Maide Sûresi95. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (51 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1يايYEY/HEY/AH"""O!"
2أيهاأ ي هEYHeyyuhāSİZ!You
3الذينelleƶīnekimselerwho
4آمنواا م نEMNāmenūinanan(lar)believe!
5لا(Do) not
6تقتلواق ت لGTLteḳtulūöldürmeyinkill
7الصيدص ي دṦYD̃S-Saydeavthe game
8وأنتمveentumve sizwhile you
9حرمح ر مḪRMHurumunihramlı (iken)(are in) Ihram.
10ومنve menve kimAnd whoever
11قتلهق ت لGTLḳatelehuonu öldürürsekilled it
12منكمminkumsizdenamong you
13متعمداع م دAMD̃muteǎmmidenkasdenintentionally,
14فجزاءج ز يCZYfecezā'uncezası vardırthen penalty
15مثلم ث لMS̃Lmiṧludengi olan(is) similar
16ما(to) what
17قتلق ت لGTLḳateleöldürdüğühe killed
18منmine-danof
19النعمن ع مNAMn-neǎmihayvan-the cattle,
20يحكمح ك مḪKMyeHkumukarar vereceğijudging
21بهbihionait
22ذواƶevāiki kişinintwo men,
23عدلع د لAD̃Lǎdlinadiljust,
24منكمminkumiçinizdenamong you
25هدياه د يHD̃Yhedyenbir kurban(as) an offering
26بالغب ل غBLĞbāliğavaracakreaching
27الكعبةك ع بKABl-keǎ'betiKa'be'yethe Kabah
28أوevyahutor
29كفارةك ف رKFRkeffāratunkeffaretian expiation -
30طعامط ع مŦAMTaǎāmuyedirmefeeding
31مساكينس ك نSKNmesākīneyoksullaraneedy people
32أوevya daor
33عدلع د لAD̃Lǎdludenkequivalent
34ذلكƶālikebuna(of) that
35صياماص و مṦVMSiyāmenoruçtur(in) fasting,
36ليذوقذ و قZ̃VGliyeƶūḳatatması içinthat he may taste
37وبالو ب لVBLvebālevebalini(the) consequence
38أمرها م رEMRemrihiyaptığı işin(of) his deed.
39عفاع ف وAFVǎfāaffetmiştirPardoned
40اللهllahuAllah(by) Allah
41عماǎmmāolanıwhat
42سلفس ل فSLFselefegeçmişte(has) passed,
43ومنvemenve kimbut whoever
44عادع و دAVD̃ǎādedüşmanlık edersereturned,
45فينتقمن ق مNGMfeyenteḳimuöc alırthen will take retribution
46اللهllahuAllahAllah
47منهminhuondanfrom him.
48واللهvallahuAllahAnd Allah
49عزيزع ز زAZZǎzīzundaima galiptir(is) All-Mighty,
50ذوƶūsahibidirOwner
51انتقامن ق مNGMntiḳāminintikam(of) Retribution.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

يايها الذين ءامنوا لا تقتلوا الصيد وانتم حرم ومن قتله منكم متعمدا فجزاء مثل ما قتل من النعم يحكم به ذوا عدل منكم هديا بلغ الكعبة او كفرة طعام مسكين او عدل ذلك صياما ليذوق وبال امره عفا الله عما سلف ومن عاد فينتقم الله منه والله عزيز ذو انتقام

Arapça (Harekeli)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ وَمَن قَتَلَهُ مِنكُم مُّتَعَمِّدًا فَجَزَاءٌ مِّثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ أَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاكِينَ أَوْ عَدْلُ ذَلِكَ صِيَامًا لِّيَذُوقَ وَبَالَ أَمْرِهِ عَفَا اللَّهُ عَمَّا سَلَفَ وَمَنْ عَادَ فَيَنتَقِمُ اللَّهُ مِنْهُ وَاللَّهُ عَزِيزٌ ذُو انتِقَامٍ

Transliterasyon

Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ taktulûs sayde ve entum hûrûm(hûrûmun) ve men katelehu minkum muteammiden fe cezâun mislu mâ katele min en neami yahkumu bihî zevâ adlin minkum hedyen bâligal ka’beti ev keffâratun taâmu mesâkîne ev adlu zâlike siyâmen li yezûka vebâle emrih|î| afâllâhu amma selef|e| ve men âde fe yentakimullâhu minh|u| vallâhu azîzun zûntikâm(zûntikâmin).

Transliteration (Eng.)

Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manool<span class="u">a</span> taqtuloo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>ayda waantum <span class="u">h</span>urumunwaman qatalahu minkum mutaAAammidan fajaz<span class="u">a</span>on mithlu m<span class="u">a</span>qatala mina a<span class="b">l</span>nnaAAami ya<span class="u">h</span>kumu bihi <span class="u">th</span>aw<span class="u">a</span>AAadlin minkum hadyan b<span class="u">a</span>ligha alkaAAbati aw kaff<span class="u">a</span>ratun<span class="u">t</span>aAA<span class="u">a</span>mu mas<span class="u">a</span>keena aw AAadlu <span class="u">tha</span>lika <span class="u">s</span>iy<span class="u">a</span>manliya<span class="u">th</span>ooqa wab<span class="u">a</span>la amrihi AAaf<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>huAAamm<span class="u">a</span> salafa waman AA<span class="u">a</span>da fayantaqimu All<span class="u">a</span>huminhu wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu AAazeezun <span class="u">th</span>oo intiq<span class="u">a</span>m<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, ihramdayken avlanmayın; içinizden kim, bir av hayvanını bilerek öldürürse sizden iki adâlet sahibinin hükmüne göre cezası, öldürdüğü hayvanın benzeri olan ve Kâ'be'ye götürülen bir hayvanı kurban etmek, yahut işlediği suça karşılık yoksulları doyurmak, yahut da bunlara denk olacak kadar oruç tutmaktır, böylece yaptığının cezasını tatması gerektir. Allah, geçmişte işlenen suçları bağışlamıştır. Fakat bundan böyle de kim bu suçu işlerse şüphe yok ki Allah öç alır ondan ve Allah üstündür, öç alıcıdır.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir kefaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öç alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öç sahibidir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! İhramda iken avlanmayınız. Sizden kim avı kasten öldürürse, öldürdüğü hayvanın dengi bir cezası vardır. Buna, Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere, içinizden adâlet sahibi iki kişi hükmeder. Yahut fakirleri doyurmaktan ibaret bir kefârettir; ya da onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki böylece o insan, yaptığı işin cezasını çekmiş olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse, Allah ondan öç alır. Allah daima galiptir; intikam alandır.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kabe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffarettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır.*

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, yasaklıyken/sınırlanmışken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası, aranızdan iki adaletli kişinin kararlaştıracağı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kâbe'ye göndermesidir. Yahut ceza olarak, yoksulları doyurması ya da buna denk oruç tutması gerekir. Böylece yaptığının vebalini tatmış olsun. Geçmiştekileri ALLAH affetti. Kim bunu tekrarlarsa ALLAH ondan öç alır. ALLAH Üstündür, Öç alandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah damia gâliptir, intikam sahibidir.

Erhan Aktaş

Ey iman edenler! İhramlıyken* av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kâbe’ye ulaşacak kurbanlık bir hayvan göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk oruç tutmaktır ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, Hesap Sorucu’dur.

Hakkı Yılmaz

Ey iman etmiş kimseler! Siz, dokunulmaz iken/ hac görevini sürdürürken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, Ka‘be'ye ulaşacak bir hedy/ yiyecek olarak hediye edilen hayvan olmak üzere öldürdüğü hayvanın benzeri ona ceza olacak, –buna içinizden iki adaletli kişi hükmeder– yahut kefaret olarak miskinleri doyurmak yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de tekrarlarsa, Allah yakalayıp cezalandırarak adaleti sağlar. Ve Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, suçluyu yakalayıp cezalandırarak adaleti sağlama ilkesi sahibidir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Hac yaparken av hayvanı öldürmeyin. Ve sizden kim onu kasten öldürürse, öldürdüğüne eş değerdeki hayvanı -iki dürüst kişinin onunla ilgili vereceği karara istinaden- kurban edilmek üzere Kâbe'ye getirerek tazmin etmekle yükümlüdür; yahut muhtaçları doyurmak suretiyle veya ona denk olacak kadar oruç tutarak günahının kefaretini ödemelidir: (Bu,) yaptığı fiilin tam ağırlığını hissedebilsin diyedir. Allah geçmişi silmiştir. Ama her kim onu yeniden işlerse, Allah cezasını ona gösterecektir. Zira Allah kudret sahibidir, kötülerden intikamını alandır.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Hac için ihrama girdiğinizde av hayvanı öldürmeyin! Sizden kim kasıtlı olarak onu öldürürse, adil iki kişinin takdiriyle öldürdüğünün eş değerdeki hayvanı kurban edilmek üzere Kabe'ye getirerek öldürdüğüne denk bir bedel öder. Ya da yoksulları doyurmak veya ona denk olacak kadar oruç tutmak suretiyle günahının keffaretini öder. Ve (böylece) yaptığı işin vebalini hisseder. Allah geçmişi silmiştir; fakat kim yeniden işlerse, Allah ona yaptığının acısını tattırır. Zira Allah şerefin kaynağıdır, kimsenin yaptığını yanına kar bırakmayandır.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Siz ihramlı iken av öldürmeyin. İçinizden kim onu bilerek öldürürse kendisine bir ceza vardır. O ceza da, öldürdüğüne benzer bir hayvan olup, öldürülenin emsali olduğuna içinizden iki âdil kişinin karar vermesi gerekir. Ceza, Kâbe'ye ulaşıp orada kesilecek bir kurbanlıktır. Yahut fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmak şeklinde bir keffarettir, ta ki işlediğinin vebalini tatsın. Allah daha önce işlenen bu tür fiilleri affetti. Fakat kim dönüp tekrar böyle yaparsa Allah ondan, onun intikamını alır; zira Allah azîzdir (mutlak galiptir) ve intikamı vardır. [2, 196; 3, 4]*

