Maide Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (38 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believe! |
| 5 | من | — | men | kim | Whoever |
| 6 | يرتد | ر د دRD̃D̃ | yertedde | dönerse | turns back |
| 7 | منكم | — | minkum | sizden | among you |
| 8 | عن | — | ǎn | -nden | from |
| 9 | دينه | د ي نD̃YN | dīnihi | dini- | his religion, |
| 10 | فسوف | — | fesevfe | yakında | then soon |
| 11 | يأتي | ا ت يETY | ye'tī | getirecektir | (will be) brought |
| 12 | الله | — | llahu | Allah | (by) Allah |
| 13 | بقوم | ق و مGVM | biḳavmin | bir toplumu | a people |
| 14 | يحبهم | ح ب بḪBB | yuHibbuhum | onları seven | whom He loves |
| 15 | ويحبونه | ح ب بḪBB | ve yuHibbūnehu | onlar da O'nu severler | and they love Him, |
| 16 | أذلة | ذ ل لZ̃LL | eƶilletin | alçak gönüllüdürler | humble |
| 17 | على | — | ǎlā | karşı | towards |
| 18 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | Mü'minlere | the believers |
| 19 | أعزة | ع ز زAZZ | eǐzzetin | onurlu ve şiddetlidirler | (and) stern |
| 20 | على | — | ǎlā | karşı | towards |
| 21 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirlere | "the disbelievers;" |
| 22 | يجاهدون | ج ه دCHD̃ | yucāhidūne | cihad ederler | striving |
| 23 | في | — | fī | in | |
| 24 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 25 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 26 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 27 | يخافون | خ و فḢVF | yeḣāfūne | korkmazlar | fearing |
| 28 | لومة | ل و مLVM | levmete | kınamasından | the blame |
| 29 | لائم | ل و مLVM | lāimin | hiçbir kınayıcının | (of) a critic. |
| 30 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 31 | فضل | ف ض لFŽL | feDlu | bir lutfudur | (is the) Grace |
| 32 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah, |
| 33 | يؤتيه | ا ت يETY | yu'tīhi | onu verir | He grants |
| 34 | من | — | men | kimseye | whom |
| 35 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills. |
| 36 | والله | — | vallahu | Allah'(ın) | And Allah |
| 37 | واسع | و س عVSA | vāsiǔn | (lutfu) geniştir | (is) All-Encompassing, |
| 38 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bilendir | All-Knowing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا من يرتد منكم عن دينه فسوف ياتى الله بقوم يحبهم ويحبونه اذلة على المومنين اعزة على الكفرين يجهدون فى سبيل الله ولا يخافون لومة لائم ذلك فضل الله يوتيه من يشاء والله وسع عليم
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَائِمٍ ذَلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû men yertedde minkum an dînihî fe sevfe ye’tîllâhu bi kavmin yuhıbbuhum ve yuhıbbûnehû ezilletin alâl mu’minîne eizzetin alâl kâfirîn|e|, yucâhidûne fî sebîlillâhi ve lâ yehâfûne levmete lâim(lâimin) zâlike fadlullâhi yu’tîhi men yeşâ|u| vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooman yartadda minkum AAan deenihi fasawfa ya/tee All<span class="u">a</span>hubiqawmin yu<span class="u">h</span>ibbuhum wayu<span class="u">h</span>ibboonahu a<span class="u">th</span>illatinAAal<span class="u">a</span> almu/mineena aAAizzatin AAal<span class="u">a</span> alk<span class="u">a</span>fireenayuj<span class="u">a</span>hidoona fee sabeeli All<span class="u">a</span>hi wal<span class="u">a</span> yakh<span class="u">a</span>foonalawmata l<span class="u">a</span>-imin <span class="u">tha</span>lika fa<span class="u">d</span>lu All<span class="u">a</span>hiyu/teehi man yash<span class="u">a</span>o wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu w<span class="u">a</span>siAAunAAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, içinizden kim çıkar da dininden dönerse Allah onlara bedel öyle bir kavim getirecektir yakında ki o onları sevecek, onlar da, onu sevecek, inananlara karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı yüce olacak o kavim. Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar. Bu, Allah'ın lütfü ve inâyetidir ki dilediğine verir ve Allah'ın lütfü boldur, o her şeyi bilir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisi'nin onları sevdiği, onların da Kendisi'ni sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirecek ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler; hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah lütfunda sınırsızdır ve her şeyi bilendir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kafirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniştir.*
