etmek, bize hakikati söylediğini bilmek ve o hakikete biz de şahitlik yapmak isteriz" dediler.
Suat Yıldırım
“Biz” dediler, “istiyoruz ki ondan yiyelim, gönlümüz rahatlasın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona şahitlik edenlerden olalım. ”
Süleyman Ateş
İstiyoruz ki, ondan yiyelim, kalblerimiz iyice yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve buna bizzat tanık olalım. dediler.
Şaban Piriş
Havariler ise:-Ondan yemek istiyoruz, (böylece) kalplerimiz mutmain olsun ve bize doğruyu söylediğini bilelim ve buna şahitlerden olalım, demişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "İstiyoruz ki ondan yiyelim, gönüllerimiz tatmin bulsun, senin bize doğruyu söylediğini bilelim ve buna tanıklık edenlerden olalım."
Edip-Layth-Martha
They said, "We want to eat from it and to reassure our hearts, and so we know that you are truthful, and so that we can become a witness over it."
Muhammad Asad
Said they: "We desire to partake thereof, so that our hearts might be set fully at rest, and that we might know that thou hast spoken the truth to us, and that we might be of those who bear witness thereto!"
Rashad Khalifa
They said, "We wish to eat from it, and to reassure our hearts, and to know for sure that you have told us the truth. We will serve as witnesses thereof.",
The Monotheist Group
They said: "We want to eat from it and so our hearts become relieved, and so we know that you are truthful, and so that we can become a witness over it."