Maide Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (34 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنما | — | innemā | şüphesiz | Only |
| 2 | جزاء | ج ز يCZY | cezā'u | cezası | (the) recompense |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (for) those who |
| 4 | يحاربون | ح ر بḪRB | yuHāribūne | savaşanların | wage war |
| 5 | الله | — | llahe | Allah | (against) Allah |
| 6 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūlehu | ve elçisiyle | and His Messenger |
| 7 | ويسعون | س ع يSAY | ve yes'ǎvne | ve çalışanların | and strive |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 10 | فسادا | ف س دFSD̃ | fesāden | bozgunculuk yapmağa | spreading corruption |
| 11 | أن | — | en | (is) that | |
| 12 | يقتلوا | ق ت لGTL | yuḳattelū | öldürülmeleri | they be killed |
| 13 | أو | — | ev | veya | or |
| 14 | يصلبوا | ص ل بṦLB | yuSallebū | asılmaları | they be crucified |
| 15 | أو | — | ev | yada | or |
| 16 | تقطع | ق ط عGŦA | tuḳaTTaǎ | kesilmesi | be cut off |
| 17 | أيديهم | ي د يYD̃Y | eydīhim | ellerinin | their hands |
| 18 | وأرجلهم | ر ج لRCL | ve erculuhum | ve ayaklarının | and their feet |
| 19 | من | — | min | of | |
| 20 | خلاف | خ ل فḢLF | ḣilāfin | çapraz | opposite sides |
| 21 | أو | — | ev | veya | or |
| 22 | ينفوا | ن ف يNFY | yunfev | sürülmeleridir | they be exiled |
| 23 | من | — | mine | from | |
| 24 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | bulundukları yerden | the land. |
| 25 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 26 | لهم | — | lehum | onlar için | (is) for them |
| 27 | خزي | خ ز يḢZY | ḣizyun | bir rezilliktir | disgrace |
| 28 | في | — | fī | in | |
| 29 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünyada | the world |
| 30 | ولهم | ل ه مLHM | ve lehum | ve Onların | And for them |
| 31 | في | — | fī | in | |
| 32 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | Âhirette ise | the Hereafter |
| 33 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (is) a punishment |
| 34 | عظيم | ع ظ مAƵM | ǎZīmun | büyük | great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انما جزوا الذين يحاربون الله ورسوله ويسعون فى الارض فسادا ان يقتلوا او يصلبوا او تقطع ايديهم وارجلهم من خلف او ينفوا من الارض ذلك لهم خزى فى الدنيا ولهم فى الءاخرة عذاب عظيم
Arapça (Harekeli)
إِنَّمَا جَزَاءُ الَّذِينَ يُحَارِبُونَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْأَرْضِ فَسَادًا أَن يُقَتَّلُوا أَوْ يُصَلَّبُوا أَوْ تُقَطَّعَ أَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُم مِّنْ خِلَافٍ أَوْ يُنفَوْا مِنَ الْأَرْضِ ذَلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Transliterasyon
İnnemâ cezâûllezîne yuhâribûnallâhe ve resûlehu ve yes’avne fil ardı fesâden en yukattelû ev yusallebû ev tukattaa eydîhim ve erculuhum min hılâfin ev yunfev minel ard|ı|, zâlike lehum hızyun fîd dunyâ ve lehum fîl âhırati azâbun azîm(azîmun).
Transliteration (Eng.)
Innam<span class="u">a</span> jaz<span class="u">a</span>o alla<span class="u">th</span>eenayu<span class="u">ha</span>riboona All<span class="u">a</span>ha warasoolahu wayasAAawna feeal-ar<span class="u">d</span>i fas<span class="u">a</span>dan an yuqattaloo aw yu<span class="u">s</span>allabooaw tuqa<span class="u">tt</span>aAAa aydeehim waarjuluhum min khil<span class="u">a</span>fin awyunfaw mina al-ar<span class="u">d</span>i <span class="u">tha</span>lika lahum khizyun fee a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>walahum fee al-<span class="u">a</span>khirati AAa<span class="u">tha</span>bun AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'a ve Resûlüne savaş açanlarla yeryüzünde bozgunculuk etmeye koşanların cezaları, ancak öldürülmektir, yahut asılmaktır, çapraz olarak elleriyle ayaklarının kesilmesidir, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları horluktur, âhiretteyse pek büyük bir azap vardır onlara.
