Kamer Sûresi31. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | gönderdik | [We] sent |
| 3 | عليهم | — | ǎleyhim | onların üzerine | upon them |
| 4 | صيحة | ص ي حṦYḪ | SayHaten | sayha (korkunç bir ses) | thunderous blast |
| 5 | واحدة | و ح دVḪD̃ | vāHideten | tek | single, |
| 6 | فكانوا | ك و نKVN | fe kānū | oldular | and they became |
| 7 | كهشيم | ه ش مHŞM | keheşīmi | kuru ot gibi | like dry twig fragments |
| 8 | المحتظر | ح ظ رḪƵR | l-muHteZiri | ağıldaki | (used by) a fence builder. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا ارسلنا عليهم صيحة وحدة فكانوا كهشيم المحتظر
Arapça (Harekeli)
إِنَّا أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَشِيمِ الْمُحْتَظِرِ
Transliterasyon
İnnâ erselnâ aleyhim sayhaten vâhıdeten fe kânû ke heşîmil muhtezir|i|.
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> AAalayhim <span class="u">s</span>ay<span class="u">h</span>atanw<span class="u">ah</span>idatan fak<span class="u">a</span>noo kahasheemi almu<span class="u">h</span>ta<span class="i"><span class="u">th</span></span>ir<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de bir bağırış gönderdik onlara, derken hayvan ağılına konan çalıya çırpıya döndüler.
Ali Bulaç
Çünkü Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı-çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.
Bayraktar Bayraklı
Biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.
Diyanet İşleri
Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.
Edip Yüksel
Üzerlerine bir tek patlama gönderdik ve onlar ağılcının topladığı saman yığınına döndüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.
Erhan Aktaş
Biz, onların üzerlerine tek bir sayha gönderdik. Böylece ağılcıların topladığı ufalanmış kuru ot gibi oldular.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Biz onların üzerine korkunç tek bir ses gönderdik; ağılcının topladığı çalı-çırpı gibi oluverdiler.
Muhammed Esed
Biz onlara (ceza olarak) bir tek darbe vurduk ve bir çiftliğin kurumuş, kırılmış fidanlarına döndüler.
Mustafa İslamoğlu
Elbet Biz de onlara tek bir bela sayhası gönderdik: sonunda çürüyüp un-ufak olmuş odun talaşına döndüler.
Suat Yıldırım
Biz onlara bir sayha, müthiş bir ses gönderdik, davar ağılındaki kuru ot ve çırpı gibi oldular.
Süleyman Ateş
Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı kuru ot gibi kırılıp döküldüler.
Şaban Piriş
Onların üstüne tek bir çığlık gönderdik de deve ağılındaki kuru ot gibi oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, onlar üzerine bir tek ses gönderdik de ağılcının serptiği kuru ot gibi kırılıp ufalandılar.
Edip-Layth-Martha
We sent upon them one scream, whereupon they became like harvested hay.
Muhammad Asad
Behold, We let loose upon them one single blast [of Our punishment],* and they became like the dried-up, crumbling twigs of a sheepfold.
Rashad Khalifa
We sent upon them one blow, whereupon they became like harvested hay.,
The Monotheist Group
We sent upon them one scream, whereupon they became like harvested hay.