Maide Sûresi93. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ليس | ل ي سLYS | leyse | yoktur | Not |
| 2 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inananlar | believe |
| 5 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanlara | and do |
| 6 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | the good deeds |
| 7 | جناح | ج ن حCNḪ | cunāHun | bir günah | any sin |
| 8 | فيما | — | fīmā | ötürü | for what |
| 9 | طعموا | ط ع مŦAM | Taǐmū | yediklerinden | they ate |
| 10 | إذا | — | iƶā | bundan böyle | when |
| 11 | ما | — | mā | takdirde | that |
| 12 | اتقوا | و ق يVGY | tteḳav | korundukları | they fear (Allah) |
| 13 | وآمنوا | ا م نEMN | ve āmenū | ve inandıkları | and they believe |
| 14 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yaptıkları | and they do |
| 15 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | [the] good deeds |
| 16 | ثم | — | ṧumme | sonra (yine) | then |
| 17 | اتقوا | و ق يVGY | tteḳav | korundukları | they fear (Allah) |
| 18 | وآمنوا | ا م نEMN | ve āmenū | ve inandıkları | and believe, |
| 19 | ثم | — | ṧumme | ve yine | then |
| 20 | اتقوا | و ق يVGY | tteḳav | korundukları | they fear (Allah) |
| 21 | وأحسنوا | ح س نḪSN | ve eHsenū | ve iyilik ettikleri | and do good, |
| 22 | والله | — | vallahu | Allah | and Allah |
| 23 | يحب | ح ب بḪBB | yuHibbu | sever | loves |
| 24 | المحسنين | ح س نḪSN | l-muHsinīne | güzel davrananları | the good-doers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ليس على الذين ءامنوا وعملوا الصلحت جناح فيما طعموا اذا ما اتقوا وءامنوا وعملوا الصلحت ثم اتقوا وءامنوا ثم اتقوا واحسنوا والله يحب المحسنين
Arapça (Harekeli)
لَيْسَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ فِيمَا طَعِمُوا إِذَا مَا اتَّقَوا وَّآمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوا وَّآمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوا وَّأَحْسَنُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Transliterasyon
Leyse alellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti cunâhun fîmâ taimû izâ mettekav ve âmenû ve amilûs sâlihâti summettekav ve âmenû summettekav ve ahsenû vallâhu yuhibbul muhsinîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Laysa AAal<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti jun<span class="u">ah</span>un feem<span class="u">a</span><span class="u">t</span>aAAimoo i<span class="u">tha</span> m<span class="u">a</span> ittaqaw wa<span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti thumma ittaqaw wa<span class="u">a</span>manoothumma ittaqaw waa<span class="u">h</span>sanoo wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yu<span class="u">h</span>ibbualmu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İman edip iyi işlerde bulunanlara; çekindikleri, inandıkları ve iyi işlerde bulundukları, sonra gene çekinmede devam ettikleri, inançlarını güttükleri, sonra da gene çekinip durdukları ve iyilik ettikleri takdîrde haram edilmeden önce yedikleri şeyler yüzünden bir vebal yok ve Allah iyilik edenleri sever.
Ali Bulaç
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar için korkup-sakındıkları, iman ettikleri ve salih amellerde bulundukları, sonra korkup-sakındıkları ve iman ettikleri ve sonra (yine) korkup-sakındıkları ve iyilikte bulundukları takdirde (yasaklanmadan önce) dedikleri dolayısıyla bir sorumluluk yoktur. Allah, iyilik yapanları sever.
Bayraktar Bayraklı
İnanıp iyi işler yapanlara, bundan böyle kötülüklerden korunup inandıkları ve iyi işler yaptıkları, sonra korunup inandıkları, sonra yine korunup iyilik ettikleri takdirde, daha önce yediklerinden ötürü bir günah yoktur. Allah, güzel davrananları sever.
Diyanet İşleri
İman eden ve iyi işler yapanlara, hakkıyle sakınıp iman ettikleri ve iyi işler yaptıkları, sonra yine hakkıyle sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyle sakınıp yaptıklarını, ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde (haram kılınmadan önce) tattıklarından dolayı günah yoktur. (Önemli olan inandıktan sonra iman ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel yapanları sever.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli işler yapanlar, emirlere uyarak gerçeği onaylayıp erdemli davrandıkları, günahlardan sakınıp onayladıkları ve yine sakınıp iyilik yaptıkları sürece yediklerinden ötürü kendilerine bir günah yoktur. ALLAH iyi davrananları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
İman edip salih amel işleyenler, Allah'tan korktukları, imanlarında sebat ettikleri, salih amel işlemeye devam ettikleri, sonra Allah'tan sakındıkları, imanlarından ayrılmadıkları, yine Allah'tan korktukları ve iyilikte bulundukları müddetçe, daha önce yediklerinden dolayı kendilerine bir günah yoktur. Allah iyilikte bulunanları sever.