Ali Bulaç
Allah'a ve Resûlü’ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Allah'a ve Peygamberi'ne savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymak için gayret gösterenlerin cezası, ancak ya öldürülmeleri ya asılmaları veya dönekliklerinden dolayı el ve ayaklarının kesilmesi, ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için âhirette de büyük azap vardır.
Diyanet İşleri
Allah ve Resulüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.
Edip Yüksel
ALLAH ve elçisi ile savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk için uğraşanların cezası: Öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu, dünyada görecekleri bir aşağılanma. Ahirette ise büyük bir ceza var.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.
Erhan Aktaş
Allah ve Rasul’üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk* yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir.* İşte, bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
(33,34)Allah'a ve Elçisi'ne karşı savaşan; bozum yapmaya teşebbüs etmiş olan ve yeryüzünde kargaşa çıkarmaya çalışanların –siz onlar üzerine güçlü olmazdan/onları yakalayıp denetim altına almazdan önce hatalarından dönenler hariç– karşılığı, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama/ arka arkaya kesilmesi, ya da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu, onlar için dünyada bir aşağılıktır. Âhirette de onlar için büyük bir azap vardır. Artık iyi bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
Muhammed Esed
Allah'a ve Elçisi'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymaya çalışanların büyük kısmının öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri yüzünden büyük kısmının ellerinin ve ayaklarının kesilmesi yahut yeryüzünden (tamamiyle) sürülmeleri, yalnızca bir karşılıktan ibarettir: İşte bu, onların bu dünyada uğradıkları zillettir. Öteki dünyada ise (daha) korkunç bir azap bekler onları,
Mustafa İslamoğlu
Allah'a ve Rasulü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğu yaymaya çalışanların öldürülmeleri ya da asılmaları veya muhalefetlerinden dolayı ellerinin ve ayaklarının kesilmesi, yahut bulundukları yerden sürülmeleri, sadece (adil) bir karşılıktan ibarettir. Bu, onların dünyada uğradıkları zillettir; ahirette ise korkunç bir azap beklemektedir;
Suat Yıldırım
33, 34. Allah ve Resulüne savaş açanların, (yol keserek terör eylemi yaparak) yeryüzünü ifsad etmek için koşuşanların cezası; öldürülmeleri veya asılmaları yahut sağ elleri ile sol ayaklarının kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Âhirette ise onlara başkaca müthiş bir ceza vardır. Ancak kendilerini ele geçirmenizden önce tövbe edenler, bu hükmün dışındadır. Biliniz ki Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur). [7, 124; 20, 71; 26, 49]*
Süleyman Ateş
Allah ve elçisiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmağa çalışanların cezası: (ya) öldürülmeleri, ya asılmaları, ya ellerinin, ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada çekecekleri rezilliktir. Âhirette ise onlara büyük bir azab vardır.
Şaban Piriş
Allah ve Peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa gayret edenlerin cezası; öldürülmek, asılmak, çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi ya da yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyükbir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah ve resulüyle savaşanların yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası şudur: Öldürülürler yahut asılırlar yahut elleriyle ayakları çaprazlamasına kesilir yahut bulundukları yerden sürülürler. Bu onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Edip-Layth-Martha
The recompense of those who fight God and His messenger and seek to corrupt the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off on alternate sides or that they be banished from the land. That is a disgrace for them in this world. In the Hereafter, they will have a great retribution;*
Muhammad Asad
It is but a just recompense for those who make war on God and His apostle,* and endeavour to spread corruption on earth, that they are being slain in great' numbers, or crucified in great numbers, or have, in l' result of their perverseness, their hands and feet cut off in great numbers,* or are being [entirely] banished from [the face of] the earth: such is their ignominy in this world .* But in the life to come [yet more] awesome suffering awaits them-
Rashad Khalifa
The just retribution for those who fight GOD and His messenger, and commit horrendous crimes, is to be killed, or crucified, or to have their hands and feet cut off on alternate sides, or to be banished from the land. This is to humiliate them in this life, then they suffer a far worse retribution in the Hereafter.,
The Monotheist Group
The recompense of those who fight God and His messenger, and seek to make corruption in the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off from alternate sides or that they be banished from the land; that is a disgrace for them in this world and in the Hereafter they will have a great retribution.