Maide Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وعد | و ع دVAD̃ | veǎde | va'detmiştir | Has promised |
| 2 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | those who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lara) | believe |
| 5 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanlara | and do |
| 6 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | the righteous deeds - |
| 7 | لهم | — | lehum | onlarındır | for them |
| 8 | مغفرة | غ ف رĞFR | meğfiratun | bağışlama | (is) forgiveness |
| 9 | وأجر | ا ج رECR | ve ecrun | ve mükafat | and a reward |
| 10 | عظيم | ع ظ مAƵM | ǎZīmun | büyük | great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وعد الله الذين ءامنوا وعملوا الصلحت لهم مغفرة واجر عظيم
Arapça (Harekeli)
وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ
Transliterasyon
Veadellâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehum magfiretun ve ecrun azîm(azîmun).
Transliteration (Eng.)
WaAAada All<span class="u">a</span>hu alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti lahum maghfiratunwaajrun AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, inanıp iyi işlerde bulunanlara vaat etti, onlarındır yarlıganma ve pek büyük mükafat.
Ali Bulaç
Allah, iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir, onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.
Bayraktar Bayraklı
Allah, iman eden ve iyi işler yapanlara günahlarının bağışlanacağını ve büyük bir ödülün onların olacağını vaat etmiştir.
Diyanet İşleri
Allah, iman eden ve iyi şeyler yapanlara söz vermiştir; onlara bağışlama ve büyük mükâfat vardır.
Edip Yüksel
ALLAH, Gerçeği onaylayıp iyi işler yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödülü söz verdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, iman edenlere ve salih amel işleyenlere şöyle vaad etmiştir: Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Erhan Aktaş
Allah, iman edip sâlihâtı* yapanlara söz verdi, onlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır.
Hakkı Yılmaz
Allah, iman eden ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimselere vaat etmiştir: Bağışlanma ve büyük ödül yalnızca onlaradır.
Muhammed Esed
Allah, imana eren ve iyi işler yapanlara günahlarının bağışlanacağını ve büyük bir mükafatın onların olacağ(ını) vaat etmiştir:
Mustafa İslamoğlu
Allah, inanan ve ıslah edici iyi işler yapanlara günahlarının affedileceğini ve muhteşem bir ödüle kavuşacaklarını vaad etmiştir.
Suat Yıldırım
Allah iman edip makbul ve güzel işler yapanları affedip kendilerine büyük mükâfat vermeyi vâd etmiştir.
Süleyman Ateş
Allah, inanıp iyi işler yapanlara va'detmiştir: Bağışlama ve büyük mükafat onlarındır.
Şaban Piriş
Allah, iman edip doğruyu yapanlara mağfiret ve büyük bir mükafat olduğunu vaat etmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, inanıp barışa yönelik işler / iyilikler yapanlara vaatte bulunmuştur: Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Edip-Layth-Martha
God has promised those who acknowledge and do right that they will have forgiveness and a great reward.
Muhammad Asad
God has promised unto those who attain to faith and do good works [that] theirs shall be forgiveness of sins, and a mighty reward;
Rashad Khalifa
GOD promises those who believe and lead a righteous life forgiveness and a great recompense.,
The Monotheist Group
God has promised those who believe and do good works that they will have forgiveness and a great recompense.