Maide Sûresi70. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1لقدleḳadandolsunCertainly
2أخذناا خ ذ EḢZ̃eḣaƶnābiz almıştıkWe took
3ميثاقو ث قVS̃Gmīṧāḳasöza Covenant
4بنيب ن يBNYbenīoğullarından(from the) Children
5إسرائيلisrāīleİsrail(of) Israel
6وأرسلنار س لRSLve erselnāve göndermiştikand We sent
7إليهمileyhimonlarato them
8رسلار س لRSLrusulenelçilerMessengers.
9كلماك ل لKLLkullemāne zamanWhenever
10جاءهمج ي اCYEcā'ehumonlara getirdiysecame to them
11رسولر س لRSLrasūlunbir elçiany Messenger
12بماbimābir şeywith what
13لاnot
14تهوىه و يHVYtehvāistemediğidesired
15أنفسهمن ف سNFSenfusuhumcanlarınıntheir souls,
16فريقاف ر قFRGferīḳanbir kısmınıa group
17كذبواك ذ بKZ̃Bkeƶƶebūyalanladılarthey denied
18وفريقاف ر قFRGve ferīḳanve bir kısmını daand a group
19يقتلونق ت لGTLyeḳtulūneöldürüyorlardıthey kill.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

لقد اخذنا ميثق بنى اسرءيل وارسلنا اليهم رسلا كلما جاءهم رسول بما لا تهوى انفسهم فريقا كذبوا وفريقا يقتلون

Arapça (Harekeli)

لَقَدْ أَخَذْنَا مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَأَرْسَلْنَا إِلَيْهِمْ رُسُلًا كُلَّمَا جَاءَهُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوَى أَنفُسُهُمْ فَرِيقًا كَذَّبُوا وَفَرِيقًا يَقْتُلُونَ

Transliterasyon

Lekad ehaznâ mîsâka benî isrâîle ve erselnâ ileyhim rusulâ(rusulen) kullemâ câehum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusuhum ferîkan kezzebû ve ferîkan yaktulûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Laqad akha<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span> meeth<span class="u">a</span>qabanee isr<span class="u">a</span>-eela waarsaln<span class="u">a</span> ilayhim rusulan kullam<span class="u">a</span>j<span class="u">a</span>ahum rasoolun bim<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> tahw<span class="u">a</span>anfusuhum fareeqan ka<span class="u">thth</span>aboo wafareeqan yaqtuloon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki İsrailoğullarından söz almıştık, peygamberler göndermiştik onlara. Fakat hangi peygamber onlara gelip canlarının istemediği bir şey getirdiyse o peygamberlerin bir kısmını yalanlamışlardı, bir kısmını öldürmüşlerdi.

Ali Bulaç

Andolsun, Biz İsrailoğulları’ndan kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, biz İsrâiloğulları'ndan kesin bir söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini getirdiyse, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Diyanet İşleri

Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilahi hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Edip Yüksel

İsrailoğullarından söz almış, onlara elçiler göndermiştik. Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir şeyle onlara bir elçi gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürdüler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Andolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.

Erhan Aktaş

Elbette İsrailoğulları’ndan söz aldık ve onlara rasuller gönderdik. Ne zaman kendi kuruntularına, arzu ve isteklerine uymayan bir rasul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.

Hakkı Yılmaz

(70,71)Andolsun ki Biz, İsrâîloğulları'nın sözleşmesini aldık ve kendilerine elçiler gönderdik; ne zaman ki onlara elçi, nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdi, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlar. Ve onlar, bir sosyal yangın olmayacağını sandılar da körleştiler ve sağırlaştılar. Sonra Allah, onların tevbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu körleşti, sağırlaştı. Ve Allah, onların yaptıkları şeyleri en iyi görendir.

Muhammed Esed

GERÇEK ŞU Kİ, Biz İsrailoğulları'ndan kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: (ama) ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse (isyan ettiler:) o (elçi)lerin bir kısmını yalanladılar, diğerlerini de öldürdüler;

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, Biz İsrailoğulları'ndan söz almış ve kendilerine elçiler göndermiştik. Elçi(ler) onların hoşlanmadığı bir mesajla geldiği zaman bir kısmını yalanladılar bir kısmını ise öldürdüler.

Suat Yıldırım

Biz İsrailoğullarından bu iman esası üzere kesin sözlerini almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir elçi, kendilerine canlarının istemediği bir şey getirdiyse, onlar bazı resullere “yalancı” diyor, bazılarını ise öldürüyorlardı. [2, 61]

Süleyman Ateş

Andolsun, biz İsrail oğullarından söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen elçilerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.

Şaban Piriş

İsrailoğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir peygamber onlara geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı birşeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.

Edip-Layth-Martha

We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their minds did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.

Muhammad Asad

INDEED, We accepted a solemn pledge from the children of Israel, and We sent apostles unto them; [but] every time an apostle came unto them with anything that was not to their liking, [they rebelled:] to some of them they gave the lie, while others they would slay,*

Rashad Khalifa

We have taken a covenant from the Children of Israel, and we sent to them messengers. Whenever a messenger went to them with anything they disliked, some of them they rejected, and some they killed.,

The Monotheist Group

We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their souls did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.