Süleyman Ateş

Ey inananlar, ihramda iken av öldürmeyin. Sizden kim kasden onu öldürürse, öldürdüğünün dengi olan bir hayvan cezası vardır ki (bu, öldürülene denk olduğuna) içinizden iki adil kişinin karar vereceği, Ka'be'ye varacak bir kurban; yahut yoksullara yedirme şeklinde keffaret; ya da buna denk oruçtur. Ta ki böylece (o insan), yaptığı işin vebalini tadsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim düşmanlık ederse Allah ondan öc alır. Allah, daima galiptir, öc alandır.

Şaban Piriş

-Ey İman edenler! İhramlı iken av hayvanını öldürmeyin. Sizden kim bilerek onu öldürürse, cezası, içinizden adalet sahibi iki kimsenin hükmüyle, Kabeye ulaştırılacak kurban olarak (koyun, keçi, inek ve deve gibi) bir hayvandır. Ya da yoksulları doyurma kefaretidir veya işlediğinin vebalini tatması için buna denk bir oruçtur. Allah, geçmişte olanı affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa Allah onun hesabını sorar, Allah güçlüdür, hesap sorucudur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! İhramda olduğunuz zaman av öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası şudur: Öldürdüğü hayvana denk deve-sığır, davar cinsinden, Kabe'ye varacak kurbanlık bir şey ki, içinizden adalet sahibi iki kişi belirleyecektir. Yahut yoksullara yedirme şeklinde bir keffaret, yahut buna denk oruç.Taki yaptığının vebalini tatsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim bir daha yaparsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah çok güçlüdür, öc alıcıdır.

Edip-Layth-Martha

O you who acknowledge, do not kill any game while you are restricted; and whosoever of you kills it deliberately, then the recompense is to value what was killed against the livestock, which shall be judged by two equitable persons from you, and to make such as a donation to reach the Quadrangle. Or, its expiation shall be in using it to feed the needy ones, or by an equivalent fast; to taste the consequence of his deed; God forgives what has past. Whosoever returns, then God will avenge it. God is Noble, Avenger.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Kill no game while you are in the state of pilgrimage. And whoever of you kills it intentionally,* [shall make] amends in cattle equivalent to what he has killed - with two persons of probity giving their judgment thereon- to be brought as an offering to the Ka`bah;* or else he may atone for his sin by feeding the needy, or by the equivalent thereof in fasting:* [this,] in order that. he taste the full gravity of his deed, [while] God shall have effaced the past. But whoever does it again, God will inflict His retribution on him: for God is almighty, an avenger of evil.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not kill any game during pilgrimage. Anyone who kills any game on purpose, his fine shall be a number of livestock animals that is equivalent to the game animals he killed. The judgment shall be set by two equitable people among you. They shall make sure that the offerings reach the Ka`bah. Otherwise, he may expiate by feeding poor people, or by an equivalent fast to atone for his offense. GOD has pardoned past offenses. But if anyone returns to such an offense, GOD will avenge it. GOD is Almighty, Avenger.,

The Monotheist Group

O you who believe, do not kill any game while you are restricted; and whoever of you kills it deliberately, then the recompense is to value what was killed against the livestock, which shall be judged by two equitable persons from you, and to make it as a donation to reach the Ka'aba. Or, its expiation shall be in using it to feed the needy ones, while he abstains from it; that is to suffer the results of his deed; God forgives what has past. And whoever returns, then God will seek vengeance on him. God is Noble, capable of vengeance.