Erhan Aktaş
İman eden ve sâlihâtı yapan* kimselere; takvâlı* oldukları, iman edip sâlihâtı yaptıkları sürece, daha önce yiyip içtikleri o şeylerden dolayı bir sorumluluk yoktur. Bundan böyle takvalı olup, iman ettikleri ve yine takvalı olup sâlihâtı yaptıkları ve yine takvalı olup iyilik yaptıkları takdirde, bilin ki Allah, muhsin* olanları sever.
Hakkı Yılmaz
İnanan ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimselere, Allah'ın koruması altına girdikleri, inandıkları, düzeltmeye yönelik işler yaptıkları, sonra Allah'ın koruması altına girdikleri, inandıkları ve sonra Allah'ın koruması altına girdikleri ve iyilik-güzellik ürettikleri zaman, tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur. Ve Allah, iyilik-güzellik üretenleri sever.
Muhammed Esed
İmana ermiş olup doğru ve yararlı işler yapanlar, Allah'a karşı sorumluluk bilinci duydukları ve (gerçekten) inanıp doğru ve yararlı işler yaptıkları sürece her istediklerinden serbestçe yararlanabilirler: yeter ki Allah'a karşı sorumluluk bilinci duymaya ve iman etmeye devam etsinler ve Allah'a karşı sorumluluklarının bilincine daha çok varsınlar ve iyilik yapmakta arzulu ve kararlı davransınlar. Allah iyilik yapanları sever.
Mustafa İslamoğlu
İman edip salih amel işleyenler, takva ehli oldukları, iman edip salih amel işlemeye devam ettikleri sürece, önceden tarttıklarından dolayı sorumlu tutulmayacaklardır; yeter ki takvada ve imanda, dahası, takvada ve iyilikte kararlı olsunlar: Zira Allah iyileri sever.
Suat Yıldırım
İman edip iyi ve yararlı işler yapanlara, bundan böyle Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve imanlarında sebat ile iyi ve yararlı işlerine devam ettikleri, sonra takvâları ve imanları tam sağlamlaşıp kökleştiği, daha sonra da bu takvâ ile beraber, başkalarına iyilik eden ve her yaptığını güzel yapan ihsan mertebesine erdikleri takdirde, daha önce yiyip içtiklerinden dolayı kendilerine bir vebal yoktur. Allah da böyle güzel davrananları sever. [7, 31]*
Süleyman Ateş
İnanıp iyi işler yapanlara -bundan böyle (kötülüklerden) korunup inandıkları ve iyi işler yaptıkları, sonra (yasaklardan) korunup (onların yasaklığına) inandıkları ve yine korunup iyilik ettikleri takdirde (daha önce) yediklerinden ötürü bir günah yoktur. Allah güzel davrananları sever.
Şaban Piriş
İman edip, doğruyu yapanlara; çekinip, iman eder ve doğruları işlerlerse daha önce tattıklarından dolayı bir günah yoktur. İman ederek korunurlar, sonra yine iyiye yönelerek kendilerini korurlarsa, Allah, iyiye yönelenleri sever.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip barışa yönelik işler / hayırlar yapanlara; bundan böyle korunup iman ederek iyi işler yaptıkları, sonra takvaya sarılıp kemale erdikleri, sonra bir mertebe daha korunup güzellikler sergiledikleri taktirde, daha önce tatmış oldukları haramdan ötürü hiçbir günah yoktur. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları sever.
Edip-Layth-Martha
There is no sin upon those who acknowledge and promote reforms for what they eat when they are aware, acknowledge, and promote reforms; then they are aware and acknowledge, then they are aware and do good; God loves the good doers.
Muhammad Asad
Those who have attained to faith and do righteous deeds incur no sin by partaking of whatever they may,* so long as they are conscious of God and [truly] believe and do righteous deeds, and continue to be conscious of God and to believe, and grow ever more* conscious of God, and persevere in doing good: for God loves the doers of good.
Rashad Khalifa
Those who believe and lead a righteous life bear no guilt by eating any food, so long as they observe the commandments, believe and lead a righteous life, then maintain their piety and faith, and continue to observe piety and righteousness. GOD loves the righteous.,
The Monotheist Group
There is no sin upon those who believe and do good works for what they eat if they are aware and believe and do good works, then they are aware and believe, then they are aware and do good; God loves the good doers.