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar, kim dininden dönerse şunu bilsin: ALLAH sevdiği bir toplumu getirir; onlar da O'nu sever. Gerçeği onaylayanlara karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve pektirler. ALLAH yolunda cihat ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu, ALLAH'ın lütfudur; onu dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbirkınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse* bilsin ki Allah, Kendisinin onları sevdiği ve onların da O’nu sevdiği; müminlere karşı alçak gönüllü, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı izzetli,* Allah yolunda cihad eden, kınayıcının kınamasından korkmayan bir toplum getirir. İşte bu Allah’ın fazlıdır* ki o fazlı dilediğine verir. Ve Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan’dır, Her Şeyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kimseler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında mü’minlere karşı yumuşak, kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselere karşı da onurlu ve şiddetli bir toplum getirir ki Allah, onları sever, onlar da O'nu severler; onlar, Allah yolunda çaba harcarlar ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bir armağandır. Allah, bilgisi ve rahmeti geniş ve sınırsız olandır, çok iyi bilendir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Eğer imanınızı kaybederseniz, Allah, zaman içinde (sizin yerinize) O'nun sevdiği ve O'nu seven insanlar geçirecektir; müminlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkar edenlere karşı onurlu; Allah yolunda üstün çaba gösteren ve kendilerini kınayabilecek kimselerin kınamasından korkmayan (insanlar): Bu, Allah'ın dilediğine bağışladığı lütfudur. Allah (lütfunda) sınırsızdır ve her şeyi bilendir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönerse, iyi bilsin ki Allah zaman içerisinde onun yerine başka bir topluluk getirir; O onları sever, onlar da O'nu; mü'minlere karşı alçakgönüllü, kafirlere karşı onurlu davranırlar; Allah yolunda tüm çabalarını sergiler, kınayacak olanın da kınamasından korkmazlar: İşte bütün bu özellikler Allah'ın isteyene bahşetmeyi dilediği lutfudur. Zira Allah engin (lütuf) sahibidir, her şeyi ayrıntısıyla bilendir.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allahı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorludurlar. Allah yolunda mücahede eder ve bu hususta dil uzatan hiçbir kimsenin ayıplamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın öyle bir lütfudur ki dilediğine verir. Allah vâsi ve alîmdir (ihsanı boldur, her şeyi hakkıyla bilir). [47, 38; 4, 133; 14, 19-20; 48, 29; 58, 21-22]*
Süleyman Ateş
Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allah\(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir.*
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allahı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar, işte bu, Allahın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah kuşatandır, bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey inananlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında, kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kafirlere karşı başı dik bir topluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda savaşırlar, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine sunduğu bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, herşeyi bilir.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, whoever from among you turns away from His system, then God will bring a people whom He loves and they love Him; humble towards those who acknowledge, dignified towards the ingrates; they strive in the cause of God and do not fear the blame of those who blame. This is God's grace, He bestows it upon whom He wills; God is Encompassing, Knowledgeable.
Muhammad Asad
O you who have attained to faith! If you ever abandon your faith,"* God will in time bring forth [in your stead] people whom He loves and who love Him - humble towards the believers, proud towards all who deny the truth: [people] who strive hard in God's cause, and do not fear to be censured by anyone who might censure them: such is God's favour, which He grants unto whom He wills. And God is infinite, all-knowing.
Rashad Khalifa
O you who believe, if you revert from your religion, then GOD will substitute in your place people whom He loves and who love Him. They will be kind with the believers, stern with the disbelievers, and will strive in the cause of GOD without fear of any blame. Such is GOD's blessing; He bestows it upon whomever He wills. GOD is Bounteous, Omniscient.,
The Monotheist Group
O you who believe, whoever from among you turns away from His system, then God will bring a people whom He loves and they love Him; humble towards the believers, proud towards the rejecters; they strive in the cause of God and do not fear to be blamed by those who blame. This is the grace of God, He bestows it upon whom He wills; God is Encompassing, Knowledgeable.